lütuf ile cümle
lütuf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Kan jag talar till er med avseende på denna fråga om hans nåd, sir? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? "뭔가 일을이있었습니다. "나는 그것에 관하여 당신에게 말할 것이 그의 은혜의 문제, 선생님? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Lehet, hogy én beszélek, tekintettel az adott kérdése kegyelme, uram? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Må jeg tale med dig med hensyn til denne spørgsmål om hans nåde, sir? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Mogoče sem govoril z vami glede te glede na njegove milosti, gospod? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Mohu s vámi mluvit s ohledem na tuto ohledu na jeho milosti, pane? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Może do was mówię w odniesieniu do tego względu na jego łaskę, sir? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Môžem s vami hovoriť s ohľadom na túto ohľadu na jeho milosti, pane? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Mungkin saya berbicara kepada Anda dengan hal itu soal kasih karunia-Nya, Sir? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Posso parlare con te riguardo a tale questione della sua grazia, signore? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Pourrais-je vous parler au sujet de cette question de sa grâce, monsieur? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Tôi Có thể nói chuyện với bạn liên quan đến đó vấn đề của ân sủng của Người, thưa ông? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Voima puhun teille tuntevat tämän kysymys hänen armonsa, sir? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Zou ik spreek tot u met betrekking tot dat kwestie van Zijn genade, meneer? '
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Επιτρέψτε μου να σας μιλήσω με την εν λόγω θέμα της χάρης του, κύριε; "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Могу я поговорить с вами в отношении этого вопрос о его милости, сэр? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Може ли да говоря с вас по отношение на тази въпрос на Своята благодат, сър? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Можу я поговорити з вами щодо цього питання про його милості, сер? "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? "كان هناك شيء تفعله. قد "أتحدث إليكم فيما يتعلق بتلك مسألة نعمته ، يا سيدي؟ "
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? "彼の恵みの問題、先生?" "それはすべてオフです。我々はそれをチャックすることにしました。"
Biz buna bir lütuf diyoruz.Nous appelons ça, un don.
Biz buna bir lütuf diyoruz.Un dono, così lo chiamiamo noi.
Biz buna bir lütuf diyoruz.Un regalo, así es como lo que llamamos.
Bize lütuf edilen bu güzel toprakların kıymetini anlamak için bir dakikanızı ayırın.Prenez un moment pour apprécier ce beau continent, c'est une bénédiction que d'y vivre.
Bize lütuf edilen bu güzel toprakların kıymetini anlamak için bir dakikanızı ayırın.Tomen un momento para apreciar este bello continente y que somo bendecidos por vivir acá.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.A hála áradjon szét és váljon áldásokká körülötted.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Dejen que la gratitud inunde de bendición todo a su alrededor.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Laat je dankbaarheid uitwaaieren als een zegening voor alles om je heen.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Laissez la gratitude se transformer en bénédiction pour votre entourage.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Lăsaţi recunoştinţa să se reverse în binecuvântare peste tot în jurul vostru.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.הניחו להכרת התודה שלכם לעלות על גדותיה ולברך את סביבתכם.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Ce sont les Cinq Bénédictions.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Đây được xem như là "5 Phước lành".
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Dette er betragtet som de Fem Velsignelser.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Dit is het symbool van de Vijf Zegeningen
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.E cunoscută drept Cele Cinci Binecuvântări.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Es stellt die "Fünf Segnungen" dar.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Estas são consideradas as Cinco Bênçãos.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Esto es considerado las 5 bendiciones.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Ez itt az "Öt áldás".
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.이것은 다섯 가지 복으로 불립니다.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Oznacza on Pięć Błogosławieństw.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Queste sono chiamare le "Cinque Benedizioni".
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Αυτά είναι οι Πέντε Ευλογίες.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Це вважають П'ятьма Благословеннями.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.Это Пять Благ.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.זה נחשב ל"חמש הברכות"
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.تعبر هذه الصورة عن النعم الخمس.
Bu Beş Lütuf olarak değerlendirilir.「コウモリ」という意味の中国語の言葉は
Bu bir lütuf.C'est un don.
Bu bir lütuf.Ese es un regalo.
Bu bir lütuf.Questo è un dono.
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!Avem un dar!
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!Chúng ta có một món quà!
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!우리는 재능을 갖고 있습니다! 누구나 내재된 재능이 있어요.
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!Máme dar.
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!Meg vagyunk áldva!
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!Nous avons un don !
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!Sono un dono!
Bu bize bahşedilmiş bir lütuf!¡Son un don!
İlgili Sayfalar