Lütfen pastaya buyrun.Please help yourself to the cake.
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.Please stop beating around the bush and come straight to the point.
Lütfen sigaranı söndür.Please put your cigarette out.
Lütfen, biri bana yardım etsin.I need somebody to help me.
Lütfen yen'i dolarla değiştirin.Please exchange yen for dollars.
İstasyona nasıl gideceğimi lütfen bana söyleyebilir misiniz?Could you please tell me how to get to the station?
Lütfen bana istasyona giden yolu gösterir misiniz?Please be so kind as to show me the way to the station.
Lütfen bana istasyona giden yolu söyler misiniz?Would you please tell me the way to the station?
Lütfen bana istasyonu giden yolu gösterin.Please show me the way to the station.
Bana istasyona giden yolu söyleyebilir misiniz, lütfen?Could you tell me the way to the station, please?
İstasyona gitmek için hangi otobüse bineceğimi lütfen bana söyleyin.Please tell me which bus to take to get to the station.
Lütfen beni istasyonda karşılamaya gel.Please come to meet me at the station.
Lütfen beni istasyonda bekleyin.Please wait for me at the station.
Lütfen beni istasyona bırak.Please drop me off at the station.
Lütfen bir kompozisyon alıştırması yap.Do a composition exercise, please.
Lütfen bir İngiliz beyefendisi gibi davran.Please behave like an English gentleman.
Lütfen onu İngilizce olarak söyle.Say it in English.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Lütfen art arda sıraya girin.Please line up in a row.
Lütfen birinci sınıf bir otelde bana bir oda ayırın.Please book me a room in a first-class hotel.
Lütfen bana bir fincan süt ver.Please give me a cup of milk.
Lütfen bana bir bardak süt ver.Please give me a cup of milk.
Lütfen bana bir fincan süt verin.Please give me a cup of milk.
Lütfen bir tane deneyin.Please try one.
Lütfen benim için resepsiyonda yaklaşık bir saat bakar mısın?Please cover for me at the reception desk for about one hour.
Lütfen bir şarkı söyle.Please sing a song.
Lütfen bana bir doktor çağır.Please call me a doctor.
Bir doktor arar mısınız lütfen?Could you call a doctor, please?
Lütfen bir doktor çağırın.Please call in a doctor.
Lütfen giyinin.Please get dressed.
Bir fikri olan varsa lütfen elini kaldırsın.Anyone with an opinion please raise their hand.
Lütfen PIN numaranı gir.Please input your PIN number.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Lütfen tokalaşın.Please shake hands.
Bol buzlu viski, lütfen.On the rocks, please.
Beni nehrin diğer tarafına götürün lütfen.Please take me across the river.
Lütfen beni diğer tarafa götür.Please take me over to the other side.
Bana şarabı uzat, lütfen.Pass me the wine, please.
Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.Please call me as soon as possible when you arrive in London.
Bir yol haritası alabilir miyim, lütfen?May I have a road map, please?
Lütfen bir mum yakın.Please light a candle.
Limonlu bir çay , lütfen.A tea with lemon, please.
Lütfen bu ayın son gününe kadar evraklarını teslim et.Please hand in your papers by the last day of this month.
Lütfen kasaya ödeyin.Please pay at the register.
Lütfen depoyu normal benzinle doldurun.Fill it with regular, please.
Beş galon normal benzin, lütfen.Five gallons of regular, please.
Lütfen gevşeyin.Please relax.
İki kişilik açık büfe öğle yemeği, lütfen.Two for the lunch buffet, please.
Radyoyu kapat, lütfen.Turn off the radio, please.
Lütfen radyoyu kısar mısın?Will you please turn down the radio?
Lütfen radyoyu açar mısın?Please turn on the radio.
Lütfen, radyoyu aç.Please turn on the radio.
Lütfen radyoyu aç.Please turn on the radio.
Lütfen radyonun sesini kıs.Please turn down the radio.
Lütfen ışığı kapat.Please turn off the light.
Daha fazla bilgiye sahip olmak isterseniz, lütfen benimle temas kurun.If you would like to have further information, please contact me.
Onu nasıl yapacağımı bana göster, lütfen.Show me how to do it, please.
Onun nasıl yapılacağını bana gösterin, lütfen.Show me how to do it, please.
Lütfen onu tekrar yerine koy.Please put it back in its place.
Daha yüksek sesle konuşun lütfen.Speak louder, please.