Lütfen parağraf ona bakınız.Please refer to paragraph ten.
Lütfen otobüsün arkasına doğru ilerleyin.Please move to the rear of the bus.
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
"Pencereyi kapatayım mı?" "Evet lütfen.""Shall I close the window?" "Yes, please."
Adınızı ve adresinizi yazın, lütfen.Write your name and address, please.
Adınızı nasıl heceleyeceğimi lütfen bana söyleyin.Please tell me how to spell your name.
Lütfen sözleşmede adınızı imzalayın.Please sign your name on the contract.
Ben güzel manzaralı bir oda istiyorum, lütfen.I'd like a room with a good view, please.
Lütfen polisi ara.Please call the police.
Lütfen yokluğunuzu önceden bana bildiriniz.Please inform me of your absence in advance.
Kararlaştırılır kararlaştırılmaz haber edin lütfen.Please let me know as soon as it's decided.
Lütfen sonuçları bana telgrafla bildir.Please let me know the results by telegram.
Pazartesiye kadar bu işi bitirt lütfen.Please get this work finished by Monday.
Lütfen onu Pazartesi 10:00 a kadar iade edin.Please return it by 10 a.m. Monday.
Lütfen tartışmaktan vazgeçin.Please cease from quarreling.
Biz muayenenin sonucunu alana kadar bekleyin lütfen.Please wait until we get the results of the examination.
Onu seyrettiğin zaman lütfen videoyu bana ödünç ver.Please lend me the video when you have seen it.
Lütfen hemen bana durumun ne olduğunu bildirir misin?Would you please let me know what the status is right away?
Lütfen satır aralarını okuyun.Please read between the lines.
Lütfen öğleden sonra ofisime gelin.Please come to my office in the afternoon.
Sabah bir taksi çağırın, lütfen.Call a taxi in the morning, please.
Lütfen daha sonra benimle irtibata geçiniz.Please contact me later.
Lütfen daha sonra beni arar mısın?Will you phone me later, please?
Lütfen onu daha sonra tekrar arar mısınız?Would you please call him back later?
Lütfen kapıyı arkandan kapat.Please shut the door behind you.
Geri dönün lütfen.Turn back, please.
Gözünü seveyim, lütfen ona karşı kibar ol.For goodness' sake, please be nice to him.
Lütfen babanızın ölümüyle ilgili başsağlığımızı kabul edin.Please accept our condolences on the death of your father.
Lütfen dikkat!Attention please!
Dikkatinizi bana verin, lütfen.Give me your attention, please.
Lütfen geride hiçbir şey bırakmayın.Please leave nothing behind.
Lütfen halka açık yerlerde sigara içmekten imtina edin.Please refrain from smoking in public places.
Lütfen halka açık yerlerde sigara içmekten kaçının.Please refrain from smoking in public places.
Lütfen ağzını çalkala.Please rinse out your mouth.
Lütfen yüz yüze durun.Please stand face to face.
Susadım. Lütfen bana içecek soğuk bir şey verin.I am thirsty. Please give me something cold to drink.
İki çay ve bir kahve lütfen.Two teas and a coffee, please.
Lütfen çaya limon aroması ilave et.Please add lemon flavor to the tea.
Bir fincan çay, lütfen.A cup of tea, please.
Lütfen ana anahtarı getir.Please bring the master key.
Soldan git, lütfen.Keep to the left, please.
Lütfen bu ayın sonuna kadar bekle.Please wait until the end of this month.
Lütfen önümüzdeki Pazar günü muhakkak gelip beni ziyaret edin.Please come and see me next Sunday by all means.
Gelecek sefer seni gördüğümde, lütfen bana cevabını ver.Next time I see you, please give me your answer.
Lütfen bu mektubu bir sonraki postane gezinizde postalayın.Please mail this letter on your next trip to the post office.
Lütfen buraya bu öğleden sonra saat iki ve üç arası gel.Please come here between two and three this afternoon.
Lütfen bana bugünün gazetesini getir.Bring me today's paper, please.
Lütfen bu yıl bana geçen yıl davrandığın kadar iyi davran.Please treat me this year as well as you did last year.
Bu gece beni arar mısın, lütfen?Could you call me tonight, please?
Lütfen bu gece beni ofisimden ara.Please call me up tonight at my office.
Lütfen bu gece beni eve götür.Please take me home tonight.
Bu akşam beni arar mısın lütfen?Will you please call me this evening?
Sorun olursa, lütfen beni arayın.In case of trouble, please call me.
Lütfen sana ihtiyacım olduğunda, yanımda ol.Please stand by me when I need you.
Lütfen biraz şeker ilave edin.Add a bit of sugar, please.
Lütfen emniyet kemerinizi takınız ve sigara içmekten uzak durunuz.Please fasten your seat belts, and kindly refrain from smoking.
Lütfen benim yerimi ayırın.Please save my place.
Lütfen bana öncelikle ne yapmam gerektiğini söyle.Please tell me what I should do first.
Lütfen bana en son kataloğunuzu gönderin.Please send me your latest catalogue.
Uçuşundan en az bir saat önce kontuara gel, lütfen.Please come to the counter at least an hour before your flight.