Ana içeriğe geç
Sözlük

lütfen ile cümle

lütfen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen ölçünüzü almak için bana izin verin.Please allow me to measure you.
Lütfen bana hobilerinden bahset.Please tell me about your hobbies.
Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Sözlüğünü bana ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç ver.Lend me your dictionary, please.
Lütfen bana ne düşündüğünü söyle.Please tell me what you think.
Tercihinizi bilmiyorum, bu yüzden lütfen buyurun.I don't know your preference, so please help yourself.
Lütfen kapıyı kapatın.Please close the door behind you.
Lütfen bana şu andaki adresini söyle.Please tell me your present address.
Nasıl göründüğünü unutmayayım diye lütfen bana bir fotoğrafını ver.Please give me your picture lest I forget how you look.
Lütfen evin hakkında yaz.Please write about your home.
Lütfen çantanı taşımama izin ver.Please allow me to carry your bag.
Lütfen dizüstü bilgisayarınızı bana gösterin.Please show me your notebook.
Lütfen işi uygun olduğunda yap.Please do the work at your own convenience.
Adınızı heceler misiniz, lütfen?Could you spell your name, please?
Yerleştiğin zaman lütfen beni ara.Please phone me when you have settled down.
Gelebildiğinize sevindim. Lütfen kendi evinizdeymiş gibi davranın.I'm glad you could come. Please make yourself at home.
Elin değmişken lütfen bana da bir fincan kahve yap.While you are about it, please make a cup of coffee for me, too.
Lütfen kasabaya girer girmez ziyaret edin.Please visit as soon as you get into town.
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.Please be careful not to forget to lock the door when you go out.
Lütfen boş vaktinde bu evrakları incele.Please look through these papers at your leisure.
Lütfen o zaman bana ne gördüğünü söyle.Please tell me what you saw then.
Lütfen daha sonra onu bana açıklayın.Please explain it to me later.
Lütfen daha sonra benim otelime uğrayın.Please call me at my hotel later.
Lütfen daha sonra tekrar gelir misin?Would you please come again later?
Lütfen buradan uzaklaş ve canımı sıkmayı bırak.Please go away and stop annoying me.
Lütfen oraya vardığında bana yaz.Please write to me when you get there.
Lütfen bana yarın bir mektup yazmamı hatırlat.Please remind me to write a letter tomorrow.
Çocuklar buradayken lütfen sigara içmekten kaçınır mısın?Would you please refrain from smoking when babies are here?
Bana üç dondurma verin, lütfen.Give me three ice creams, please.
İki dondurma, lütfen.Two ice creams, please.
Boston'a ikinci sınıf iki bilet, lütfen.Two second-class tickets to Boston, please.
Lütfen sayfa doksan dördü oku.Please read page ninety-four.
Lütfen 7'ye kadar lobiye gel.Please come to the lobby by 7 o'clock.
Lütfen yedi ile sekiz arasında beni arayın.Please call me up between seven and eight.
Lütfen beni 7:30 gibi ara.Please call me at about 7:30.
11 Temmuz Cuma günü sabah saat onda lütfen beni otelden alır mısın?Would you please pick me up at the hotel on Friday July 11th at 10:00 a.m.?
Yedi dolar, lütfen.Seven dollars, please.
Toplam 7.65 dolar, lütfen.That's $7.65, please.
Lütfen altıda beni uyandır.Please wake me at six.
Lütfen saat altıda beni otelden alın.Please pick me up at the hotel at six o'clock.
Lütfen beş dakika bekle.Please wait for five minutes.
Lütfen beş dakika bekleyin.Please wait for five minutes.
Lütfen beşe kadar bekle, o zaman geri dönecek.Please wait till five, when he'll be back.
Lütfen beni beşte arar mısınız?Would you please call me up at five o'clock?
İki adet 45 sentlik pul satın almak istiyorum, lütfen.I'd like to buy two 45-cent stamps, please.
Lütfen benim hesabıma 450 dolar aktar.Please transfer 450 dollars to my account.
Lütfen beni 442-5511'e bağlayın.Please put me through to 442-5511.
Üç gün içinde gel lütfen.Please come in three days.
Lütfen rezervasyonu 10 Mart'a kadar yeniden onaylayın.Please reconfirm the reservation by March 10.
Lütfen yarım saat sonra geri gel.Please come back after half an hour.
Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.Please come again two weeks from today.
Lütfen iki aylık kira depozitosu öde.Please pay a deposit of two month's rent.
Lütfen oda 213'ün önünde bekleyin.Please wait in front of Room 213.
Lütfen beni gece için misafir eder misiniz?Could you please put me up for the night?
Lütfen günde üç kez bir doz aldığından emin ol.Please be sure to take one dose three times a day.
Lütfen her bir sayfanın üç kopyasını yap.Please make three copies of each page.
Bana bir dolar geri verin, lütfen.Give me $1.00 back, please.
Lütfen bu hesabı 28 Ekim 1998'e kadar ödeyin.Please settle this account by October 28, 1998.
Lütfen onuncu sayfaya bakın.Please refer to page ten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod