Sosyete sanatına... ...ve lüks evlere tek başına ulaşmadı.לאמנות עילית ולבתים יוקרתיים ללא עזרה.
Sosyete sanatına... ...ve lüks evlere tek başına ulaşmadı.مع بيوت الفن والفخامة الراقية دون مساعدة.
Sosyete sanatına... ...ve lüks evlere tek başına ulaşmadı.彼が取引をしたのは グローバル銀行
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.기본적인 기술의 숙달과 최소한의 문화적 이해력은 많은 미국 학생들을 피해갑니다.
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.La maîtrise de compétences de base et d'un minimum de culture générale échappe à nombre de nos étudiants.
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.Огромное количество наших студентов не могут освоить базовые навыки и даже минимума культурной грамотности.
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.Освоєння базових навиків та простого мінімуму культурної грамотності бракує значній частині наших студентів.
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.שליטה במיומנויות-יסוד והשכלה תרבותית מזערית חומקים מהישג-ידם של רבים מאד מתלמידינו.
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.إتقان المهارات الأساسية والحد الادنى من محو الأمية الثقافية يتملص أعداد كبيرة من طلابنا.
Temel beceriler, minimum düzeyde edebiyat, kültür öğrencilerin çoğunun ulaşamadığı bir lüks oldu.最小限の文化的教養さえ 身につけていないのです 世界の羨望の的となる
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.A to je nový způsob vnímání luxusního zboží.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Begitulah cara kita menghayati kemewahan.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.E questo è un modo nuovo di guardare ai beni di lusso.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.És ez új megvilágításba helyezi a luxuscikkeket.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Es una nueva forma de ver a los artículos de lujo.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Et ceci est une nouvelle façon de penser aux biens de luxe.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.É uma nova forma de olharmos para artigos de luxo.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.I to jest nowy sposób patrzenia na dobra luksusowe.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Jag tycker inte det.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Je to nový pohľad na luxusný tovar.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.이런 시각에서 보면 사치품에 대해서도 달리 생각할 수 있습니다.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Og det er ny måde at anskue luksusgoder på.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Şi aceasta este o modalitate nouă de privi bunurile de lux.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Tämä on uusi näkökulma ylellisyystuotteisiin.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.To je nov način gledanja na luksuzne dobrine.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Und das ist eine neue Art Luxusgüter zu betrachten.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Và đó là một cách mới mà chúng ta nhìn vào những thứ đồ xa xỉ.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Zo kunnen we luxeartikelen ook bekijken.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Αυτός είναι ένας νέος τρόπος θεώρησης των ειδών πολυτελείας.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.И това е един нов поглед към луксозните стоки.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Це - новий погляд на предмети розкоші.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Это и есть новый взгляд на предметы роскоши.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.וזאת דרך חדשה להסתכל על חפצי המותרות.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.و هذه طريقة جديدة ننظر فيها للكماليات
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.もし フェラーリに乗っている人を見かけたら
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.E nunca antes tivemos o luxo de a ter como garantida porque agora é tão barata.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.Et jamais auparavant nous n'avons eu le luxe de la prendre pour acquise car elle est maintenant si bon marché.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.그러면서도 그런 현실을 당연하게 여기는 사치를 누릴 수 있었던 적도 없었습니다. 지금은 식량이 너무 싸니까요.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.Nooit eerder kenden we de luxe dit vanzelfsprekend te vinden, omdat het nu zo goedkoop is.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.Si niciodata pana acum nu am avut luxul de a crede ca ni se cuvine pentru ca acum este atat de ieftina.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.Und nie zuvor hatten wir den Luxus, sie als selbstverständlich hinzunehmen, weil sie jetzt so billig ist.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.Và cũng chưa bao giờ trước đây, chúng ta lại có cái xa xỉ này, vì hiện nay lương thực quá rẻ.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.Y nunca antes hemos tenido el lujo de darlo por sentado porque es ahora tan barato.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.И никога преди не сме си позволявали лукса да я приемаме за даденост, защото сега е толкова евтина.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.ומעולם לפני-כן לא היו לנו המותרות של התייחסות לכך כמובן מאליו משום שהיום זה כה זול.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.لم يحدث من قبل أن كان لدينا هذا المستوى من التّرف للتعامل معه كشيء مضمون لأنه حاليّا رخيص الثّمن.
Ve daha önce, hafife alma ... ... lüksüne sahiptik, ... ... çünkü artık daha ucuz.今ほど当たり前に考えていた事はありません なぜなら食べ物は今ではあまりに安いからです そして食べ物は結局
Ve hata yapma lüksümüz yok.And we cannot afford to get it wrong.
Ve hata yapma lüksümüz yok. Anı yakalamalıyız.より良い未来を手に入れたい人々と 協力する用意が 米国にはあります
Ve hata yapma lüksümüz yok.Und wir uns nicht leisten, es etwas falsch laufen.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Drahé jedlá boli výlučne francúzske.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.E l'alta cucina era solo Francese.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.En fancy eten was helemaal Frans.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.És a luxusennivaló csak francia lehetett.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Et la cuisine sophistiquée était entièrement française.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Feinkost war eine rein französische Angelegenheit.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Hienosteluruoka oli ranskalaista.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.그리고 고급 음식이라하면 프랑스 요리가 전부였습니다.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Kuchyní pro fajnšmekry byla ta francouzská.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Si mancarea extravaganta era in intregime frantuzeasca.