Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Và những món ăn ngon chỉ toàn là món Pháp.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Wyszukane jedzenie było wyłącznie francuskie.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Y la comida sofisticada era toda francesa.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Και το πολυτελές φαγητό ήταν κατ' αποκλειστικότητα Γαλλικό.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.Деликатесная еда была только французской.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.И екстравагантната храна беше изцяло френска.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.ואוכל גורמה היה רק צרפתי.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.وكان الطعام الفاخر هو الفرنسي.
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.ところで、覚えている人がいるかもしれない
Ve lüks yemekler tamamıyla Fransızdı.啲花巧食物全部都係嚟自法國
Ve onların uzaya bir uydu gönderip uzayın derinliklerinde bunu yapabilme lüksü yoktu그리고 그들은 우주에 위성을 발사해 깊은 우주에서 실험을 할 수 있는 호사를 누릴 수 없었기 때문에
Ve onların uzaya bir uydu gönderip uzayın derinliklerinde bunu yapabilme lüksü yoktu深淵の宇宙でこの事は行われていて、 そうそれはとても、とても直感的な思考実験です。
Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yokturDaarnaast heeft India niet de luxe om haar milieu te vervuilen.
Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yoktur인도 역시 환경을 훼손할 여유있는 입장이 아닙니다
Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yokturושוב להודו אין את המותרות להפוך את הסביבה למלוכלכת
Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yokturومرة أخرى الهند لا تملك ترف جعل بيئتها قذرة
Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yokturインドも環境を汚染できる程 余裕のある立場にはありません
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Ce bine ca ai un corp de lux!
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Devi essere davvero felice perché il tuo corpo è così lussuoso.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Du musst so glücklich sein<br />weil dein Körper so luxuriös ist.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Kamu pasti bahagia sekali karena badanmu yang sangat 'luxurious'. (mewah)
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Musisz być taki szczęśliwy, twoje ciało jest takie luksusowe.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Tu dois être tellement content d'avoir un corps aussi luxueux.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Θα πρέπει να είσαι τόσο χαρούμενος επειδή το σώμα σου είναι τόσο πολυτελές.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.Должно быть ты счастлив обладать таким роскошным телом.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.يبدو انك سعيد لانك تمتلك جسما باهظا
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Dacă nu mai trebuie să te miști, nu ai nevoie de creier.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Dado que no necesita moverse, tampoco necesita el lujo de un cerebro.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Donc une fois que vous n'avez plus besoin de bouger, vous n'avez pas besoin du luxe qu'est ce cerveau.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Dus zodra je niet hoeft te bewegen, heb je de luxe van die hersenen niet nodig.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Kiedy nie trzeba się ruszać, mózg staje się zbyteczny.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.움직일 필요가 없게 되면, 뇌라는 사치를 부릴 필요가 없다는 거죠.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Magyarul, amint nem kell többé mozognunk, azt a luxust sem engedhetjük meg többé, hogy agyunk legyen!
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Quando não temos de nos mexer, não precisamos do luxo que é ter um cérebro.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Quindi una volta che non c'è più bisogno di muoversi, non c'è più necessità del lusso di un cervello.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Sobald man sich nicht mehr bewegen muss, braucht man den Luxus eines Gehirns nicht mehr.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Takže hneď, ako sa už nepotrebujete hýbať, nepotrebujete luxus, akým je mozog.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Takže jakmile se nepotřebujete hýbat, nepotřebujete luxus, jakým je mozek.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Vì thế một khi bạn không cần vận động, bạn không cần sự xa xỉ của một bộ não.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Άρα από τη στιγμή που δεν χρειάζεται να κινείσαι, δεν χρειάζεσαι την πολυτέλεια του εγκεφάλου.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Защото след като не ви трябва да се движите, нямате нужда от лукса да притежавате мозък.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Поэтому, как только вам больше не надо двигаться, то вам больше не нужна роскошь мозга.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.Тому, як тільки вам не потрібно рухатися, Вам не потрібна розкіш у вигляді головного мозку.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.כך, ברגע שלא זקוקים לתנועה, אין צורך בלוקסוס של המוח.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.لذلك متى انتفت الحاجة لديك للحركة، انتفت معها الحاجة لاكتساب دماغ.
Yani hareket etmeye ihtiyacınız yoksa, bir beyne sahip olma lüksüne de ihtiyacınız yoktur.脳のような贅沢品はいらないのです この動物はよく
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.Czerwona kropka jest dokładnie tam gdzie Korea, wiec Luksemburg wydaje tyle samo na studenta co Korea.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.룩셈부르크도 학생당 한국만큼의 비용을 투자한다는 뜻이죠.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.le Luxembourg dépense donc autant que la Corée par étudiant.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.Luxemburg besteedt hetzelfde per student als Korea.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.Ở Luxembourg, kinh phí cho mỗi sinh viên bằng kinh phí ở Hàn Quốc.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.Червона крапка на саме тому рівні, що й у Кореї, отже, Люксембург витрачає на кожного учня стільки ж.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.אז לוקסמבורג מוציאה אותו סכום לסטודנט כמו קוריאה.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.إذا لوكسمبورغ وكوريا تنفقانبنفس القدر للطالب الواحد.
Yani Lüksemburg Kore'yle öğrenci başına aynı miktarda para harcıyor.でもルクセンブルグでは 保護者 教員 行政の -
Zaman, sahip olmadığımız bir lüks.Aikaa ei ole tuhlattavaksi. Mitä nyt?
Zaman, sahip olmadığımız bir lüks.Časa pač nimamo.
Zaman, sahip olmadığımız bir lüks.Der er ingen tid at spilde. Hvad nu?
Zaman, sahip olmadığımız bir lüks.- Kita tidak ada banyak waktu.
Zaman, sahip olmadığımız bir lüks.Mi az?!