lök ile cümle
lök kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra ise Lokomotiv Moscow kulübünde oynadı.Następnie został zawodnikiem klubu Lokomotiw Moskwa.
Pansiyon veya lokanta gibi turistlere hizmet eden bir bina yoktur.Służy on ruchowi turystycznemu jako restauracja i pensjonat.
2000 yılında KSC Lokeren ile birleşerek KSC Lokeren Oost-Vlaanderen adını almıştır.W 2000 roku klub został wchłonięty przez KSC Lokeren tworząc KSC Lokeren Oost-Vlaanderen.
2012'de ülkesine dönerek Lokomotiv Moskova ile sözleşme imzaladı.W 2012 roku podpisał kontrakt z Lokomotiwem Moskwa.
Lokomotif olduğu yerde dururken de, bir örük kullanılıyordu.Maszynista, obsługując lokomotywę, siedział.
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.34), Królowa Czarnej Kałuży (odc.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Poczuwszy się oszukana skacze z mostu.
Fring, lokanta işletmecisidir.Mandy jest tam sprzedawczynią.
Heimdall ve Loki dövüşecek ve birbirlerini öldürecek.Loki i Hajmdal pozabijają się nawzajem.
Şu anda lokanta ve sosyal tesis olarak kullanılmaktadır.Aktualnie wykorzystywany jest jako restauracja i historyczne centrum informacyjne.
Şirket 20. yüzyılda Almanya'nın en büyük lokomotiv üreticisi oldu.Przedsiębiorstwo stało się wiodącym producentem lokomotyw w Europie.
Rusya Takımı ve Lokomotiv Moskova oyuncusu.Wychowanek klubów Metropoliten Moskwa i Lokomotiw Moskwa.
1869 yılından kalan orijinal lokomotifler filmde kullanılmıştır.Proszek błyskowy od 1859 używany był w fotografii.
Kazada lokomotifin makinisti de öldü.Uszkodzeniu uległa także lokomotywa.
Daha sonra sırasıyla Lokomotiv Moskva ve Spartak Moscow kulüplerinde oynadı.W młodości trenował w CSKA Moskwa i Lokomotiwie Moskwa.
1998 sezonu lokavttan dolayı kısa tutuldu.Cały sezon 2008 stracił z powodu kontuzji.
Buharlı lokomotifler 19. yüzyıl ortalarından 20. yüzyıl ortalarına kadar kullanılmışlardır.I jako wagony doczepne jeździły do połowy lat 20 XX wieku.
Lokavt, greve çıkan işçileri işverenin topluca işten uzaklaştırması.Za organizowanie strajków chłopskich zwolniony z pracy.
Köprünün altındaki lokanta ve market kısmı 2003'te açıldı.Przetargi na budowę mostu i dróg dojazdowych ruszyły w 2003 roku.
Lokomotiv StadıFabryka lokomotyw.
Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Tesseract nagle się uaktywnia i otwiera portal, dzięki któremu Loki pojawia się na Ziemi.
Smithsonian Institution 1981 yılında restore ederek lokomotifi tekrar kullanıma sokmuştur.W 2012 modernizację jednej lokomotywy zlecił również prywatny przewoźnik Majkoltrans.
Profesyonel futbolculuk kariyerine 1992 yılında Lokomotiv Moskva kulübünde başladı.Swoją karierę piłkarską Kambołow rozpoczął w 2006 roku w klubie Lokomotiw Moskwa.
Tren setleri buhar motorlu bir lokomotifin çektiği üç adet vagondan oluşmaktaydı.Na trasie вокзал - пляж lokomotywa prowadziła trzy wagony.
Yerine Cees Lok'u getirdi.Na jego miejsce przyszedł Cayce Clayton.
Lökbatan çok aktif bir çamur volkanıdır.Wolf jest czynnym wulkanem tarczowym.
Katmer, haşkeşli (haşhaşlı) lokul.M. Koster), Leniwa głowa (voc.
Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır.W okresie urlopu nie można pracownikowi wypowiedzieć umowy o pracę.
İki lokomotif daha da 1908'de geldi.Odnalazł jeszcze dwa okazy w 1907 i 1908.
Bir DNA dizisinin kromozom içindeki belirli konumuna ise lokus denir.Specyficzne miejsce sekwencji DNA na chromosomie zwane jest locus.
Genç nüfus ise lokantacılık yapmaktadır.Młode osobniki żywią się zooplanktonem.
Eski bir lokomotif.Uciekająca lokomotywa.
Her bir lokasyonda birden çok bölüm ve her bir lokasyonun kendine has final bölümü mevcuttur.Där berättar de om det hemskaste de varit med om och varje avsnitt är en avslutande berättelse.
Lokomotiv Moskova (Rusça: Локомотив Москва), Rusya futbol kulüplerinden birisidir.FK Lokomotiv Moskva (ryska: Локомотив Москва, Lokomotiv Moskva), är en rysk fotbollsklubb från Moskva.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Det finns betydande skillnader i den lokala fördelningen av fall av bakteriell meningit.
Heimdall ve Loki dövüşecek ve birbirlerini öldürecek.Heimdall och Loke spetsar varandra med sina spjut.
Charlie bir lokantada çalışan sakar bir garsondur.Filip är rockvaktmästare på en restaurang.
NBA All-Star Maçı, lokavt nedeniyle bu sezon düzenlenmedi.På grund av OS så spelades det ingen All Star-match denna säsongen.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Tjörnbron från gåbanan på bron.
1975'te ailesiyle birlikte Bakü'deki Lokbatan yerleşimine taşındı.År 1905 flyttade han och familjen till Kinnanderska villan i Saltsjöbaden.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.Emotionella och sociala förmågor utgör kärnan i orbitofrontala cortex funktioner.
Lokal kathedralllerde şarkı söyleyerek müziğe başlamış ve 1583'de koro şefi olmuştur.Troligtvis sjöng han i den lokala katedralen redan i sin barndom, och han blev körledare där 1583.
"TDK'da lokomotif anlamı".Med andra ord: Städernas lokomotiv".
Lökositlerin %20-40 kadarı lenfositlerdir.Mellanlera innehåller 25-40 viktsprocent ler.
Herkes karşılıklı birbirinin evine giderek "Lokma"sını yer.Varje land skulle spela hemma- och bortamöten mot varandra.
Harkiv Lokomotif Fabrikası'nda(KhPZ) 1928'de üretildi.Massproduktionen inleddes vid Charkivs lokomotivfabrik (ChPZ) i maj 1933.
Üst katında kaliteli bir lokanta bulunmaktadır.På toppen finns en restaurang.
Mahallede Lokanta, Market bulunmaktadır.På markplanet finns restaurangen.
Lokalizasyonu henüz yapılamamıştır.Vraket har inte lokaliserats.
İyice pansiyonlar ve lokantalar var.Här finns god service och restaurang.
Lokal otoyol olan A352, bu otoyollara bağlanmaktadır.Vägen som går ifrån A352 till A2 har motorvägskaraktär. ^ sådan.
H. influenzae lokalize ve invazif enfeksiyonların geniş bir aralığından sorumludur.H. influenzae відповідальна за широке коло локальних та генералізованих інфекцій.
Balık lokantaları.Рибні ресторани.
Loki gider.Локі втікає.
Diğer kusurlar gibi lokalize değildirler ve kararsızdırlar.Вони не локалізовані, як інші топологічні дефекти, і нестійкі.
En çok değişkenlik gösteren lokus CEB1 (D2S90)'dir.Найбільш мінливою описаною ділянкою мінісателітів в геномі людини є локус CEB1 (D2S90).
Charlie bir lokantada çalışan sakar bir garsondur.Чарлі працює офіціантом у кабаре.
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.Багато рецептів було запозичено з кухонь цих країн.
Demiryolunda Ruston marka lokomotif kullanılıyordu.На залізниці використовувалася кінська тяга.
İki lokomotif daha da 1908'de geldi.За 2 км проходить автомобільна дорога Т 1908.