lök ile cümle
lök kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun nedeni Sürahi Hanım’ın lokum ve çekirdeği çok sevmesidir.É para levantar a moral, por isso que a mulherada gosta tanto e curte.
Lokomotiv Moskova v AEK Lokomotiv Moscow toplamda 2-1 ile tur atladı.Lokomotiv Moscou venceu por 4–2 no placar agregado.
Oyun bir adada farklı lokasyonlarda geçer.Atentados acontecem em vários pontos da ilha.
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.Agora essas locomotivas operam vagões de carga para a MRS Logística.
Kazada lokomotifin makinisti de öldü.Também morreu no acidente o piloto da aeronave.
Bina içerisinde ofisler, lokantalar ve dünyanın en yüksek konutları yer almaktadır.Há restaurantes, hotéis, lojas de luxo e alguns dos mais altos edifícios do mundo.
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Atualmente a empresa passa por um período de consolidação.
Dört lokomotif de günümüzde servis vermemektedir.No entanto, os 44 veículos mais modernos não estão em serviço.
İstanbul'da 89.0 FM frekansından yayın yapan Lokum FM'in yerine kurulmuştur.Esta entendeu que deveria ser colocada uma nova emissora na 89.9 FM.
Lokomotif 1905'te hizmete girdi.O comboio chega a Tavira em 1905.
Lokavtın ardından Nets'e geri döndü.A atenção então se voltou para Manson.
Ana madde: Buhar makinesi Buharlı lokomotif, güçlü ve yalın bir makinedir.Pé, dispositivo de locomoção ventral, grande e amplo.
Fakat Truva kolay lokma değildir.É um cavalo de trote não muito comodo.
Lokantada ayrıca günboyu öğle yemeği servisi de yapılmaktadır.Dose diária junto com a refeição da noite.
Lokomobiller Traktörlerin atasıydı.Günümüzde artık lokomobiller kullanılmamaktadır.Nenhuma destas locomotivas foi destruída pelo maçarico, o que não significa que atualmente estejam intactas.
Köprü bölümü ve lokomotif hala nehir geçitinde görülebilir.Een deel van de brug en de trein kan nog steeds gezien worden in de rivier.
Lokasyon 6 Mayıs 2000'de "Usenet newsgroup sci.geo.satellite-nav"e kayıt edilmiştir.De locatie werd bekendgemaakt in de usenet-nieuwsgroup sci.geo.satellite-nav.
Katya Sergeyevna Lokteva – Anna’nın kardeşi, Arkadi ile benzer kişiliğe sahiptir.Katja Sergejevna Lokteva – een personage gelijk aan Arkadi, en de jongere zus van Anna.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Er zijn aanzienlijke verschillen in de lokale verspreiding van oorzaken van bacteriële meningitis.
Lokomotiv StadıStichting De Locomotor
Rusya Takımı ve Lokomotiv Moskova oyuncusu.Hij is assistent-trainer van Lokomotiv Moskou.
Adetlerden biri de bisküvi arası lokum dağıtılmasıdır.Een taart die zal worden gedeeld is een dividota kuko.
Bu girişimler genel olarak lokal anestezi altında gerçekleştirilir.De ingreep wordt meestal onder lokale anesthesie uitgevoerd.
En çok değişkenlik gösteren lokus CEB1 (D2S90)'dir.De laagste toon die kan worden voortgebracht is de Bes1 (contra-bes).
Mermercilik, Bucak sanayisinin lokomotifi olmuştur.De locomotief was van het type Bello.
Lokantalar çoğunlukla özel mülktür.Ze zijn voornamelijk privébezit.
1848'de lokomotiv üretimine başlandı.In 1898 werd de Locomotives Act 1898 van kracht.
Utgard Loki (Antik İskandinavca Utgardr Loki: Dağların Lokisi) Dağ devi Lordu.Oud-Leusden. - Lockhorst. - de Heilige Berg.
Lokman yine yüreğini ve dilini getirir.Arceus valt opnieuw Dialga en Palkia aan.
1998-99 sezonundan sonra ilk defa lokavt nedeni ile sezona geç başlanmıştır.De prijs werd na afloop van het seizoen 1998/99 voor het eerst uitgereikt.
Loki karmaşık bir karaktere sahiptir.Achilles heeft een complex karakter.
Bazı elektrikli lokomotifler, çalışma esnekliği sağlamak için farklı güç sistemlerine geçebilmektedir.Er zijn speciale locomotieven nodig die met meerdere spanningen kunnen werken.
Eski bir lokomotif.Een zeer zware locomotief.
Büyük buharlı lokomotifler eklemlidir.De volgende locomotieven zijn bewaard gebleven.
Sadece lokantasında bir toplantı yaptık.De bestuursvergaderingen vonden plaats in een herberg.
Lokanta, Restaurant dergisinin 2009 yılı Dünyadaki en iyi 50 lokanta sıralamasında 21. sırayı almıştır.Het restaurant belandde op de 22ste plaats wereldwijd in de Top 50 van het magazine Restaurant in 2003.
Yerine Cees Lok'u getirdi.Hij veroverde er een vaste plek onder Cees Lok.
Jaja, 5 Ekim 2015 tarihinde KSC Lokeren ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.Op 5 oktober 2015 tekende hij een contract voor 2 seizoenen bij KSC Lokeren.
İki lokomotif daha da 1908'de geldi.De paren volgden twee jaar later in 1908.
"Bir hırka, bir lokma" insana yetmelidir.Kracht en Zwakte van een Volk’ is van zijn hand.
Kazada lokomotifin makinisti de öldü.Bij dit ongeval kwam een machinist om het leven.
1979-1981 arasında yazlık lokalde restorasyon ve yenileme çalışmaları yapıldı.In 1971 en 1996 onderging het stadion renovaties.
Charlie bir lokantada çalışan sakar bir garsondur.Kenny is een jongeman die werkt bij een restaurant.
1. FC Lokomotive Leipzig, Almanya'nın Leipzig kentinde kurulmuş futbol kulübü.FC Lokomotive Leipzig is een Duitse voetbalclub uit Leipzig.
Hansel evden bir başka kek koparınca yine ses şarkıyı söyler: "Küçük fare kemirip lokmaları yutuyorsun!Als Hans een ander stuk afbreekt van het huis, roept de stem weer "Knibbel, knabbel, knuisje!
Çempionat Rossii po futbolu ekiplerinden Lokomotiv Moskva'da oynuyor.Lokomotiv verloor van de kampioen CSKA Moskou in alle drie de wedstrijden.
O lokantayı önerebilirim.Ik kan dat restaurant aanbevelen.
O lokantayı tavsiye edebilirim.Ik kan dat restaurant aanbevelen.
Bu lokantadaki ortam hoşuma gidiyor.De sfeer in dit restaurant bevalt mij.
Bu lokantayı tavsiye edebilirim.Ik kan dit restaurant aanbevelen.
Onların hepsi lokantaya gitti.Ze zijn allemaal naar het restaurant gegaan.
O, lokantanın başaşçısıdır.Hij is de hoofdkok van het restaurant.
Loki gider.Luck wyjeżdża.
Ayrıca bakınız Genel grev LokavtZobacz też: Przerębska Huta
Malekith'i kandırarak Loki onların yanındaymış gibi gösterirler.Oszukując Malekitha, Loki oddaje mu Foster.
Erlik'in sarayını korurlar ve bir fili tek lokmada yutabilirler.Mogę opuścić swój pałac i zamieszkać w lepiance.
1848'de lokomotiv üretimine başlandı.W 1860 rozpoczęto produkcję lokomobili.
Eğer diziler yeterince birbirine benziyorsa lokal ve global hizalama sonuçları arasında bir fark olmaz.W przypadku sekwencji dostatecznie podobnych, rezultaty dopasowań globalnego i lokalnego są takie same.
Sadece lokantasında bir toplantı yaptık.W klubie tym rozegrał jedno spotkanie.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.Algorytm Smitha-Watermana jest ogólną techniką dopasowania lokalnego, opartą na programowaniu dynamicznym.