Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.ומנחתם ונסכיהם לפרים לאילם ולכבשים במספרם כמשפט׃
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.מנחתם ונסכיהם לפרים לאילם ולכבשים במספרם כמשפט׃
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.מנחתם ונסכיהם לפר לאיל ולכבשים במספרם כמשפט׃
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.وتقدمتهنّ وسكائبهنّ للثور والكبش والخراف حسب عددهنّ كالعادة.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.وتقدمتهنّ وسكائبهنّ للثيران والكبشين والخراف حسب عددهنّ كالعادة.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.وتقدمتهنّ وسكائبهنّ للثيران والكبشين والخراف حسب عددهنّ كعادتهنّ.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.並 為 公 牛 、 公 羊 、 和 羊 羔 、 按 數 照 例 、 獻 同 獻 的 素 祭 和 同 獻 的 奠 祭
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.並 為 公 牛 、 公 羊 、 和 羊 羔 、 按 數 照 例 獻 同 獻 的 素 祭 、 和 同 獻 的 奠 祭
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.並為 公牛 、 公羊 、 和 羊羔 、 按 數 照例 、 獻同獻 的 素祭 和 同獻的 奠祭
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.並為 公牛 、 公羊 、 和 羊羔 、 按 數 照例 獻 同 獻 的 素祭 、 和 同獻的 奠祭
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.並 為 公 牛 、 和 羊 羔 、 按 數 照 例 獻 同 獻 的 素 祭 、 和 同 獻 的 奠 祭
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.並為 公牛 、 和 羊羔 、 按 數 照例 獻 同 獻 的 素祭 、 和 同獻的 奠祭
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Assim se proverão o cordeiro, a oferta de cereais, e o azeite, de manhã em manhã, em holocausto contínuo.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››A tak budou obětovati beránka i obět suchou, i olej každého jitra, zápal ustavičný.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››A tak pripravujte baránka a obetný dar obilný a olej každé ráno, zápalnú to obeť ustavičnú.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Hết thảy những buổi mai, người ta sẽ sắm chiên con, của lễ chay, và dầu, làm của lễ thiêu mãi mãi.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Hết_thảy những buổi_mai , người_ta sẽ sắm chiên con , của lễ chay , và dầu , làm của lễ thiêu mãi_mãi .
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Hozzátok azért a bárányt és az ételáldozatot és az olajat minden reggel állandó égõáldozatul.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››I skolen offra lammet och spisoffret och oljan var morgon såsom dagligt brännoffer.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››이와 같이 아침마다 그 어린 양과 밀가루와 기름을 갖추어 항상 드리는 번제를 삼을 지니라
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Niin uhratkaa joka aamu karitsa, ruokauhri ja öljy jokapäiväiseksi polttouhriksi.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Ofrecerán, pues, el cordero, la ofrenda vegetal y el aceite cada mañana en holocausto continuo.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››On offrira, tous les matins, l`agneau et l`offrande avec l`huile, comme holocauste perpétuel.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Således skal de hver Morgen ofre Lammet, Afgrødeofferet og Olien som dagligt Brændoffer.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Således skal de hver morgen ofre lammet og matofferet og oljen; det skal være et stadig brennoffer.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Setiap pagi, harus selalu dipersembahkan kepada TUHAN: seekor anak domba, kurban gandum dan minyak zaitun.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Si offrirà dunque l'agnello, l'oblazione e l'olio, ogni mattina: è l'olocausto quotidiano»
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Tako naj darujejo jagnje in jedilno daritev in olje vsako jutro v neprestano žgalno daritev.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Tak tedy ofiarować będą baranka i ofiarę śniedną i oliwę na każdy poranek, całopalenie ustwiczne.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Und also sollen sie das Lamm samt dem Speisopfer und Öl alle Morgen opfern zum täglichen Brandopfer.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Пусть приносят во всесожжение агнца и хлебноеприношение и елей каждое утро постоянно.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››Така нека принасят агнето, хлебния принос, и дървеното масло всяка сутрин, за всегдашно всеизгаряне.
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››ועשו את הכבש ואת המנחה ואת השמן בבקר בבקר עולת תמיד׃
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››ويعملون الحمل والتقدمة والزيت صباحا صباحا محرقة دائمة
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››每 早 晨 要 這 樣 豫 備 羊 羔 、 素 祭 、 並 油 為 常 獻 的 燔 祭
Böylece günlük yakmalık sunu olarak her sabah kuzu, tahıl sunusu ve zeytinyağı sunulacak.› ››每 早晨 要 這樣 豫 備 羊羔 、 素祭 、 並油為 常獻 的 燔祭
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Ezalatt a másik bárány, aki átesett a beavatkozáson, erre-arra szökdécsel, a vérzés is elállt.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.한편, 좀 전에 그에게 작은 수술을 받은 양은, 깡총거리며 다녔습니다, 피도 안 나고요.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Pendant ce temps-là, l'agneau qui avait eu sa petite opération sautille partout, il ne saigne plus.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Trong khi ấy, con cừu được thiến theo cách của Albert đang đi lại tung tăng, máu đã được cầm.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Tymczasem pierwsze jagnię, po zabiegu, już skacze dookoła, krwawienie ustało.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Under tiden hoppar lammet han har gjort sin lilla procedur på runt och blödningen har upphört.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Στο μεταξύ, το αρνί στο οποίο έκανε τη μικρή εγχείρηση ξέρετε, χοροπηδά, η αιμορραγία έχει σταματήσει.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Тем временем, ягненок после хирургии скачет по лужаийке, кровотечение остановилось.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.בינתיים, הטלה שעבר את הניתוחון אתם יודעים, מקפץ סביבנו, הדימום פסק.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.وفي غضون ذالك، الحمل كان مضطر لفعل الإجراء الصغير هو، كما تعلمون، إنه يقوم بالقفز، والنزيف توقف.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.そこらじゅうを歩き回っていて 出血も止まっていた 草をかじったり 飛んだり跳ねたり すごい元気
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A bárányért pedig négy annyit kell adnia, mivelhogy ezt mívelte, és annak nem kedvezett.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A ovcu nahradí štvornásobne preto, že vykonal takú vec a pretože nemal ľútosti.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Dazu soll er vierfältig bezahlen, darum daß er solches getan hat und nicht geschont hat.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Él debe pagar cuatro veces el valor de la corderita, porque hizo semejante cosa y no tuvo compasión
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Et il rendra quatre brebis, pour avoir commis cette action et pour avoir été sans pitié.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con , vì đã làm như_vậy , và vì không có lòng thương_xót .
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con, vì đã làm như vậy, và vì không có lòng thương xót.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ja karitsa hänen on korvattava nelinkertaisesti, koska hän teki näin ja koska hän ei sääliä tuntenut."
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››저가 불쌍히 여기지 않고 이 일을 행하였으니 그 양 새끼를 사배나 갚아 주어야 하리라
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Och lammet skall han ersätta fyradubbelt, därför att han gjorde sådant, och eftersom han var så obarmhärtig.»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og lammet skal han betale firedobbelt, fordi han gjorde dette og ikke viste barmhjertighet.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og Lammet skal han erstatte trefold, fordi han handlede så hjerteløst!"
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ovečku také tu zaplatí čtvernásobně, proto že učinil věc tu, a nelitoval ho.