Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.І вже більш не буде жодного проклону; а престол Бога і Агнця буде в ньому, і слуги Його служити муть Йому
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.וכל חרם לא יהיה עוד וכסא האלהים והשה יהיה בה ועבדיו ישרתהו׃
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.ولا تكون لعنة ما في ما بعد. وعرش الله والخروف يكون فيها وعبيده يخدمونه.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.以 後 再 沒 有 咒 詛 . 在 城 裡 有 神 和 羔 羊 的 寶 座 . 他 的 僕 人 都 要 事 奉 他
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.以 後 再 沒有 咒詛 . 在 城裡 有神 和 羔羊 的 寶座 . 他 的 僕人 都 要事 奉他
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.A Abimelech povedal Abrahámovi: Čo znamená týchto sedem oviec, ktoré si postavil osobitne?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Abimèlech disse ad Abramo: «Che significano quelle sette agnelle che hai messe in disparte?»
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.dan Abimelekh bertanya kepadanya, "Mengapa engkau lakukan hal itu?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Da sa Abimelek til Abraham Hvad skal disse syv får her som du har stilt for sig selv?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Då sade Abimelek till Abraham: »Vad betyda de sju lammen som du har ställt där avsides?»
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Da sprach Abimelech zu Abraham: Was sollen die sieben Lämmer, die du besonders gestellt hast?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.E perguntou Abimeleque a Abraão: Que significam estas sete cordeiras que puseste � parte?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.És monda Abimélek Ábrahámnak: Mire való e hét juh, melyet külön állítál?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Et Abimélec dit à Abraham: Qu`est-ce que ces sept jeunes brebis, que tu as mises à part?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.I řekl Abimelech Abrahamovi: K čemu jest těchto sedm jehnic, kteréž jsi postavil obzvlášť?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.아비멜렉이 아브라함에게 이르되 이 일곱 암양 새끼를 따로 놓음은 어찜이뇨
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.og da Abimelek spurgte ham: "Hvad betyder de syv Lam, du der har sat til Side?"
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Şi Abimelec a zis lui Avraam: ,,Ce sînt aceste şapte mieluşele, pe cari le-ai pus deoparte?``
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Tedy Abimelech rzekł do Abrahama: Na cóż to siedmioro owiec, któreś postawił osobno?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.thì vua A-bi-mê-léc hỏi rằng : Làm_chi để bảy con_chiên tơ đó riêng ra vậy ?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.thì vua A-bi-mê-léc hỏi rằng: Làm chi để bảy con chiên tơ đó riêng ra vậy?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Y Abimelec preguntó a Abraham: --¿Qué significan estas siete corderas que has puesto aparte
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Zato reče Abimelek Abrahamu: Čemu tistih sedem mladih ovac, ki si jih postavil posebe?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Και ειπεν ο Αβιμελεχ προς τον Αβρααμ, Τι ειναι ταυτα τα επτα θηλυκα αρνια, τα οποια εβαλες κατα μερος;
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.Авимелех же сказал Аврааму: на что здесь сии семь агниц, которых ты поставил особо?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.И Авимелех каза на Авраама: Какви са тия женски агнета, които си отделил?
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.ויאמר אבימלך אל אברהם מה הנה שבע כבשת האלה אשר הצבת לבדנה׃
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.فقال ابيمالك لابراهيم ما هذه السبع النعاج التي اقمتها وحدها.
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.亞 比 米 勒 問 亞 伯 拉 罕 說 、 你 把 這 七 隻 母 羊 羔 另 放 在 一 處 、 是 甚 麼 意 思 呢
Avimelek, ‹‹Bunun anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu ayırdın?›› diye sordu.亞比 米勒 問 亞伯拉罕說 、 你 把 這 七 隻 母 羊羔 另 放在 一 處 、 是 甚 麼 意思 呢
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Gondoltam, ez nem jó jel, egyáltalán nem.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Ik denk: "Dit is helemaal niet goed voor het lam."
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Io sono del tipo "Questo non è un buon sintomo per l'agnello, affatto"
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Jag inser att det inte är ett bra tecken för detta lamm alls.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Je pense que ce n'est pas bon signe pour l'agneau, pas du tout.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.저는, 이게 양한테 별로 좋은 일은 아니구나 라고 생각했습니다.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Myślę sobie, coś z nim niedobrze.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Şi eu mă gîndesc, ăsta nu-i un semn bun pentru miel, deloc.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Tôi nghĩ có chuyện không ổn với con cừu.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Und ich denke mir, das ist kein gutes Zeichen für das Lamm, überhaupt nicht.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Yo pienso, esto no es bueno para el cordero, para nada.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Σκεφτομαι ότι αυτό δεν είναι καθόλου καλό σημάδι για το αρνί.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.А аз: това изобщо не е добър знак за това агне, изобщо.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.Я думаю, это вообще не хороший признак для ягненка.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.ואני, כאילו, זה לא סימן טוב לטלה הזה, בכלל.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.قلت، وهذا ليس مؤشراً جيداً لهذا الحمل على الإطلاق.
Ben böyle 'bu kuzu için hiç de iyi bir işaret değil' diyorum.起き上がって部屋の角まで歩いて 震えてる
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?E io guardo l'agnello e dico: "Albert, per quanto?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Figyelem a bárányt és megkérdem, "Albert, meddig tart?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Ik kijk naar het lam en vraag: "Albert, hoe lang?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Jag tittar på lammet och frågar, "Albert, hur länge?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Je regarde l'agneau et je demande "Albert, combien de temps ?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?그리고 저는 양을 쳐다보며, "앨버트, 얼마나 걸러요?"
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Pytam Alberta: "Jak długo tak?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Şi eu mă uit la miel şi zic, "Albert, cît durează?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Tôi nhìn con cừu, hỏi, "Albert, mất bao lâu?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Und ich schaue das Lamm an und sage: "Albert, wie lange?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Y yo estoy viendo al cordero y digo, "Albert, ¿Cuánto tiempo?
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Και κοιτάω το αρνί και λέω "Άλμπερτ, για πόση ώρα;
Ben kuzuya bakıyorum ve "Albert, daha ne kadar sürecek?Гледам агнето и питам: "Албърт, след колко време?