Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzu ile cümle

kuzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Kuzular da koyunlardan daha duyarlıdır.Овцете са по-чувствителни на инвазията.
Kuzular kesilir, içkiler içilir.Виждайки това, останалите започват да чупят бутилки и чаши.
Bunlardan biri Karakoyunlu ilçesi, diğeri ise merkez ilçeye bağlı Kuzugüden Köyü'dür.Едното се отнася до групата или едно село, а другото до малката мигрираща сезонно група.
Analı kuzulu köfte tarifiОбработка на шоколадов кувертюр –
İsmi Bonnie olan ilk kuzu 1998 Nisan’ında doğdu.Jej prvé jahňa nazvané Bonnie sa narodilo v apríli 1998.
Bu dolma hazırlanırken genelikle kuzunun şırdanı tercih edilir.Pre ľudskú výživu sa preferuje celé kolostrum oproti odstredenému.
Emre Kuzubaşıoğlu ile evlidir.Poročen je bil s sodno uradnico.
Bütün olarak kesilen kuzunun derisi yüzülür ve içi temizlenir.Prične polniti kopalno kad in se sleče.
Kuzulu kapılarda bir ana kapı vardır, birde küçük "kuzu" kapı.Zgoraj so še ena vrata - Vrata s sfingama.
İsmi Bonnie olan ilk kuzu 1998 Nisan’ında doğdu.Esimene tall sündis 1998. aasta aprillis ja tema nimi oli Bonnie.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A dne šestého volků osm, skopce dva, beránků ročních bez poškvrny čtrnácte,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A dnia szóstego ofiarować będziecie cielców osiem, baranów dwa, baranków rocznych czternaście zupełnych;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Am sechsten Tage: acht Farren, zwei Widder, vierzehn jährige Lämmer ohne Fehl;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A šiesteho dňa osem juncov, dvoch baranov, ročných baránkov štrnásť, bez vady,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız."El sexto día ofreceréis ocho novillos, dos carneros y catorce corderos de un año, sin defecto
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.És hatodnapon nyolcz tulkot, két kost, tizennégy ép bárányt, esztendõsöket.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Il sesto giorno offrirete otto giovenchi, due arieti, quattordici agnelli dell'anno senza difetti
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.În ziua a şasea, să aduceţi opt viţei, doi berbeci şi patrusprezece miei de un an fără cusur,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Ja kuudentena päivänä: kahdeksan mullikkaa, kaksi oinasta ja neljätoista vuodenvanhaa, virheetöntä karitsaa
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.여섯째 날에는 수송아지 여덟과 수양 둘과 일 년 되고 흠없는 수 양 열 넷을 드릴 것이며
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Le sixième jour, vous offrirez huit taureaux, deux béliers et quatorze agneaux d`un an sans défaut,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.No sexto dia, oito novilhos, dois carneiros, catorze cordeiros de um ano, sem defeito;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Och på den sjätte dagen: åtta tjurar, två vädurar, fjorton årsgamla felfria lamm,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Og den sjette dag åtte okser og to værer og fjorten årsgamle lam uten lyte,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.På den sjette Dag skal I ofre otte Tyre, to Vædre og fjorten årgamle Lam, lydefri Dyr,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Šesti dan pa: osem voličev, dva ovna, štirinajst enoletnih jagnjet brez hibe
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Και τη εκτη ημερα οκτω μοσχους, δυο κριους, δεκατεσσαρα αρνια ενιαυσια, αμωμα
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.И в шестой день восемь тельцов, двух овнов, четырнадцать однолетних агнцев, без порока,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.На шестия ден, осем юнеца, два овена, четиринадесет едногодишни агнета, без недостатък;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.וביום הששי פרים שמנה אילם שנים כבשים בני שנה ארבעה עשר תמימם׃
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.وفي اليوم السادس ثمانية ثيران وكبشين واربعة عشر خروفا حوليّا صحيحا.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第 六 日 要 獻 公 牛 八 隻 、 公 羊 兩 隻 、 沒 有 殘 疾 一 歲 的 公 羊 羔 十 四 隻
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第六 日 要 獻 公牛 八 隻 、 公羊 兩隻 、 沒有殘疾 一 歲 的 公羊羔 十四 隻
"Ana kuzusu" olduğumu söyledin, değil mi?Dijiste que yo era "el niño de mamá", verdad?
"Ana kuzusu" olduğumu söyledin, değil mi?Hai detto che sono un cocco di mamma, no?
"Ana kuzusu" olduğumu söyledin, değil mi?Είπεs πωs ήμουν μαμάκιαs, έτσι δεν είναι;
"Ana kuzusu" olduğumu söyledin, değil mi?Ты сказала, что я маменькин сынок?
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Araberne og alle Kedars Fyrster var dine Hardelsvenner; med Lam, Vædre og Bukke handlede de med dig.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Arabia og alle Kedars fyrster mottok varer av din hånd; med lam og værer og bukker handlet de med dig.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Arabia şi toţi voivozii Chedarului erau negustorii tăi, şi-ţi aduceau miei, berbeci şi ţapi.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Arabien und alle Fürsten von Kedar haben mit dir gehandelt mit Schafen, Widdern und Böcken.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Arabští i všecka knížata Cedarská kupčívali tobě k ruce v beranech a skopcích i kozlích, tím kupčívali v tobě.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.De Arabieren en Kedars rijke handelskoningen brengen u lammeren, rammen en geiten.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.아라비아와 게달의 모든 방백은 네 수하에 상고가 되어 어린 양과 수양과 염소들 그것으로 너와 무역하였도다
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.L'Arabia e tutti i prìncipi di Kedàr mercanteggiavano con te: trafficavano con te agnelli, montoni e capri
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Orang Arab dan penguasa tanah Kedar membeli barang-barangmu dengan anak domba, domba jantan dan kambing
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Аравия и все князья Кидарские производили мену с тобою: ягнят и баранов и козлов променивали тебе.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Аравия и всичките кидарски първенци бяха търговци в тебе, и търгуваха с тебе с агнета, овце и козли.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.ערב וכל נשיאי קדר המה סחרי ידך בכרים ואילים ועתודים בם סחריך׃
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.العرب وكل رؤساء قيدار هم تجار يدك بالخرفان والكباش والاعتدة. في هذه كانوا تجارك.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.亞 拉 伯 人 、 和 基 達 的 一 切 首 領 、 都 作 你 的 客 商 . 用 羊 羔 、 公 綿 羊 、 公 山 羊 、 與 你 交 易
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.亞拉伯人 、 和 基達 的 一切 首 領 、 都 作 你 的 客商 . 用 羊羔 、 公綿羊 、 公山羊 、 與 你 交易
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Ali não haverá jamais maldição. Nela estará o trono de Deus e do Cordeiro, e os seus servos o servirão,
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.A nebude viacej ničoho zlorečeného, a trón Boží a Baránkov bude v ňom, a jeho sluhovia mu budú svätoslúžiť
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.E non vi sarà più maledizione. Il trono di Dio e dell'Agnello sarà in mezzo a lei e i suoi servi lo adoreranno
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.다시 저주가 없으며 하나님과 그 어린 양의 보좌가 그 가운데 있으리니 그의 종들이 그를 섬기며
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Og ingen forbannelse skal være mere, og Guds og Lammets trone skal være i den, og hans tjenere skal tjene ham,
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Ya no habrá más maldición. Y el trono de Dios y del Cordero estará en ella, y sus siervos le rendirán culto
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Аз съм Алфа и Омега, първият и последният, началото и краят.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.И ничего уже не будет проклятого; но престол Бога и Агнца будет в нем, и рабы Его будут служить Ему.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod