Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?Have you got any preference between beef and lamb?
O, kuzu postuna bürünmüş bir kurt.He is a wolf in sheep's clothing.
Pazar için kuzular kesildi.The lambs were slaughtered for market.
Kuzu, kurt tarafından öldürüldü.The lamb was killed by the wolf.
Kuzu bile kurt olur.Even a worm will turn.
Onun oğlu bir ana kuzusu. O her zaman onunla olmak zorunda.Her son is a mama's boy. He has to be with her all the time.
Mary'nin postu kar gibi beyaz olan küçük bir kuzusu vardı.Mary had a little lamb whose fleece was white as snow.
Tekrar yağmur yağdırmak için kaç tane kurbanlık kuzuya ihtiyacımız var?How many sacrificial lambs do we need to bring the rain back?
Kuzu postuna bürünmüş kurttan sakının.Beware the wolf in sheep's clothing.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
O bu kuzu ile oynamaktan hoşlanır.She likes to play with this lamb.
Kuzu kebabı yemekten hoşlanırım.I like to eat lamb kebabs.
Çocuklar Tom'a anasının kuzusu dediler.The children called Tom a mama's boy.
Çocuklar Tom'a süt kuzusu dediler.The children called Tom a mama's boy.
Onun kuzu pirzolası var.He has mutton chops.
Mary'nin küçük bir kuzusu vardı, onun yünü kar gibi beyazdı.Mary had a little lamb, whose fleece was white as snow.
Erkek kardeşimin kuzusunu görüyor musun?Do you see my brother's lamb?
Kuzular çok şirindirler.Lambs are very cute.
Kuzular bebek koyundurlar.Lambs are baby sheep.
Bir kadının dili, bir kuzunun kuyruğu gibi sallanır.A woman's tongue wags like a lamb's tail.
Tom eskiden bir ana kuzusuydu.Tom used to be a mama's boy.
Paskalya için rosto kuzusu yenir.Roast lamb is eaten for Easter.
Kurt, kuzuyu öldürdü.The wolf killed the lamb.
Rosto kuzu çok iyidir.The roast lamb is very good.
2009 yılında, çakallar Montana eyaletinde 2.500 koyun ve 12.000 kuzu öldürdü.In 2009, coyotes killed 2,500 sheep and 12,000 lambs in the state of Montana.
Tom şu anda kuzu gibi uyuyor.Right now, Tom is sleeping like a lamb.
Kuzu mükemmel bir şekilde pişirildi.The lamb was cooked perfectly.
Tom'un ailesi canciğer kuzu sarması gibidir.Tom's family is close-knit and loving.
Tom'u en son gördüğümde daha ana kuzusuydu.When I last saw Tom he was just a babe in arms.
Kuzu tandırı yedim.I ate the biryani.
Demokrasi öğle yemeği için ne yiyeceğini oylayan iki kurt ve bir kuzudur.Democracy is two wolves and a lamb voting on what to have for lunch.
Akşam yemeği için dört farklı biçimde pişirilmiş kuzu etim vardı.For dinner, I had lamb cooked four different ways.
Çoban kuzuların kurtlar tarafından öldürüldüğünü düşünüyor.The shepherd thinks that the lambs were killed by wolves.
O, kurda kuzuyu teslim etmeyi severdi.He loved to throw the cat amongst the pigeons.
O, kuzu postuna bürünmüş kurt.He's a wolf in sheep's clothing.
Mary küçük bir kuzuya sahipti.Mary had a little lamb.
Mary'nin küçük bir kuzusu vardı.Mary had a little lamb.
Mary'nin kuzusu onu her yerde izler.Mary's lamb follows her everywhere.
Kuzu Mary'yi okula kadar izledi.The lamb followed Mary to school.
Kurt, kuzuya saldırdı.The wolf attacked the lamb.
Sizde kuzu kaburga var mı?Do you have any lamb ribs?
Sizde kuzu pirzola var mı?Do you have any lamb ribs?
Eşi, Fran Rubel Kuzui de ayrıca film yönetmenliği yapmıştır.His wife, Fran Rubel Kuzui has also directed movies.
İsmi Bonnie olan ilk kuzu 1998 Nisan’ında doğdu.Her first lamb, named Bonnie, was born in April 1998.
"ZİYNET SALİ - Amman Kuzum (Zorba Müzik - 2004)"."ZİYNET SALİ - Amman Kuzum (Zorba Müzik - 2004)" (in Turkish).
Kuzui'ler ayrıca Japonya'da South Park isimli TV dizisinin dağıtımını yapmışlardır.The Kuzuis also localized and distributed the duo's TV series South Park in Japan.
Fran Rubel Kuzui, Amerikan bir film yönetmeni ve yapımcı.Fran Rubel Kuzui is an American film director and producer.
Katsusuke Kuzui, Japon millî film yapımcısı.Katsusuke Kuzui is a Japanese film producer.
Erişim tarihi: 24 Haziran 2012. ^ Joss Whedon, Fran Rubel Kuzui (1992).Joss Whedon, Fran Rubel Kuzui (1992).
Eşanlam: Kuzu (Kozı, Guzu), Koy (Hoy) Yakutça: Elbis - Kavga Tanrısı.«Он саусақ» (On sausak) «Санжар мен Қайсар» (Sanzhar men Kaisar) «Жолың болсың, балақай!»
Vahap Kuzuzade'nin bir oğlu vardır.They have a son, Vedhanth.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.They operate on your neck, they operate on your jaw, they operate on your throat."
Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı'dır.God Almighty, King of nations.
Böylece Vahap Kuzuzade, o tapınakta öldü.He is supposed to have died in this temple.
Ve sonra bu müthiş kuzu sırası?And then this is marvelous row of lamb?
Mihrapta bir kuzu var.We have a lamb on an altar.
Hep ana kuzusu olacaksın.You'll always be just a mama's boy!
"Bu savaşta kurban edilecek kuzular her zaman olacak""There will always be sacrificial lambs in this war."
Kuzunun kendini kasaba göstermesi ne ilginçtir.Amazing how sheep'll show up
Kuzular ve atlarla oynamak için bir çiftliğe giderdim.I went to a farm to play with sheep and horses.