‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.애굽은 심히 아름다운 암송아지라도 북에서부터 멸망이 이르렀고 이르렀느니라
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.L`Égypte est une très belle génisse... Le destructeur vient du septentrion, il arrive...
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Mesir seperti anak sapi gemuk, tapi diganggu lalat besar dari utara
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Novilha mui formosa é o Egito; mas já lhe vem do Norte um tavão.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Telica prelepa je Egipt; a obad ji pride, pride od severa.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Una vaquilla hermosísima es Egipto, pero del norte ciertamente vendrá el moscardón
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Velmi pěkná jalovice jest Egypt, ale zabití její od půlnoci jistotně přijde.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Η Αιγυπτος ειναι ως δαμαλις ωραιοτατη, πλην ο ολεθρος ερχεται ερχεται απο βορρα.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Египет е като прекрасна юница; Но погибел иде от север, да! иде.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Египет – прекрасная телица; но погибель от севера идет, идет.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.עגלה יפה פיה מצרים קרץ מצפון בא בא׃
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.مصر عجلة حسنة جدا. الهلاك من الشمال جاء جاء.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.埃 及 是 肥 美 的 母 牛 犢 . 但 出 於 北 方 的 毀 滅 〔 毀 滅 或 作 牛 虻 ) 來 到 了 、 來 到 了
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.埃及 是 肥美 的 母牛犢 . 但 出於 北方 的 毀滅 〔 毀滅 或 作 牛虻 ) 來 到了 、 來到了
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Ðức Giê-hô-va phán như vầy: Nầy, một dân đến từ xứ phương bắc; một nước lớn dấy lên từ nơi đầu cùng đất.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Ðức_Giê - hô-va phán như_vầy : Nầy , một dân đến từ xứ phương bắc ; một nước_lớn dấy lên từ nơi đầu cùng đất .
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Így szól az Úr: Ímé, nép jön el az északi földrõl, és nagy nemzet serken fel a földnek végérõl!
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.여호와께서 이같이 말씀하시되 보라 한 민족이 북방에서 오며 큰나라가 땅 끝에서부터 떨쳐 일어나나니
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Näin sanoo Herra: Katso, kansa tulee pohjoisesta maasta, suuri kansa nousee maan perimmäisiltä ääriltä.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Så säger HERREN: Se, ett folk kommer från nordlandet, ett stort folk reser sig vid jordens yttersta ända.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Så sier Herren: Se, et folk kommer fra landet i nord, et stort folk skal bryte op fra jordens ytterste ende.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Tak mówi Pan: Oto lud przyciągnie z ziemi północnej, a naród wielki powstanie od kończyn ziemi;
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Tako pravi GOSPOD: Glej, ljudstvo prihaja iz severne dežele in narod velik se vzdiguje od krajev zemlje!
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Takto praví Hospodin: Aj, lid přitáhne z země půlnoční, a národ veliký povstane od končin země.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Така казва Господ: Ето, люде идат от северната страна, И велик народ ще се подигне от краищата на земята.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.Так говорит Господь: вот, идет народ от страны северной, и народ великий поднимается от краев земли;
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.כה אמר יהוה הנה עם בא מארץ צפון וגוי גדול יעור מירכתי ארץ׃
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.هكذا قال الرب. هوذا شعب قادم من ارض الشمال وامة عظيمة تقوم من اقاصي الارض.
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.耶 和 華 如 此 說 、 看 哪 、 有 一 種 民 、 從 北 方 而 來 . 並 有 一 大 國 被 激 動 、 從 地 極 來 到
RAB diyor ki, ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus harekete geçiyor.耶和華 如此 說 、 看 哪 、 有 一 種民 、 從北方 而來.並有 一 大 國被 激動 、 從地極 來到
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.A Hospodin mi riekol: Od severa sa rozpúta zlé na všetkých obyvateľov zeme.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Ao que me disse o Senhor: Do norte se estenderá o mal sobre todos os habitantes da terra.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Da sagde HERREN til mig: "Nordfra skal Ulykke syde ud over alle Landets Indbyggere;
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor."Dat klopt", zei Hij, "want onheil uit het noorden zal alle inwoners van dit land overstromen.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Ðức Giê-hô-va phán: Ấy là hoạn nạn từ phương bắc sẽ giáng cho hết thảy dân cư đất nầy.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Ðức_Giê - hô-va phán : Ấy_là hoạn_nạn từ phương bắc sẽ giáng cho hết_thảy dân_cư đất nầy .
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Entonces Jehovah me dijo: --Del norte se desatará el mal sobre todos los habitantes del país
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.És monda nékem az Úr: Észak felõl támad a veszedelem e földnek minden lakosára.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Et l`Éternel me dit: C`est du septentrion que la calamité se répandra sur tous les habitants du pays.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Il Signore mi disse: su tutti gli abitanti del paese
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.I rzekł Pan do mnie: Od północy przypadnie złe na wszystkich mieszkających na tej ziemi.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Ja Herra sanoi minulle: "Pohjoisesta on onnettomuus purkautuva kaikkien maan asukasten yli.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.여호와께서 내게 이르시되 재앙이 북방에서 일어나 이 땅의 모든 거민에게 임하리라
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Och HERREN sade till mig: »Ja, från norr skall olyckan bryta in över alla landets inbyggare.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Og Herren sa til mig: Fra nord skal ulykken slippes løs over alle landets innbyggere.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.,,Şi Domnul mi -a zis: ,Dela miazănoapte va izbucni nenorocirea peste toţi locuitorii ţării.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Tedaj mi reče GOSPOD: Od severa pridere tista nesreča nad vse prebivalce te dežele.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Tedy řekl mi Hospodin: Od půlnoci přivalí se to zlé na všecky obyvatele této země.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.TUHAN berkata, "Dari utara malapetaka akan meluap dan menimpa semua penduduk negeri ini
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Und der HERR sprach zu mir: Von Mitternacht wird das Unglück ausbrechen über alle, die im Lande wohnen.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Και ειπε Κυριος προς εμε, Απο βορρα θελει εκχυθη το κακον επι παντας τους κατοικους της γης.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.И сказал мне Господь: от севера откроется бедствие на всех обитателей сей земли.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.Тогава Господ ми рече: От север ще избухне зло Върху всичките жители на тая земя.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.ויאמר יהוה אלי מצפון תפתח הרעה על כל ישבי הארץ׃
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.فقال الرب لي من الشمال ينفتح الشر على كل سكان الارض.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.耶 和 華 對 我 說 、 必 有 災 禍 從 北 方 發 出 、 臨 到 這 地 的 一 切 居 民
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.耶和華 對 我 說 、 必有 災禍從 北方 發出 、 臨到 這地 的 一切 居民
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.Aku akan membelokkan dia, dan membawa dia keluar dari daerah jauh di utara, ke gunung-gunung Israel
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.A zavrátim ťa a povediem ťa a dovediem ťa od najďaľších krajov severa hore a dopravím ťa na vrchy Izraelove.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.És elcsalogatlak és vezetgetlek, és felhozlak messze északról, és beviszlek Izráel hegyeire.