Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzeyden ile cümle

kuzeyden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.Se, der kommer et Folk fra Nord, et vældigt Folk og mange Konger bryder op fra det yderste af Jorden.
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.Se, et folk kommer fra nord, et stort folk, og mange konger skal stå frem fra jordens ytterste ende.
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.Ιδου, λαος θελει ελθει απο βορρα και εθνος μεγα, και βασιλεις πολλοι θελουσιν εγερθη απο των εσχατων της γης.
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.Вот, идет народ от севера, и народ великий, и многие цари поднимаются от краев земли;
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.Ето, люде ще дойдат от север, Да! голям народ и много царе Ще се издигнат от краищата на света.
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.הנה עם בא מצפון וגוי גדול ומלכים רבים יערו מירכתי ארץ׃
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.هوذا شعب مقبل من الشمال وامة عظيمة ويوقظ ملوك كثيرون من اقاصي الارض.
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.看 哪 、 有 一 種 民 從 北 方 而 來 . 並 有 一 大 國 和 許 多 君 王 被 激 動 、 從 地 極 來 到
İşte kuzeyden bir ordu geliyor. Dünyanın uçlarından Büyük bir ulus Ve birçok kral harekete geçiyor.看 哪 、 有 一 種 民從 北方 而來.並有 一 大 國和 許多 君王 被 激動 、 從地極 來到
Kuzeyden çıkan alan çizgileri her zaman güneye gitmek ister tıpkı pozitifin negatifi çekmesi gibi.El Norte siempre busca el sur de la misma forma que lo positivo busca lo negativo y viceversa.
Kuzeyden çıkan alan çizgileri her zaman güneye gitmek ister tıpkı pozitifin negatifi çekmesi gibi.Norte sempre procura sul da mesma forma que positivo sempre procura negativo, e vice versa.
Kuzeyden çıkan alan çizgileri her zaman güneye gitmek ister tıpkı pozitifin negatifi çekmesi gibi.Północ zawsze szuka południa, w ten sam sposób w jaki dodatnie szuka ujemnego i na odwrót.
Kuzeyden çıkan alan çizgileri her zaman güneye gitmek ister tıpkı pozitifin negatifi çekmesi gibi.Sever je vždy přitahován jihem stejně jako kladný přitahuje záporný a naopak.
Kuzeyden çıkan alan çizgileri her zaman güneye gitmek ister tıpkı pozitifin negatifi çekmesi gibi.Север винаги търси юг по същия начин, по който положителният заряд търси отрицателния и обратно.
Kuzeyden çıkan alan çizgileri her zaman güneye gitmek ister tıpkı pozitifin negatifi çekmesi gibi.צפון תמיד מחפש דרום, באותה צורה בה חיובי מחפש שלילי, ולהיפך.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Angin utara pasti mendatangkan hujan; begitu pula pergunjingan pasti menimbulkan kemarahan
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Az északi szél esõt szül; és haragos ábrázatot a suttogó nyelv.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.De noordenwind brengt regen; roddel en achterklap leiden tot boze gezichten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Der Nordwind bringt Ungewitter, und die heimliche Zunge macht saures Angesicht.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.El viento del norte trae la lluvia; y la lengua detractora, el rostro airado
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa ; Còn lưỡi nói hành cách kín_đáo gây cho mặt_mày giận_dữ .
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa; Còn lưỡi nói hành cách kín đáo gây cho mặt mày giận dữ.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Jako wiatr północny deszcz przynosi: tak przynosi twarz gniewliwą język uszczypliwy.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.북풍이 비를 일으킴 같이 참소하는 혀는 사람의 얼굴에 분을 일으키느니라
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.La tramontana porta la pioggia, un parlare in segreto provoca lo sdegno sul volto
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Le vent du nord enfante la pluie, Et la langue mystérieuse un visage irrité.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordanvind föder regn och en tasslande tunga mulna ansikten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind føder regn, og en tunge som hvisker i lønndom, volder sure miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind fremkalder Regn, bagtalende Tunge vrede Miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.O vento norte traz chuva, e a língua caluniadora, o rosto irado.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Pohjatuuli saa aikaan sateen ja salainen kielittely vihaiset kasvot.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severni veter rodi dež: tako obrekljiv jezik lice nejevoljno.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severný vietor plodí dážď a hnevlivú tvár jazyk, ktorý tajne škodí.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vîntul de miazănoapte aduce ploaia, şi limba clevetitoare aduce o faţă mîhnită. -
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vítr půlnoční zplozuje déšť, a tvář hněvivá jazyk tajně utrhající.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Ο βορρας ανεμος εκδιωκει την βροχην το δε ωργισμενον προσωπον την υποψιθυριζουσαν γλωσσαν.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Както северният вятър произвежда дъжд, Така и тайно одумващият език - разгневено лице.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Северный ветер производит дождь, а тайный язык – недовольные лица.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.רוח צפון תחולל גשם ופנים נזעמים לשון סתר׃
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.ريح الشمال تطرد المطر والوجه المعبس يطرد لسانا ثالبا.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北 風 生 雨 、 讒 謗 人 的 舌 頭 也 生 怒 容
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北風生雨 、 讒謗 人 的 舌頭 也 生 怒容
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.A sever je severem odpuzován.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.E norte sempre repele norte.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.I północ zawsze ucieka od północy.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.Y el norte huye del norte.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.Също така, север бяга далеч от север.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.וצפון בורח מצפון.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Ê - díp-tô là một con bò cái tơ đẹp_đẽ , nhưng bị ong lỗ từ phương bắc đến chích nó .
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Ê-díp-tô là một con bò cái tơ đẹp đẽ, nhưng bị ong lỗ từ phương bắc đến chích nó.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Egipt jest jako piękna jałowica; ale zabicie jej od północy idzie, idzie.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Egiptul este o juncană foarte frumoasă... Nimicitorul vine dela miază noapte peste ea...
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Egypt je krásnou jalovicou; zkaza prijde od severa, prijde.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.En herlig kvige er Egypten - kleggen fra nord kommer, den kommer.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.En skön kviga är Egypten; men en broms kommer farande norrifrån.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.En smuk kvie er Ægypten, men en Bremse fra Nord falder over det.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.ép üszõtinó Égyiptom, [de] pusztulás tör reá észak felõl.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Giovenca bellissima è l'Egitto, ma un tafano viene su di lei dal settentrione
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.gypten ist ein sehr schönes Kalb; aber es kommt von Mitternacht der Schlächter.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Kaunis hieho on Egypti. Paarma tulee, tulee pohjoisesta!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod