Bulgarlar bölgeyi yağmaladı ve pek çok esir alarak kuzeyde döndüler.Os búlgaros saquearam a região e retiraram-se ao norte levando muitos cativos.
Minya Valiliği'nin en kuzeyde bulunan şehridir.É a cidade mais ao norte na província de Minya.
Çevre Yolu Caddesi ve diğer büyük caddeler, kuzeyden ilçe merkezini çevrelemektedir.A Çevre Yolu Caddesi, outra das avenidas principais, rodeia a cidade a norte.
Asya'dan gelen ikinci bir popülasyon ise kuzeyde yerleşmiş ve günümüzün Kanada vaşağına evrimleşmiştir.Uma segunda leva deixou a Ásia e se instalou no norte, e evoluiu no lince-do-canadá moderno.
Kuzeyde Alpler bölgesinde Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya'yla kara sınırı vardır.Ao norte, faz fronteira com França, Suíça, Áustria e Eslovênia ao longo dos Alpes.
Kuzeyde Napolice güneyde ise Sicilyaca dillerinin etkisinde kalmıştır.No entanto, a influência do italiano do Norte nas variedades locais da língua siciliana é marcada.
Sıra kuzeyde.Passarela norte.
Dağlık bölge olan kuzeyde, yerleşim yoğunluğu düşüktür.As pequenas vilas na região montanhosa no norte estão envelhecendo e sua população está diminuindo.
Dikdörtgen şeklindeki arsa kuzeyden güneye 961 metre ve doğudan batıya 753 metre uzunluğundadır.É constituido por um rectângulo com 961 metros de Norte a Sul e 753 metros de Leste a Oeste.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.O nível do rio estava diminuindo.
Arabia Deserta: Kuzeydeki çöllük bölgeyi kapsar.Sahara: orçamento derrete no deserto.
Söz konusu saldırı kuzeyde gerçekleşen son büyük çarpışmaydı.Esta foi a última grande batalha terrestre travada no norte.
Reşidiler kuzeyde Osmanlı İmparatorluğu ile dostça ilişkiler sürdürdüler.Os emires Raxidi cooperaram estreitamente com o Império Otomano.
MÖ 930'larda krallık, güneyde Yahudi Krallığı ve kuzeyde İsrail Krallığı olarak ikiye bölündü.Por volta de 930 a.C. o reino se dividiu entre o Reino de Judá, ao sul, e o Reino de Israel, no norte.
Güneyde yaşayanları yerleşikken, daha kuzeyde yaşayan popülasyonlar göçmendir.As populações mais a Norte são migratórias enquanto que as populações mais a Sul são residentes.
Sulu Takımadalarının en büyük ve en kuzeydeki adasıdır.Ele é a terceira maior e a mais afastada ilha ao norte desse grupo.
29 Ağustos 1859’da güney aurorae, Avustralya’daki Queensland kadar kuzeyden bile gözlemlendi.Em 29 de agosto, auroras polares foram observadas em Queensland, na Austrália.
Komşuları batıda Polonya, kuzeybatıda Litvanya, kuzeyde Letonya, doğuda Rusya ve güneyde Ukrayna'dır.Tem fronteiras com a Polónia e a Lituânia a oeste; a Rússia a leste; a Ucrânia ao sul e a Letónia ao norte.
Fırtınanın New York kadar kuzeyde bir alanı vurabileceğini söylediler.Em uma ocasião, o sismógrafo indicou um terremoto ao norte.
Saint-Lanne Gramont Adası,kuzeyde yer almaktadır, 45.8 km² ile ikinci en büyük adadır.Île Saint-Lanne Gramont, também ao norte, é a segunda maior, com 206,2 km².
Özellikle Mamaia kuzeyde sahil dinlenme yeridir.É usual o nudismo, na zona norte da praia.
Ülke toprakları kuzeyden güneye 400 kilometre ve doğudan batıya 500 kilometre olarak uzanır.O território da nação estende-se por 400 km do norte ao sul, e 500 km de oeste a leste.
Kuzeyde İskoçya Krallığı ile sınırı vardı.Het had een landgrens met het Koninkrijk Schotland in het noorden.
Elohist kaynak (E): ~MÖ 850'lerde kuzeydeki İsrail Krallığı'nda yazıldı.De Elohist zou zijn geschreven omstreeks 850 v.Chr. in het noordelijke koninkrijk Israël.
Petah Tikva, kuzeydeki Hayfa'dan sonra İsrail'deki en büyük ikinci endüstriye sahip kenttir.Na Haifa is Petach Tikwa de op een na grootste industriestad van Israël.
Sıra kuzeyde.Nordend in het noorden.
Kuzeydeki bölge ise Hollanda'yı oluşturdu.Toen kocht de provincie Noord-Holland het.
Şehir zaten kuzeyden saldırı tehdidi altındaydı.De stad had al onder Noordelijk vuur gelegen.
Bu imparatorluk daha sonra kuzeyden gelen Slav kavimleri de bünyesinde bulundurmuştur.In het Avaarse Rijk rijk vestigden zich Slavische stammen vanuit het noorden.
Buna karşın Kuzeyde 2. Ordu başarılı bir harekat yapıyordu.De tweede Noordelijke aanval was wel succesvol.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Aan de noordwestzijde neemt de hoogte langzamerhand toe.
Genişliği kuzeyden güneye 400 km kadar uzar ve ortalama yüksekliği 1500-2000 metre arasındadır.Grofweg strekt China zich van zuid naar noord uit tussen 20° en 50° noorderbreedte, een lengte van 3500 km.
Güneyde yaşayan kuşlar kuzeydekilere göre daha küçüktür.Dieren in zuidelijke streken zijn kleiner dan noordelijke dieren.
Kuzeyde dağınık Rumen birlikleri kuşatılarak imha ediliyordu.De geallieerde troepen in het noorden waren nu afgesneden.
Kuzeyden güneye doğru Edirne-Çanakkale E-87 karayolu geçmektedir.De B87 loopt in zuidwestelijke richting de stad uit.
Kuzeyde Nikaragua, güneydoğuda Panama ile komşudur.In het noorden grenst ze aan Nicaragua en in het zuiden aan Panama.
Kuzeyden güneye gölün uzunluğu 36 kilometre ve doğudan batıya genişliği 6 - 12 kilometredir.Van noord tot zuid is het meer ongeveer 36 km lang en van oost naar west tussen de 6 en 12 km breed.
Bu arada kuzeydeki eski suyolları da onarılarak genişletildi.Ook in het noordelijk deel van De Slufter kon de Lange Dam hersteld worden.
IV. Baldwin 1179’da Kuzeyde bazı askeri başarısızlıklarla tanıştı.In 1179 kreeg Boudewijn te maken met militaire tegenvallers in het noorden van zijn koninkrijk.
Ama İngilizler ile Almanlar kuzeyde ilerliyordu.Nog verder noordelijk waren de Engelsen actief.
Kuzeyde yaşayan F. r. fieldi alt türü de küçüktür ve diğerlerinden daha soluk renklidir.Północny podgatunek F. r. fieldi również ma mniejsze rozmiary i ma jaśniejsze upierzenie niż pozostałe.
O dönemlerde Avrupa'nın hemen hemen her yerinde yaşamakta ve İsveç kadar kuzeyde bile üremekteydiler.Były wtedy pospolite na terenie niemal całej Europy, gniazdując na północy aż w Szwecji.
Kerosen ayrıca taşınabilir ısıtıcılarda, özellikle de kuzeyde, evde ısıtma için yaygın olarak kullanılır.Nafta jest także stosowana do ogrzewania domów w przenośnych grzejnikach, szczególnie na północy kraju.
Güneyde yaşayan kuşlar kuzeydekilere göre daha küçüktür.Ptaki żyjące na północy są mniejsze niż ptaki z południa.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Wyżyna ku północy łagodnie się obniża.
Kuzeydeki taarruz planlandığı gibi gelişme gösterdi.Biegnie do portu sprawdzić, czy wszystko poszło zgodnie z planem.
Schleswig-Holstein (Frizce: Slaswik-Holstiinj, Danca: Slesvig-Holsten), Almanya'nın en kuzeydeki eyaletidir.Slaswik-Holstiinj, duń. Slesvig-Holsten) – najbardziej na północ wysunięty kraj związkowy Niemiec.
Ülkedeki sıcaklıklar kuzeyden güneye oldukça farklılık gösterir.Północne stoki wyraźnie różnią się od południowych.
Bu arada kuzeydeki eski suyolları da onarılarak genişletildi.Odnowiono także stary port na północy.
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Populacje północne przenoszą się zimą na południe.
Kuzeydeki sığ kesim kış ayları boyunca donar.Rzeki na północy kontynentu zimą zamarzają na kilka miesięcy.
Hele hele Narvik gibi çok fazla kuzeyde yer alan bir kentte bunların olmasına ihtimal veremiyorlar.Mam nadzieję, że uda mi się zdobyć więcej bramek, takich jak ta zdobyta przeciwko Norwich.
Filipinler'i kuzeyde Luzon Boğazı, batıda ise Güney Çin Denizi çevrelemektedir.Od północy Filipiny oblewane są wodami cieśniny Luzon, od zachodu wodami Morza Południowochińskiego.
Kuzeyde Finlandiya, Estonya ve Letonya, Sovyet alanına dahil edilmişti.W Norwegii, Estonii i Łotwie imagines łowiono nad jeziorami.
Ruslar kuzeyden, doğudan ve batıdan saldırdılar.Czerwoni Khmerzy uderzyli od północnego zachodu, zachodu i południa.
Kuzeyde Almanya ve Polonya ile sınırı bulunmaktadır.Przez Niemcy i Polskę biegnie północna granica zasięgu.
Başkent Santiago'dan 800 km kuzeydedir.Znajduje się 800 km na północ od Santiago.
Taarruzun başarılı olması durumunda hemen kuzeydeki Merkez Tepe yönünde taarruz edilmesi planlanmaktaydı.Gdyby kolej biegła tak jak ją zaplanowano musiała odbić nieco na północ.
Hoste Adası'nı, Navarino Adası'ndan ayırır ve kuzeyde Beagle Kanalı tarafından sınırlandırılır.Den separerar ön Hoste från Navarino och är bunden mellan Beaglekanalen i norr.
Görentaş (Gerdiç) köye hem kuzeyden, hem de güneyden ulaşmak mümkündür.Gruppen delas i en sydlig del (Hoher Rhön) och en nordlig (Vorder Rhön).