Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzeyde ile cümle

kuzeyde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.북풍이 비를 일으킴 같이 참소하는 혀는 사람의 얼굴에 분을 일으키느니라
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.La tramontana porta la pioggia, un parlare in segreto provoca lo sdegno sul volto
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Le vent du nord enfante la pluie, Et la langue mystérieuse un visage irrité.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordanvind föder regn och en tasslande tunga mulna ansikten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind føder regn, og en tunge som hvisker i lønndom, volder sure miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind fremkalder Regn, bagtalende Tunge vrede Miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.O vento norte traz chuva, e a língua caluniadora, o rosto irado.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Pohjatuuli saa aikaan sateen ja salainen kielittely vihaiset kasvot.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severni veter rodi dež: tako obrekljiv jezik lice nejevoljno.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severný vietor plodí dážď a hnevlivú tvár jazyk, ktorý tajne škodí.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vîntul de miazănoapte aduce ploaia, şi limba clevetitoare aduce o faţă mîhnită. -
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vítr půlnoční zplozuje déšť, a tvář hněvivá jazyk tajně utrhající.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Ο βορρας ανεμος εκδιωκει την βροχην το δε ωργισμενον προσωπον την υποψιθυριζουσαν γλωσσαν.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Както северният вятър произвежда дъжд, Така и тайно одумващият език - разгневено лице.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Северный ветер производит дождь, а тайный язык – недовольные лица.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.רוח צפון תחולל גשם ופנים נזעמים לשון סתר׃
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.ريح الشمال تطرد المطر والوجه المعبس يطرد لسانا ثالبا.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北 風 生 雨 、 讒 謗 人 的 舌 頭 也 生 怒 容
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北風生雨 、 讒謗 人 的 舌頭 也 生 怒容
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Det är jobbigt att hålla övningar i norr.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Det er så besværligt at holde øvelser i nord.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Le esercitazioni in comune al nord sono piuttosto dure.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.On hankalaa järjestää yhteiset harjoitukset pohjoisessa.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Tener que hacerlas en el norte es una lata.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Ter exercícios conjuntos no norte é doloroso.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Wspólne manewry na północy to prawdziwa udręka.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Οι κοινές ασκήσεις στα βόρεια είναι μπελάς.
Kuzeyde yapılan ortak tatbikatlar bizim için çok zor.Совместные учения на севере вызывают досаду.
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Chcę wam zapłacić za zdradę na północy.
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Devo fartela pagare per ciò che hai fatto al nord!
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!I skal betale for det, som I gjorde i Northern.
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Maksan sinulle takaisin siitä, mitä teit pohjoisessa.
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Ni ska få betala för vad ni gjorde i Northern.
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Tenho de vos pagar por aquilo que fizeram no norte!
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!¡Tienes que pagármelas por lo que me hiciste en el norte!
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Πρέπει να σας ανταποδώσω όσα κάνατε στον βορρά!
Kuzeyde yaptıklarının bedelini ödetmeliyim!Я должен воздать вам сполна за то, что вы сделали на севере!
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum. Ama neden onların müziklerinden nefret etmediğimi bilmiyorum.Tôi ghét dân miền bắc. nhưng không hiểu sao tôi không ghét âm nhạc của họ.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum. Ama neden onların müziklerinden nefret etmediğimi bilmiyorum.Yo odiaba a la gente del norte, pero no sabía por qué no odiaba a su música.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Ik haatte de mensen uit het noorden.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.J'étais encore un soldat, et je détestais les gens du nord.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.저는 북쪽 사람들을 증오했어요.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Mert tudom, hogy mit tud tenni a népemmel.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Nienawidziłem ludzi z północy.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Odiava as pessoas do norte.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Odiavo le persone del nord.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Мразех хората на север.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.Я ненавидел людей с севера.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.שנאתי את אנשי הצפון.
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.كرهت الناس من الشمال(شمال السودان).
Kuzeyde yaşayan insanlardan nefret ediyordum.でも北の音楽は嫌いじゃないんだ
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.A sever je severem odpuzován.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.E norte sempre repele norte.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.I północ zawsze ucieka od północy.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.Y el norte huye del norte.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.Също така, север бяга далеч от север.
Kuzey kuzeyden uzaklaşıp güneye gider.וצפון בורח מצפון.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Ê - díp-tô là một con bò cái tơ đẹp_đẽ , nhưng bị ong lỗ từ phương bắc đến chích nó .
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Ê-díp-tô là một con bò cái tơ đẹp đẽ, nhưng bị ong lỗ từ phương bắc đến chích nó.
‹‹Mısır güzel bir düve, Ama kuzeyden atsineği geliyor ona.Egipt jest jako piękna jałowica; ale zabicie jej od północy idzie, idzie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod