Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzeyde ile cümle

kuzeyde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Halbuki kuzeyden bu arazilere daha kolayca ulaşım imkanı bulunmaktadır.Te države imajo preko nordijskega koncila omogočeno še lažje prehajanje oseb nordijskimi državami.
Buna karşın, kuzeydeki İngiliz donanması daha başarılı oldu.Poleg tega je Velika Britanija nemško floto uspešno zadrževala v Severnem morju.
Birçok Avrupalı türleri yerlidir, ama bazı kuzeyde beslenenler ve Asyalı olanlar göçmendir.Večina evropskih ptic ni selivk, ampak nekatere, ki gnezdijo severneje in večina azijskih ptic so selivke.
Kuzeyde ise ayı ve kocayemiş ağacı heykeli görülebilir. bu heykel Madrid'in simgelerinden biridir.Tudi na vzhodni strani se nahaja kip, medved in drevo madroño, heraldični simbol Madrida.
Ege Denizi'nde yıllık yağış tutarı kuzeyden güneye gidildikçe azalır.Vidutinė metinė vandens temperatūra einant iš pietų į šiaurę mažėja.
Kuzeyde İskoçya Krallığı ile sınırı vardı.Šiaurėje ji turėjo sieną su Danijos karalyste.
Kuzeyden Sannikov Boğazı ile Kotelinini Adası'ndan ayrılır.Šiaurėje Sanikovo sąsiauriu atskirta nuo Kotelno salos.
Kuzeyde Almanya ve Polonya ile sınırı bulunmaktadır.Turi pasienio ruožą su Vokietija ir Lenkija.
Bölgenin kuzeyden Çek Cumhuriyeti ve Polonya ile sınırı bulunmaktadır.Į šiaurę nuo miesto yra Čekijos-Lenkijos siena.
Kuzeyden gelen saldırıları durdurdular ve Çin uygarlığının pek çok yönünü korudular.Nors šiaurėje valdė ne kinai, jie perėmė nemažai kinų kultūros elementų.
En kuzeyde Doğru balina.Aukščiausias šiaurinis krantas.
En kuzeyde İskandinavya Dağları vardır.Didesnę dalį Norvegijos užima Skandinavijos kalnai.
Kuzeyde Laurasia ve güneyde Gondwanaland oluştu.Jis susidarė skiriantis Laurazijai šiaurėje ir Gondvanai pietuose.
Kuzeyde ABD'nin Teksas ve Arizona eyaletlerinden Güney Amerika'ya kadar bölgede yayılım gösterir.Auga JAV Teksaso ir Arizonos valstijose, Meksikos šiaurinėje dalyje.
Kuzeyde Alplerden, güneyde Akdeniz'in ortasına kadar uzanan 1.000 kilometrelik bir alanı kapsar.Jis tęsiasi apie 1 000 km nuo Alpių šiaurėje iki Viduržemio jūros pietuose.
Petah Tikva, kuzeydeki Hayfa'dan sonra İsrail'deki en büyük ikinci endüstriye sahip kenttir.Petaẖ-Tikva on Iisraeli suuruselt teine tööstuskeskus Haifa järel.
Kuzeyde Barents Denizi, güney ve doğusunda Beyazdeniz ile çevrilidir.Piirneb põhjas Barentsi mere, idas ja lõunas Valge merega.
Kuzeyde kalan savunma hatları, Bursa – Yenişehir – Bilecik – Söğüt yaklaşımını karşılayacak durumdadır.Rinde vastutusala põhjapiir oli Haapsalu - Viljandi - Võru - Pihkva joonel.
Şiî ayaklanmasından birkaç gün sonra da kuzeyde Kürt ayaklanması başladı.Nii tekkis mõned aastad pärast taasiseseisvumist Põhja malevkond.
Kuzeydeki arazi kütlesinin toptan yükselmesi, bölgenin yüksekliğini arttırdı.Raappana rindelõigust põhjapool oli olukord murettekitav.
Batıda Şili, kuzeyde ise Bolivya ve Paraguay ile çevrilidir.Piirneb läänes Tšiiliga, põhjas Boliivia ja Paraguayga.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Loode suunas maapind järjest laskub.
Kale, günümüzde halen ayakta duran en kuzeydeki ortaçağ kalesidir.See on kõige põhjapoolsem keskajal ehitatud linnus, mis on säilinud tänapäevani.
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."Nii on võimalik, et kuni selle aastani polnud sakslastel ega taanlastel võimu Lääne-Eesti üle.
Kuzeyde Finlandiya, Estonya ve Letonya, Sovyet alanına dahil edilmişti.Rahvusvaheliselt ollakse esindatud Läti ja Soome turul.
Bunlar kuzeydeki Norrland, ortadaki Svealand ve güneydeki Götaland topraklarıdır.See asub Rootsi lõunaosa keskel, põhja jääb Norrland ja lõunasse Götaland.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990, a maioria das áreas do Norte.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990년대입니다. 북반구 대부분 지역은 이제 깨끗합니다.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990, la majorité du Nord en est libérée.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990, máme vyčištěnu většinu severních oblastí.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990, phần lớn các vùng phía bắc đã loại trừ được bệnh.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990 rok, większość terenów północnych.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990 sind die meisten nördlichen Gebiete klar.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.1990, болезнь побеждена практически во всех северных регионах.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.En 1990 la vemos en la mayoría de las áreas del norte.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.In 1990 zijn de meeste noordelijke regionen verschoond.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.In anul 1990 a fost eradicata din cea mai mare parte a zonelor nordice.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.V 1990 je väčšina severných oblastí vyčistených.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.ב-1990 - ברוב האזורים הצפוניים.
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.وفي عام 1990انضمت لهم أغلب المناطق الشمالية
1990'da kuzeydeki bölgelerin çoğu kurtuluyor.最近(2009年)の様子を見てみると、感染地区は赤道周辺のみです。
Alaska kadar kuzeyden, Yeni Zelanda kadar güneyden.Aljašky a Nového Zélandu.
Alaska kadar kuzeyden, Yeni Zelanda kadar güneyden.Facebookにページを作って
Alaska kadar kuzeyden, Yeni Zelanda kadar güneyden.북쪽으론 알래스카에서 남쪽으로는 뉴질랜드까지 말이죠.
Alaska kadar kuzeyden, Yeni Zelanda kadar güneyden.מאלסקה בצפון ועד ניו-זילנד בדרום.
Alaska kadar kuzeyden, Yeni Zelanda kadar güneyden.و بعيدا في الشمال مثل الاسكا و بعيدا في الجنوب مثل نيوزيلاندا
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Dal nord giunge un aureo chiarore, intorno a Dio è tremenda maestà
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.dela miază-noapte ne vine aurora, şi ce înfricoşată este măreţia care înconjoară pe Dumnezeu!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Del norte viene un dorado esplendor; alrededor de Dios hay una temible majestad
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Do norte vem o áureo esplendor; em Deus há tremenda majestade.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.fra Norden kommer en Lysning. Over Gud er der frygtelig Højhed,
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Fra Norden kommer gull; om Gud er der en forferdende herlighet.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.I guldglans kommer han från norden. Ja, Gud är höljd i fruktansvärt majestät;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.북방에서는 금 빛이 나오나니 하나님께는 두려운 위엄이 있느니라
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Le septentrion le rend éclatant comme l`or. Oh! que la majesté de Dieu est redoutable!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Mindenható! Nem foghatjuk meg õt; nagy az õ hatalma és ítélõ ereje, és a tiszta igazságot el nem nyomja.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od północy jako złoto przychodzi, ale w Bogu straszniejsza jest chwała.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prichádza blesk ako zlato; ale nad Bohom je strašná sláva.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prihaja zlat lesk – okoli Boga je strašna veličast;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Pohjoisesta tulee kultainen hohde; Jumalan yllä on peljättävä valtasuuruus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod