Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzen ile cümle

kuzen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir kimsenin ebeveynlerinin kuzenlerinin çocukları, o kimsenin 2. dereceden kuzenleridir.Ühe nõo lapsi nimetatakse mõnikord teise nõo laste teise astme nõbudeks.
Wolfram von Richthofen - II. Dünya Savaşı'nda Hava mareşal, Manfred von Richthofen'in kuzeni.Ta oli sõjaväes Manfred von Richthofeni-nimelise 71. eskadroni lennuinstruktor.
İtalyan Komünist Partisi (PCI) sekreteri Enrico Berlinguer'in kuzenidir.Itaalia Kommunistliku Partei kauaaegne liider Enrico Berlinguer oli Francesco Cossiga nõbu.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.제가 10 살 때, 저의 사촌이 그가 다니는 의대를 견학을 시켜주었습니다.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Als ich zehn Jahre alt war, führte mich ein Cousin von mir durch seine Medizinfakultät.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Amikor 10 éves voltam, az egyik unokatestvérem körbevezetett az orvosi egyetemén.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Atunci când aveam 10 ani, un văr m-a condus într-un tur al școlii sale de medicină.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Cuando tenía 10 años de edad, un primo mío me llevó a visitar su escuela de medicina.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Da jeg var 10 år gammel, viste min fætter mig rundt på sit medicinstudie.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Když mi bylo deset, můj bratranec mě vzal na prohlídku jeho lékařské fakulty.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Keď som mala 10 rokov, bratranec ma pozval na prehliadku lekárskej fakulty, kde pracoval.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Ketika saya berusia 10 tahun, sepupu saya mengajak saya berjalan-jalan ke sekolah kedokteran.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Khi tôi 10 tuổi, một người anh họ đã đưa tôi đi một vòng quanh trường y nơi anh theo học.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Kiedy miałam dziesięć lat, kuzyn pokazał mi wydział medyczny.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Ko sem bila stara 10 let, me je bratranec peljal na ogled šole za medicino.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Kun olin 10-vuotias, serkkuni vei minut kiertokäynnille lääketieteelliseen kouluun.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Lorsque j'avais dix ans, un de mes cousins m'a fait visiter sa fac de médecine
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.När jag var 10 år, så tog en av mina kusiner mig på en visning av hans läkarskola.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Quando avevo 10 anni, mio cugino mi fece visitare l'istituto di medicina dove studiava.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Quando eu tinha 10 anos, um primo meu levou-me a visitar a sua Faculdade de Medicina.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Toen ik 10 jaar oud was, nam een neef me mee naar zijn medische faculteit.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Όταν ήμουν 10 χρονών ένας ξάδερφός μου με ξενάγησε στην ιατρική του σχολή.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Когато бях десетгодишна, един мой братовчед ме заведе на обиколка из медицинското си училище.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Когда мне было 10 лет, мой двоюродный брат пригласил меня посмотреть медицинский институт, где он учился.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Коли мені було 10 років, мій двоюрідний брат повів мене на екскурсію медінститутом, де він навчався.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.כשהייתי בת 10 שנים, בן-דודי לקח אותי לסיור בבית-הספר לרפואה שלו.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.عندما كنت في العاشرة من عمري، أخذني إبن عمي في زيارة لكلية الطب التي يدرس بها.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.彼の大学を案内してくれました 特別にと 病理学研究室に
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.我十岁果阵时, 我有个表哥带我参观咗佢返学嘅医学院
19. yüzyılda Francis Galton tarafından keşfedildi. Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Toto objevil v 19. století Francis Galton, bratranec Charlese Darwina.
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Anh họ tôi chết vì AIDS để lại 1 đứa con Chúng tôi tự hỏi nên làm gì với nó?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.제 사촌 하나는 에이즈로 죽었고, 그의 아이들은 고아가 되었습니다. 우리는 슬퍼하며 그녀를 위해 할 수 있는게 무엇인지 고민했습니다.
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Kuzyn zmarł na AIDS, zostawił sierotę, więc co mieliśmy z nią zrobić?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Mijn andere nicht stierf aan aids en liet een wees achter. "Wat doen we met haar?"
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.O altă verişoară a murit de SIDA, lăsând în urmă o fetiţă orfană, şi ne-am zis, bine, dar ce vom face cu ea?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Una prima mía murió de SIDA, dejó una huérfana, así que dije, bueno, ¿qué vamos a hacer con ella?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Un de mes cousins est mort du SIDA et a laisse un orphelin Donc on s'est dit, on va faire quoi d'elle?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Un mio cugino è morto di AIDS, lasciando un'orfana così ci siamo detti, e ora che facciamo con lei?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Мой братовчед почина от СПИН, остави сираче, и ние си казахме, добре, какво ще правим с нея?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Моя двоюродняя сестра умерла от СПИДа, оставила дочь сиротой, и мы сказали, что же мы будим с ней делать?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.בת דודה שלי מתה מאיידס, השאירה יתומה, אמרנו, טוב, מה נעשה איתה?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.قريبي توفى بسبب الأيدز ، وقد ترك بنتا يتمية ، لذا قلنا ، حسناً ، ماذا يمكن ان نفعل لها ؟
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.残された子どもを 母が引き取りました
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Aber warum, Schurke, du hast zu töten meine Cousine?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ale dlaczego, villain, żeś zabić mojego kuzyna?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ale preto, darebák, ty si zabil svojho bratranca?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ale Proto, darebák, ty jsi zabil svého bratrance?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ampak Zatorej, lopov, didst si ubil mojega bratranca?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Dar, de aceea, personaj negativ, l-ai omori vărul meu?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?De miért, gazember, estél néki megölni az unokatestvérem?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Maar daarom, schurk, hebt gij mijn neef te doden?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Mais pourquoi, méchant, tu as tué mon cousin?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Ma perché, cattivo, tu hai ucciso mio cugino?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Mas portanto, vilão, fizeste matar meu primo?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Men hvorfor, skurk, ifald du dræber min fætter?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Men varför, skurk, lät du döda min kusin?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin?Mutta nyt, konna, olit sinä tappaa serkkuni?
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:그러나 그런 이유로, 악당, 그대가 내 사촌을 죽일 didst? 그 악당의 사촌은 내 남편을 kill'd 것이다 :
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:אבל למה, נבל, עשיתי את המעשה: להרוג את בן דודי? זה בן דוד נבל היה kill'd בעלי:
Ama sebepten, kötü, sen benim kuzenim öldürmek yüklediğin? O kötü kuzeni kocam kill yersiniz olurdu:ولكن ولهذا السبب ، الشرير ، شكيت انت تقتل ابن عمي؟ كان ابن عمه الشرير الذي kill'd زوجي :
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod