Dönüştürülüyor: (% 1 aktif,% 2 kuyrukta)Запис (% 1 активни,% 2 изчакват)
Dönüştürülüyor: (% 1 aktif,% 2 kuyrukta)Копирование (% 1 /% 2)
Dönüştürülüyor: (% 1 aktif,% 2 kuyrukta)التمزيق نشط
Dönüştürülüyor: (% 1 aktif,% 2 kuyrukta)リップ中 (%1 進行中 - %2 待機中)
Dünya, ilk zamanlarda kuyrukluyıldız yağmuruna tutuldu.All'inizio della sua esistenza, la Terra veniva bombardata da comete.
Dünya, ilk zamanlarda kuyrukluyıldız yağmuruna tutuldu.En los primeros días de la Tierra, ésta fue bombardeada por cometas.
Dünya, ilk zamanlarda kuyrukluyıldız yağmuruna tutuldu.Nos primórdios da Terra, a Terra foi bombardeada por cometas.
Dünya var olduktan sonraki yarım milyar yıl boyunca sürekli olarak kuyrukluyıldız yağmuruna tutuldu.Durante os primeiros 500 mil anos da existência da Terra esta foi bombardeada permanentemente por cometas.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Anda dengar bahwa kadang anak-anak lahir dengan ekor, itu disebabkan sifat-sifat nenek moyangnya.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Ați auzit că uneori copiii se nasc cu cozi, și asta se întâmplă pentru că e o caracteristică ancestrală.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Avete sentito che, a volte, i bambini nascono con una coda, ed è perché è un tratto ancestrale.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Chắc các bạn cũng từng nghe rằng thi thoảng trẻ sinh ra có đuôi bởi đó là đặc điểm của tổ tiên chúng.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Habrán oído que a veces los pollos nacen con cola y eso se debe a que es un rasgo ancestral.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Hallották, hogy alkalmanként a gyermekek farokkal születnek, ami azért történik, mert az egy ősi jellemző.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.I har hørt at børn undertiden fødes med haler, og det skyldes en nedarvet egenskab.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Je hoorde al dat er af en toe kinderen met staarten worden geboren. Dat is een voorouderlijk kenmerk.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.어린이들이 가끔 꼬리가 달린채로 태어났다고 들어보셨을 텐데요, 이것은 바로 그 특성 때문입니다.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Ni har hört att barn ibland föds med svansar, och det beror på att det är ett nedärvt drag.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Słyszeliście o noworodkach z ogonami, Słyszeliście o noworodkach z ogonami, ogon to cecha odległych przodków.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Už jste asi slyšeli, že se tu a tam narodí děti s ocasy a právě tady se jedná o znak po předcích.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Už ste asi počuli, že sem-tam sa rodia deti s chvostom, a práve to je znak po predkoch.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Вы слышали о том, что иногда дети рождаются с хвостами, поскольку у наших предков был хвост.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.Чували сте, че понякога деца се раждат с опашки и това е защото, това е наследствена характеристика.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.שמעתם שלפעמים ילדים נולדים עם זנבות, וזה בגלל שזו תכונה שירשנו מאבותינו.
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.هل سمعتم عن الاطفال الذين يأتون الى الحياة مع " ذيل " ان هذا يحدث بسبب تنشيط التأسل الرجعي
Duymuşsunuzdur bazen kuyruklu bebekler doğar, çünkü bu atasal bir özellik.人間の赤ちゃんが生まれることはご存じでしょう それは祖先の特徴が故です 起こりうる隔世遺伝の
Eğer alternatif hipotezimizi azalttığı yönünde kurarsak, kuyrukların bir tanesine bakarız. -여기 우리가 고려해야하는 꼬리가 하나 있고 이런 대립가설을 고려해 봅시다.
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Als we kometen kunnen vinden zonder telescoop, moeten we dan niet in staat zijn om woorden te vinden?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Če lahko najdemo komete brez teleskopa, bomo pa že lahko našli tudi besede.
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Dacă putem descoperi comete fără telescop n-ar trebui să fim capabili să găsim cuvinte?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Ha üstökösöket fedezhetünk föl teleszkóp nélkül, csak képesek vagyunk szavakat találni?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Hvis vi kan finde kometer uden et teleskop, burde vi så ikke være i stand til, at finde ord?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Jeśli możemy znaleźć komety bez teleskopu, czy nie powinniśmy umieć znajdywać słów?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Když se daří najít komety bez dalekohledu, neměli bychom být schopni najít slova?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?망원경도 없이 혜성을 찾는 사람도 있는데, 단어를 못 찾겠어요?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Nếu chúng ta có thể tìm thấy sao chổi không cần kính viễn vọng, tại sao chúng ta không thể tìm thấy các từ?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Se conseguimos encontrar cometas sem telescópio, não devíamos conseguir encontrar palavras?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Si nous pouvons trouver des comètes sans télescope, est-ce qu'on ne pourrait pas trouver des mots ?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Si podemos encontrar cometas sin telescopio, ¿no podremos encontrar palabras?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Εάν μπορούμε να βρούμε κομήτες χωρίς τηλεσκόπιο, δεν θα έπρεπε να μπορούμε να βρούμε και λέξεις;
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Ако можем да откриваме комети без телескоп, не трябва ли да можем да откриваме и думи?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Если мы можем обнаруживать кометы без телескопа, не должны ли мы уметь находить слова?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?Якщо ми можемо виявляти комети без телескопа, чи не повинні ми також вміти знаходити слова?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?אם אפשר למצוא כוכבי שביט בלי טלסקופ אז שלא נהיה מסוגלים למצוא מילים?
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?لو أننا نجد نجوم بدون تليسكوب , أليس من المفترض أن نجد كلمات ؟
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?単語だって発見できると思いませんか? 私が何をしようとしているかおわかりでしょう
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Jo då, katten gick på, du ser, en hund morrar när det är arg, och viftar på sina svansen när den är nöjd.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun.'그럼,'고양이가에 가서 '당신이보다시피, 강아지는 화날때, 젠장, 그리고 왝스의 꼬리가 만족되면.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."No cóż," Cat dalej, "widać, pies warczy, gdy jest zły, i macha jej ogonem, gdy jest zadowolony.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."No, potem," Cat nadaljeval, "vidiš, psa growls, ko je to jezen, in wags njegove rep, ko je zadovoljen to.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Nos," a macska folytatta, "látod, a kutya hörgés, ha dühös, és csóválja a farka, ha ez tetszett.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."No sitten," Kissa jatkoi, "näet, koira murisee, kun se on vihainen ja wags sen häntää, kun se on tyytyväinen.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun.'Nou, dan,' de Kat ging, 'zie je, een hond gromt als het kwaad, en kwispelt met z'n staart als het tevreden.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Tak," kočka pokračoval, "Víte, pes vrčí, když je naštvaný, a vrtí jeho ocas, když je to těší.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Tak," mačka pokračoval, "Viete, pes vrčí, keď je naštvaný, a vrtí jeho chvost, keď je to teší.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Ну, тогда, 'Cat продолжал:" Вы видите, собака рычит, когда он сердится, и машет хвост, когда он доволен.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."ובכן," החתול המשיך, "אתה רואה, כלב נוהם כאשר הוא כועס, מכשכש שלה הזנב כאשר הוא מרוצה.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun.それが嬉しくて尾。 私は怒っているとき今私は、うなり声、私は私の尾を喜んで、そしてWAGている時。
Elbette, bu pasif bir kuyruk.Aber hierbei handelt es sich natürlich um einen passiven Schwanz.
Elbette, bu pasif bir kuyruk.Dar desigur, aceasta este o coadă pasivă.