Ana içeriğe geç
Sözlük

kuvvetli ile cümle

kuvvetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Музыка очень быстро узнаваема, и возникающие при этом ассоциации очень сильны.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.Ascoltando tutti voi, la complessità del pensiero, la complessità stratificata del significato è travolgente.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.Hallgatni mindannyiójukat, a gondolatok összetettségét, a jelentések szintjeinek összetettségét, fantasztikus.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.여러분 스스로 귀 기울여 보세요, 생각의 복잡함, 의미의 복잡함 등이 넘쳐나고 있습니다.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.la complejidad de las capas del significado es aplastante.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.la complexité des niveaux de signification est débordante.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.Sự phức tạp của ý nghĩ, sự phức tạp của các lớp nghĩa quá mãnh liệt.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.Като слушам всички вас, сложността на мисълта, сложността на пластовете значения е поразителна.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.כשמקשיבים לכולכם, מורכבות המחשבה, המורכבות של שכבות המשמעות היא מהממת.
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.الاستماع الى كل واحد منكم ، وتعقد الفكر تعقد طبقات المعنى هو شيء غامر
Hepinizi dinlerken, düşüncenin karmaşıklığı, anlam katmanlarının karmaşıklığı çok kuvvetli olduğu bariz.多層になった意味の複雑さは圧倒的だと感じます そして建築も、そこから逃げてはいけないのです
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Arrossisco sempre con tanta facilità: per lo sforzo fisico, per il vino, per le emozioni forti.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Ich bin schon immer leicht errötet, durch körperliche Anstrengung, durch Wein, durch starke Gefühle.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Ik heb altijd veel gebloosd, na fysieke inspanning, door wijn, door sterke emotie.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Jag har alltid rodnat lätt, av fysisk utmattning, av vin, av starka känslor.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.J'ai toujours rougi facilement, à l'effort physique, à cause du vin, aux émotions fortes.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Jeg har altid rødmet meget let, fra fysisk anstrengelse, fra vin, fra stærke følelser.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.나는 늘 심하게 운동을 하거나 와인이나, 들뜬 기분으로 쉽게 볼이 발개지곤 했다.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Mereu roşeam uşor din cauza efortului fizic, din cauza vinului sau a emoţiilor puternice.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Mindig könnyen pirultam, az erőfeszítéstől, a bortól, a kimagasló érzelmektől.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Od zawsze łatwo czerwieniałem, czy to z wysiłku, od wina, czy z emocji.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Saya memang mudah tersipu, karena kelelahan, karena anggur, atau karena emosi.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan."Sempre me ruborizei com facilidade, do esforço físico, "do vinho, de uma grande emoção.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Siempre me sonrojo con facilidad, con ejercicio físico, con vino, cuando me emociono.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Tôi luôn rất dễ xúc động, do thể chất, do rượu vang, do xúc cảm dâng trào.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Vždycky snadno zčervenám, z fyzického úsilí, z vína, z velkého vzrušení.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Πάντα κοκκίνιζα εύκολα, από την σωματική άσκηση, από το κρασί, από τα δυνατά αισθήματα.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Винаги съм се изчервявал лесно от физическо напрежение, от вино, от приятна емоция.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Я всегда много краснею: от физических нагрузок, от вина, от эмоций.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.Я завжди багато червонію: від фізичних навантажень, від вина, від емоцій.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.תמיד הסמקתי בקלות אם ממאמץ גופני, בגלל יין, מהתרגשות.
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.لكنت دوماً سريع الذوبان من المجهود البدني من النبيذ، من المشاعر العالية
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.感情が高ぶったりすると すぐに僕は赤くなる 小さかった頃 僕は姉たちや 級友たちによくからかわれていた
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Вона найвпливовіша з двох причин: її швидко впізнають і дуже потужно асоціюють.
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."C'est que le pouvoir des gens est bien plus fort que les gens au pouvoir.
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."국민의 힘이 권력을 가진 사람 보다 훨씬 강합니다.
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."lebih kuat dari pada orang-orang yang berkuasa.
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir.""O poder das pessoas é muito mais forte do que as pessoas no poder".
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."Władza ludzi jest dużo silniejsza niż ludzie u władzy. Władza ludzi jest dużo silniejsza niż ludzie u władzy.
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."והעם המצרי הוכיח את נכונותו: כוחם של האנשים
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."قوة الشعب أقوى بكثير من قوة الذين يحكمون الشعب
"İnsanların gücü iktidardakilerin gücünden çok daha kuvvetlidir."はるかに強いということです ありがとうございました
İsa'nın solundan gelen oldukça kuvvetli bir ışık var.Levá strana Kristovy tváře je ostře osvětlena, jako v divadle.
İsa'nın solundan gelen oldukça kuvvetli bir ışık var.Ostre światło, prawie,że teatralne światło po lewej stronie twarzy Chrystusa.
İsa'nın solundan gelen oldukça kuvvetli bir ışık var.Una luz fuerte, casi teatral, cae en el lado izquierdo de la cara de Cristo.
İşte, Müslümanların, vurulan kardeşleriyle ilgili hissettikleri hisler bu kadar kuvvetliydi.하지만 그건 얼마나 강한 무슬림의 태도 그냥 그런 총격을 받고 그 형제에 대 한.
Kaslarını görüyoruz, vücudu kuvvetli ancak yenilmiş ve acı çekiyor.Ж: Верно, скульптура проникнута состраданием, она вызывает эмоциональный отклик.
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Cuanto más poderoso nuestro alcance, es más importante el preguntar "Acerca de qué?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Cu cât e mai puternică strădania noastră cu atât e mai importantă întrebarea "Despre ce?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Hoe krachtiger ons bereik, hoe belangrijker de vraag "waarvan?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Im większy jest nasz zasięg możliwości, tym ważniejsze jest pytanie "Po co?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Je größer unser Einfluss ist, desto wichtiger ist die Frage "Worüber?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.우리가 더 강력하게 뻗을수록 "무엇에 대한 것인가?"라는 질문이 더 중요해집니다.
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Plus grande est notre portée, plus pressante se fait la question : "A quel sujet ?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Quanto più ampie sono le nostre competenze, tanto più importante diventa la domanda "Di che cosa si parla?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Tầm vươn xa của chúng ta càng rộng, câu hỏi "Về điều gì?" càng trở nên quan trọng.
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Όσο μεγαλύτερη η ικανότητά μας να προσεγγίσουμε, τόσο πιο σημαντική η ερώτηση "Τι;"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Колкото по-мощно е постиженитео ни, толкова по-важен е въпросът: "За какво?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Чем более силён наш размах, тем более важным становится вопрос "О чем?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Чим більший розмах, тим важливішим є питання: "Заради чого це?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod