Ana içeriğe geç
Sözlük

kuvvetli ile cümle

kuvvetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.Tyngdekraft er mere kraftfuldt når der er flere ting.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.Y así es como funciona. La gravedad es más poderosa donde hay más materia.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.Zwaartekracht is sterker waar er meer materiaal zit.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.Η βαρύτητα είναι πιο ισχυρή όπου υπάρχει περισσότερη μάζα.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.Гравитация мощнее там, где присутствует больше материи.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.Гравитацията е по-мощна, където има повече неща.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.כבידה משפיעה יותר היכן שיש יותר חומר.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.تكون قوى الجاذبية أعظم حيث توجد مادّةٌ أكثر.
Daha çok şey olan yerlerde yerçekimi daha kuvvetli.より強力になります 少しだけ密度の濃い部分では
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.Det er mere elektronegative, hvilket betyder den slags svin elektroner bit lidt mere.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.É mais eletronegativo, o que significa que tipo de porcos os elétrons um pouco mais.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.Es ist elektronegativeren, d. h. es Art von Schweinen die Elektronen etwas ein wenig mehr.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.Es más electronegativo. Eso significa que el quiere los electrones un poco más.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.Jest bardziej elektroujmeny, czyli mocniej ciągnie elektrony w swoją stronę.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.Je víc elektronegativní, což znamená, že se víc snaží přitáhnout si elektrony k sobě.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.더 전기 음성도가 크다는 말은 좀 더 전자들을 끌어 당긴다는 것을 의미한다.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.Бути більш електронегативним означає більше відбирати електрони.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.A legerősebb motiváló, ami sokkal erősebb, az a félelem.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Die stärkere, viel stärkere Motivation ist Angst.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.호기심보다 더 강한 동기는 두려움입니다.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.La motivación más fuerte, mucho más fuerte, es el miedo.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.O wiele silniejszą motywację daje strach.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Silnější motivací, mnohem silnější motivací je strach.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Una motivazione più forte, molto più forte, è la paura.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Une motivation plus puissante, nettement plus puissante, c'est la peur.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Un motiv mai puternic, cel mult mai puternic, e frica.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Το ισχυρότερο κίνητρο, το πολύ ισχυρότερο κίνητρο, είναι ο φόβος.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.Гораздо более сильный стимул — страх.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.По-силната мотивация, много по-силната мотивация е страхът.
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.המניע החזק יותר, הרבה יותר חזק, הוא פחד
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.والسبب الثاني القوي الذي يدفعنا للاكتشاف هو الخوف
Daha kuvvetli, çok daha kuvvetli neden korku.これは私達を月へと駆り立てたものでした 文字通り恐怖によって
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Es wird stärkere Stürme und größere Überflutungen geben.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Frmol globálního oteplování se stal časově náročným a odváděl mě od vědecké práce.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Il y aura des tempêtes plus fortes et des inondations plus importantes.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.I temporali sono più forti e le inondazioni più severe.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.이는 더 강력한 폭풍이나 더 큰 홍수가 될 수도 있죠.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Nadejdą silniejsze burze i większe powodzie.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.On tulossa voimakkaampia myrskyjä ja suurempia tulvia.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Sẽ có nhiều trận bão và lụt lội quy mô lớn hơn.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Vor fi furtuni mai puternice și inundații mai mari.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Θα υπάρχουν ισχυρότερες καταιγίδες και μεγαλύτερες πλημμύρες.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Ураганы и наводнения наберут мощь.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.יהיו סופות חזקות יותר ושטפונות גדולים יותר.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.ستكون هناك عواصف أقوى وفيضانات أكبر.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.地球温暖化の騒動は 私の時間を
Dehşetimin büyük bir bölümünü atın her sıçrayışında kuvvetli bir biçimde osurması oluşturuyordu.내가 잊고 있던 건, 내 경외심의 적잖은 부분은 그 말이 정말 매번 펄쩍펄쩍 뛸 때마다 강력한 방귀를 뀌었다는 사실 때문이었어.
Dehşetimin büyük bir bölümünü atın her sıçrayışında kuvvetli bir biçimde osurması oluşturuyordu.כבר הספקתי לשכוח שחלק לא מבוטל מיראת-הכבוד שלי נבע מהעובדה שבכל פעם שניתר באוויר היה הסוס מפליץ באון.
Dehşetimin büyük bir bölümünü atın her sıçrayışında kuvvetli bir biçimde osurması oluşturuyordu.فيما كدت انسى بأن جزءاً من رعبي تمثل في أن كل قفزة قفزها كان الحصان يضرط بقوة
Devrim! Bu sözcüğün çok kuvvetli bir anlamı var.Ta beseda ima globok pomen...
Devrim! Bu sözcüğün çok kuvvetli bir anlamı var.To słowo stało sie rzeczywistością.
Diğer bir sebep -- belkide bence en kuvvetli sebep-- yavaşlamanın neden zor gelmesi kültürel bir tabudur.또다른 이유는 - 아마도 가장 강력한 이유라고 생각하지만요 -- 왜 느려지기가 어려운가는, 그것이 문화적 금기로서
Diğer bir sebep -- belkide bence en kuvvetli sebep-- yavaşlamanın neden zor gelmesi kültürel bir tabudur.סיבה נוספת -- אם כי, לדעתי, הסיבה החזקה ביותר -- מדוע קשה לנו כל-כך להאט היא הטאבו התרבותי
Diğer bir sebep -- belkide bence en kuvvetli sebep-- yavaşlamanın neden zor gelmesi kültürel bir tabudur.文化的なタブーが関わっています 私たちの文化でスローダウンは
Eğer bu elektrik alanı çizmem gerekirse, baya kuvvetli bir alan.Así que si tuviera que señalar este campo eléctrico cerca hasta su bastante fuerte.
Eğer bu elektrik alanı çizmem gerekirse, baya kuvvetli bir alan.그래서 만약 제가 점전하에서 가까운 곳에서 전기장을 특정한다면 상당히 강할 것입니다
Eğer bu elektrik alanı çizmem gerekirse, baya kuvvetli bir alan.כשנצייר את השדה החשמלי הזה, קרוב למטען הוא די חזק.
Eğer bu elektrik alanı çizmem gerekirse, baya kuvvetli bir alan.إذن إذا ماقمت برسم هذا المجال بشكل مغلق تماماً أنه قوي جداً
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Aber Wilkins dachte, dass DNA die sicherste Annahme war und er zeigte dieses Röntgenbild.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Ale Wilkins uważał inaczej i pokazał nam tą fotografię rentgenowską.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod