Cephenin sağ kanat birlikleri, 2. Baltık Cephesi kuvvetleriyle birlikte Daugavpils'i geri aldı.Les troupes de l'aile droite du front, en interaction avec les forces du 2e Front balte libérèrent Daugavpils.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.En 1999, pendant la guerre du Kosovo, la ville fut gravement endommagée par les bombardements de l'OTAN.
İtalyan kuvvetlerinin takviyesinin yaratacağı tehlikeyi sezinledi.Ils surestimaient la capacité des forces italiennes.
Sonunda Sicilya'ya vardı ve orada Bizans kuvvetlerinin komutasını aldı.Il parvient ensuite en Sicile et prend le commandement de l'ensemble des forces byzantines présentes.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Les forces en présence étaient inégales.
1115 yılında kuvvetleri imparatoru Welfesholz Savaşı'nda yendi.En 1115, avec ses guerriers saxons, il écrase les armées de l'empereur à la bataille de Welfesholz (en).
Oradaki kuvvetlere silah ve cephane yollamak imkansız gibiydi.Il est facile de s'y procurer légalement armes et munitions.
1971-1974 yıllarında Sovyet Silahlı Kuvvetleri'nde görev yaptı.En 1971-1973, il a servi dans les rangs des forces armées de l'URSS.
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.Environ les deux tiers de ces unités ont été exportées.
Gazete, 2 Nisan 1946 tarihinde Hamburg şehrinde Britanyalı işgal kuvvetlerince kuruldu.Le journal est créé à Hambourg en 1946 par les forces d'occupation britanniques.
Silahlı kuvvetleri seferber etmek.Désarmer les forces de police.
Harekât, doğal olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönündeki ilerleyişini durdurmayı amaçlamıştır.Cette bataille permit à l'Armée rouge de progresser jusqu'aux abords immédiats de Berlin.
Savaştan sonra Rus işgal kuvvetleri tarafından işgal edildi.Ses sites industriels furent démantelés par les forces d'occupation russes après la guerre.
Sovyet kuvvetlerine yaklaştı.Puis elle se rend aux forces soviétiques.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 28. Genelkurmay Başkanı'dır.Özel est le 28e chef d'état-major des Forces armées turques.
16 Ocak - Eisenhower Avrupa’daki Müttefik Kuvvetler başkomutanlığına atandı.24 janvier : Eisenhower est nommé commandant suprême des forces alliées en Europe.
Alman kuvvetleri 1.690 km. ilerlemişlerdi ve 3.100 km.lik bir cephe hattına ulaşmışlardı.Les Allemands avaient avancé de 1 700 km et tenaient un front de 3 100 km.
II. Dünya Savaşı sırasında Hava kuvvetleri komutanı.Lieutenant de l’armée de l'air pendant la Seconde Guerre mondiale.
5 Mart - Batı’da Müttefik kuvvetler Köln’ü aldı.5-6 mars : Cologne est prise par les Alliés.
O zamandan beri, silahlı kuvvetler Pakistan tarihinde belirleyici bir rol oynamıştır.Depuis lors, l'emblème du lion a joué un rôle important dans l'histoire du Sri Lanka.
Eski Japonya deniz kuvvetlerinin bazı torpidoları.Un ancien marteau de guerre Japonais.
II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri adada bir radar istasyonu kurmuştur.Pendant la Seconde Guerre mondiale, la Royal Air Force a construit une station radar.
Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri bünyesinde albaydır.On lui remet un brevet de lieutenant des forces armées révolutionnaires cubaines.
1960 askeri müdahalesinden sonra tekrar Silahlı Kuvvetler'e alındı.Ils ont été réaffectés après 1960 aux escadrons de réserve.
Fakat destek kuvvetlerin gelmesiyle durum Radetzky açısından iyiye gitmeye başlamıştır.Du fait des pertes, commence à se poser le problème des renforts.
De Gaulle, Londra'da Özgür Fransa Kuvvetlerini kurdu.De Londres, de Gaulle crée puis dirige les Forces françaises libres.
1943 yılında Sovyet Silahlı Kuvvetleri'nde bulunan her 10 personelden biri kadınlardan oluşuyordu.En 1943, 4 équipes de 10 hommes forment un groupe de l'Armée secrète.
Kuvvetler ayrılığıyla ilgili önemli değişiklikler yapılmıştır.Là aussi, des modifications importantes sont faites en ce qui concerne la répartition des passagers.
7. Deniz Kuvvetleri Komutanı'dır.Comment faire ? 7e corps d'armée 7.
Rus Kara Kuvvetleri'nin hizmetindedir.Il fait partie de l'armée de terre russe.
1941'de Londra'daki Özgür Fransa Kuvvetleri'ne girmiştir.Il rejoignit en 1941 les Forces françaises libres.
26 Ağustos 1999 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine atandı.Le 6 août 2004, l’amiral assuma le commandement de cette flotte.
Kadınlar da Silahlı Kuvvetleri'nde hizmet edebilir.Les femmes peuvent être armées.
İttifak kuvvetlerinin amacı Sivastopol'un limanı ve kalesini ele geçirmekti.Elle avait pour objectifs: prendre et sécuriser le port de Bassorah.
Ancak bu elektromanyetik kuvvetler bütün resmi kapsamamaktadır.L'ensemble de ces forces aérodynamiques forme la force vélique.
Fransız kuvvetleri Mora Yarımadası'na çıktı.Les troupes françaises composaient la moitié sud.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması ABD Silahlı Kuvvetleri'nin deniz koludur.Voici la liste des canonnières de la marine des États-Unis.
Oltu Hükümet Kuvvetlerine katılmıştır.Elle participe aux négociations avec le gouvernement.
Askerlik hizmetini Deniz Kuvvetlerinde yaptı.Il effectua son service militaire dans la Marine nationale.
Türk Deniz Kuvvetleri'nde çeşitli kademelerde görev yaptı.À plusieurs reprises il défit la marine turque.
Başlangıçta Almanlar hava kuvvetlerini dağıtacaktı.Il recherchait tout d'abord à éliminer les troupes aéroportées allemandes.
Zimbabve Hava KuvvetleriPortail du Zimbabwe
Irak Silahlı Kuvvetleri, kendisine bağlı 4 birim bulundurur.L'armée irakienne engage quatre divisions,.
Sovyet kuvvetleri bölgeyi istila edince orayı terk etmek zorunda kaldı.Celui qui passait aux troupes de l'Union pouvait quitter le camp.
Bununla birlikte Herodot Pers kuvvetlerinin sayısı hakkında bir bilgi vermemektedir.Hérodote n'a pas laissé de données pour le nombre de soldats perses.
Aynı zamanda hemen hemen tüm Müttefik Kuvvetler tarafından kullanılan tek tanktı.En plus, presque tous s'entraînèrent avec la Force Delta.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun deniz kuvvetleridir.La Marine de la République islamique d'Iran est la force navale de l'Iran.
11.00'de sona eren üçüncü Konfederasyon saldırısının ardından Birlik kuvvetleri geri çekildi.La fin des combats eut lieu vers 11 h 30 du matin quand les Confédérés se retirèrent.
İvankovaç Muharebesi (18 Ağustos 1805), Sırp asilerle düzenli Osmanlı kuvvetleri arasındaki ilk ciddi çatışma.En 1805, à Ivankovac, a lieu le premier grand affrontement entre les armées serbes et ottomanes.
Her iki taraf da gün boyu cephedeki kuvvetlerini takviye etmiştir.Il est contraint de répartir ses forces uniformément sur toute la longueur du front.
Bunlar görünen zahiri kuvvetlerdir.They are indeed as it were a guard to vertue .
625 yılında kuvvetleri Fırat'a doğru geri adım atmaya çalıştı.En 625, ses forces se dirigèrent vers l’Euphrate.
Rus kuvvetleri yöremizde kaldığı süre içerisinde çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır.Les forces russes en ont capturé plusieurs au cours de leur progression.
Harekât sırasında Sovyet kuvvetleri Vilnüs'ü kuşattı ve sonunda geri aldı.Pendant l'offensive, les forces soviétiques encerclèrent et capturèrent la ville de Vilnius.
ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı General John J. Pershing'e verildi.Les forces étaient dirigées par John J. Pershing.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.La Libye fut conquise par les Italiens.
Manyetik asma• elektromanyetik kuvvetlerin kullanımı ile bir objeye olan yerçekimi etkisini askıya alır.La lévitation magnétique suspend un objet malgré la gravité en recourant aux forces électromagnétiques.
USS McFaul (DDG-74), ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait Arleigh Burke sınıfı bir muhriptir.L’USS McFaul (DDG-74) est un destroyer américain de la classe Arleigh Burke.
Sovyet kuvvetleri 3 Eylül 1943 tarihinde Dinyeper’in doğu kıyılarına ulaştı.Le 3 septembre, les forces soviétiques atteignaient la rive orientale du Dniepr.
Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birlikler Suriye sınırına doğru kaydırılmaya başlandı.Des troupes turques sont massées à la frontière syrienne.