kutup ile cümle
kutup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Nadya da herkes gibi bu kitaplara devrimciler sayesinde ve yeraltı kütüphanelerinde ulaşma imkanı buluyordu.Bijgevolg hadden revolutionairen dergelijke boeken verzameld en ze in ondergrondse bibliotheken gehouden.
Gezegenin tarihi boyunca birçok kez manyetik kutupların yer değiştirdiği bilinmektedir.In de geschiedenis van de Aarde hebben de magnetische polen al vele malen met elkaar van positie gewisseld.
Yeni yerine geçtikten sonra koleksiyon dört kategoriye ayrıldı: Arkeoloji, Etnoloji, Doğa Tarih ve Kütüphane.Opgericht in 1915, is het museum verdeeld in 3 secties: etnografie, geschiedenis en kennis van de natuur.
Lütfi Bey Kütüphanesi.Querido's Uitgeverij BV.
63 km uzunluğu ile kutup bölgelerinin dışında kalan en uzun buzullardan biridir.Met een lengte van 62 km is het een van de langste gletsjers buiten de poolgebieden.
18. yüzyılın ikinci yarısında dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir.Hij is echter vooral bekend als een van de grootste bibliofielen van de 18e eeuw.
Müzik kütüphanesiMuziekbibliotheek van de omroep
Avrupa Dijital Kütüphanesi Europeana'da şu an yaklaşık 13 milyon dijital materyal bulunmaktadır.Inmiddels zijn er via Europeana 30 miljoen objecten te vinden.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Eenmaal daar blijken de pinguïns hier niet te zijn.
Dokümanları New York Halk Kütüphanesi'nin el yazısı bölümü tarafından toplanır.Ze werden aangekocht door de New York Public Library.
Bu yapıda Kongre’nin Hukuk Kütüphanesi de yer alır.Ook was de Juridische Bibliotheek in het gebouw gevestigd.
İngilizce sözleri ve çevirileri Roots Reggae Kütüphanesinde mevcuttur.De vertalingen en regies zijn in handen van Gerard Cox.
ImageMagick'in birçok programlama dili için kütüphanesi bulunmaktadır.Daarom hebben veel programmeertalen allerlei toepassingsspecifieke bibliotheken.
Ayrıca Haus der Niederlande adlı halk kütüphanesi de mevcuttur.Ook in de Digitale bibliotheek voor de Nederlandse letteren.
Ana kütüphaneyi günlük 5.000 kişi kullanmaktadır.De Centrale Bibliotheek op het Oosterdokseiland trekt dagelijks rond de 5.000 bezoekers.
"Almanya'da Afrin Kutuplaşması mı?".Ik draag de Duitse cultuur in mij".
Hem halk kütüphanesi hem parlamento kütüphanesi hizmeti verir.Biblioservice verzorgt ook de service van de bibliobussen.
Bu kompleksin içerisinde tapınak ve kütüphane de bulunmaktadır.Het complex omvat ook een bibliotheek en een kerk.
Ayrıca birçok kütüphanesi bulunmaktadır.Bovendien bevat de taal een reeks van zeer nuttige bibliotheken.
Buna ek olarak, kullanıcılar kendi müzik kütüphanelerinde dinlemek için ek akış akışlarına girebilirler.De gebruiker heeft ook de mogelijkheid om zelf geluiden toe te voegen in de zogenaamde geluidsbibliotheek.
Kütüphanenin en eski kitabı, 1300 yıllık bir Kur’an'dır.Het oudste archiefstuk is uit het jaar 1300.
Yazma Escurial Kütüphanesi'nde bulunmaktaydı.Hij verscheen in boek De Duistere Deur.
Ayrıca kiliseler, kaleler, kütüphaneler ve arşivler yağmalanıp, yerle bir edildiler.Kastelen, adellijke woningen, bibliotheken, archieven en schatkamers waren geconfisqueerd en leeggeroofd.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.Dit bevindt zich momenteel in de Huntington Library in Californië.
Eş kutuplu jeneratör (yukarıda solda), bu duruma bir örnektir.De brandnetel (Urtica) is daar een voorbeeld van.
1994'ten beri Polonya Ulusal Kütüphanesi'nde çalışıyordu.Makowski werkt sinds 1994 bij de Nationale Bibliotheek.
Ayrıca müzenin kendi kütüphanesi ve kitapçısı bulunmaktadır.Ook beschikt het museum over een eigen bibliotheek.
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.Tegenwoordig wordt het in de Nationale Bibliotheek in Madrid bewaard.
Kutupsal koordinat sistemiCoördinatiegetal Veelvlak
Kütüphaneye geri döner ve orada polisler ile karşılaşır.Hij loopt naar buiten en komt daar in aanraking met de politie.
Elizabeth Garrett Anderson'un arşivleri London School of Economics'deki Kadın Kütüphanesinde tutulmaktadır.De archieven van Millicent Fawcett zijn te vinden in de Women's Library van de London School of Economics.
Scott'ın tüm takımı kutuptan dönüş yolculuğunda öldü.Zijn vrouw overleed op de terugreis aan de waterpokken.
Raffaello, burada ilk olarak Papanın kütüphanesini dekore etti.De Rega-vleugel huisvestte oorspronkelijk de bibliotheek van de universiteit.
Kız, gözlerini kapattığında kendisinin büyük bir kütüphanede olduğunu anlatır.Als geleerde man beschikt hij in zijn appartement over een grote bibliotheek.
ODTÜ Kütüphanesi, Ekim 1957'de küçük bir birikimle açılmıştır.Gemeenschappelijke station en de lus werd geopend in een oktober 1915.
Kütüphanenin ilk yıllarında kütüphaneye büyük ilgi gösterilmekte idi.In de beginjaren was de bibliotheekvoorziening nog basaal.
Haloun'un belgeleri Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.Zijn archieven werden gedeponeerd in de Cambridge University Library.
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.Wat later verlaten ze samen de bibliotheek.
Dijital kütüphane kullanıcıları kütüphaneye gitmek zorunda değildirler.Bibliotheekmedewerkers zijn dan echter niet beschikbaar.
Büyük boyutlu bir kütüphanesi bulunmaktadır.Hij moet over een omvangrijke bibliotheek hebben beschikt.
Kutup ayılarının dokunma duyusu hakkında oldukça az bilgiye sahibiz.Heel weinig is geweten over de ontstaansgeschiedenis van de tapijten.
“Oğlumun Kütüphanesi” adlı çeviri dizisini hazırlamaya başladı.De ontsluiting is wel 'het hart van het bibliotheekvak' genoemd.
Osmanlı Devleti döneminde Hüdavendigar vilayetinde 16 kütüphane vardı.De Muur had in de tijd van Aurelianus zestien stadspoorten.
Kütüphanede John'u gördüm.Ik heb John gezien in de bibliotheek.
Bu kitabı bugün kütüphaneye iade etmem lâzım.Ik moet dit boek vandaag terugbrengen naar de bibliotheek.
Bu kitabı bugün kütüphaneye geri götürmeliyim.Ik moet dit boek vandaag terugbrengen naar de bibliotheek.
O, kitabı kütüphaneye geri götürdü.Ze bracht het boek terug naar de bibliotheek.
Kütüphanede yalnızdılar.In de bibliotheek waren ze alleen.
Kütüphane nerede?Waar is de bibliotheek?
Haftada en az bir kere kütüphaneye giderim.Ik ga naar de bibliotheek ten minste een keer per week.
Haftada en az bir kere kütüphaneye giderim.Ik ga minstens één keer per week naar de bibliotheek.
Haftada en az bir kez kütüphaneye giderim.Ik ga naar de bibliotheek ten minste een keer per week.
Haftada en az bir sefer kütüphaneye giderim.Ik ga naar de bibliotheek ten minste een keer per week.
Haftada en az bir kez kütüphaneye giderim.Ik ga minstens één keer per week naar de bibliotheek.
Haftada en az bir sefer kütüphaneye giderim.Ik ga minstens één keer per week naar de bibliotheek.
Bugün kütüphanede çalışmam gerekiyordu ama yaklaşık 12.00'de uyandım.Eigenlijk had ik vandaag in de bibliotheek moeten studeren, maar ik ben pas rond de middag wakker geworden.
Ben bir kitap okumak için kütüphaneye gittim.Ik ging naar de biblotheek om een boek te lezen.
2012'de Vakko Moda Vakko Merkezi bünyesinde Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi kuruldu.In 2012 werd de Vitali Hakko Creative Industries Library geopend in het Vakko Fashion Center.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.W odróżnieniu od bibliotek publicznych, rzadko zezwalają na pożyczanie książek obywatelom kraju.
Birçoğu Peru Devlet Kütüphanesi'nde bulunabilmektedir.Większość z nich można znaleźć w Bibliotece Narodowej Peru.
İlgili Sayfalar