kutup ile cümle

kutup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Washington, DC: Kongre Kütüphanesi.Washington, D.C.: Biblioteca do Congresso e Gabinete dos Direitos de Autor dos Estados Unidos.
Yaklaşık beş bin ciltlik bir kütüphane, zamanın en önemli eserlerini içermektedir.Biblioteca do Sesi - Possui mais de 5 000 obras.
Eser ABD'de birçok halk kütüphanesinde yasaklandı ve okulların müfredatından çıkarıldı.Várias escolas públicas dos Estados Unidos, proibiram às crianças de assistirem a série.
Dördüncü katta ise Kubbe Salonu, hükûmet toplantı salonu ve Kütüphane bulunmaktadır.O terceiro e quarto andares abrigam escritórios administrativos e uma biblioteca.
Kutupsal koordinat sistemiSistema de coordenadas Sistema de referência
Kutup ayıları muhteşem yüzücülerdir.Os crocodilianos são excelentes nadadores.
Günümüzde kullanılan Millî Kütüphane binası için çalışmalara 1965 yılında başlanmıştır.Ademais, no edifício funciona actualmente a Escola Nacional de Bibliotecários, fundada em 1956.
1994'ten beri Polonya Ulusal Kütüphanesi'nde çalışıyordu.Makowski trabalha na Biblioteca Nacional desde 1994.
Bu katta bir kütüphane bulunmaktadır.Dentro dele há uma biblioteca.
Ulusal Eczacılık Kütüphanesi.Associação Nacional das Farmácias.
Kanskinin Kütüphane Meslek Okulunda öğrenim görmüştür.Sua biblioteca de manuscritos passou para o colégio.
Kütüphane en son 1993 yılında yenilenmiştir.A casa sofreu renovações em 1993.
Kütüphanelerde uyulması gereken kurallar öğretilir.Elas podem ser consultadas nas bibliotecas das escolas.
Kütüphane 1930'da açılmıştir.A estação foi inaugurada em 1930.
1848 - İskilip Camii Kebir (Ulu Camii) kütüphanesi kuruldu.Fortaleza, 1884 Disponibilizado pelo Center for Research Libraries.
Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.Passei o fim de semana inteiro estudando na biblioteca.
Profesor kütüphaneye gitmemizi önerdi.O professor sugeriu que fôssemos estudar na biblioteca.
Eserin birinci sayfası Portekiz Ulusal Kütüphanesi kopyasıFolha de rosto da obra. Exemplar da Biblioteca Nacional de Portugal
SPARC Avrupa, 2001 yılında LIBER( Avrupa Bilimsel Araştırma Kütüphaneleri Birliği) ile birlikte kurulmuştur.SPARC Europe werd in 2001 opgericht door LIBER (League of European Research Libraries).
Yeterli alanı sağlamak, bir Yaşam Kütüphanesinin kütüphanecilerinin sorumluluğundadır.Het bieden van voldoende ruimte is verantwoordelijke taak van de bibliothecarissen van de levende bibliotheek.
Muhteşem Konstantinopolis Kütüphanesi tahrip edildi.De grootse Bibliotheek van Constantinopel werd verwoest.
Kütüphanesi vardır.Er is een bibliotheek.
Daha sonra bir kütüphaneci olarak çalıştı.Hierna werkte ze als bibliothecaresse.
Bugün Millî Kütüphane'nin koleksiyonu ülkenin en büyük arşivlerinden biridir.Vandaag de dag zijn de collecties van de Nationale Bibliotheek een van de grootste van het land.
Biblioteca Nacional de España (İspanya Ulusal Kütüphanesi) İspanya'nın en büyük kütüphanesidir.De Biblioteca Nacional de España is de nationale bibliotheek van Spanje.
Bu kütüphane halen hizmet vermektedir.De bibliotheek bleef hierbij gespaard.
Kütüphaneden ödünç kitap almak için üyelik gerekmektedir.Men hoeft geen lid te zijn van de bibliotheek om hier boeken te kunnen lenen.
Osteoblastlar kutuplaşmış hücrelerdir.Osteoblasten zijn de aanbouwende cellen.
Ayrıca bir kütüphane ve bir de hastane adadılar.Verder is er een bibliotheek en een hospitaal.
Kütüphane 1925 ile 1990 yılları arası Aleksandr Myasnikyan'ın adıyla anılmıştır.Van 1925 tot 1990 is deze bibliotheek naar de staatsman Alexander Myasnikyan vernoemd.
Modern bir kütüphanesi vardır.Er is een bescheiden bibliotheek.
Dördüncü katta ise Kubbe Salonu, hükûmet toplantı salonu ve Kütüphane bulunmaktadır.Op de vierde verdieping is de ruimte waar de regering vergadert en een bibliotheek.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.Het handschrift wordt nog steeds bewaard in de Vaticaanse bibliotheek.
Kütüphanesinin kitapları şimdi Millet kütüphanesindedir.De boekencollectie bevindt zich tegenwoordig in de bibliotheek van de kerk.
2005'te Zamoyski Kütüphanesi ilk monografik sergisinin müdürüydü.In 2005 was hij curator van de eerste monografische tentoonstelling over de Zamoyski-bibliotheek.
Böylece Kütüphane'nin de ilk temelleri atılmaya başlandı.Ze vormden ook het begin van de allereerste bibliotheken.
Yin ve Yang imgesinin asıl adı Tai-Chi'dir; evreni, devinimi ve kutupları gösterir.Hij is een zeer machtige Djinn en leider van hun stam, de Marid.
Ayrıca mahallede bir tane de kütüphane mevcuttur.In het gebouw bevindt zich daarnaast ook een buurtbibliotheek.
Ayrıca geniş bir kütüphane oluşturulmuştu.Er is ook een uitgebreide bibliotheek.
El yazması Viyana’daki millî kütüphanede korunmaktadır.Het handschrift wordt in de Österreichische Nationalbibliothek te Wenen bewaard.
Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı.Dit heeft mij de inspiratie gegeven voor mijn boek Babel.
Dinler ve Kitaplar Kütüphanesi.Bibliotheekboeken en bibliotheekpasjes.
Kütüphanenin duvarları 18. yüzyıl çinileri ile süslenmiştir.De hoeken zijn geverfd met Chinese lak uit de 18e eeuw.
Beyazıt Kütüphanesi halka açıldı.De bibliotheek is opengesteld voor het publiek.
PlayStation 2, çoğu orijinal PlayStation kütüphanesiyle geriye uyumludur.PlayStation 2 is achterwaarts compatibel met de softwarebibliotheek van de originele PlayStation.
Bu kütüphaneye kendi koleksiyonundan 5.000 kadar kitap bağışlamıştır.De bibliotheek ging met zijn 5000 boeken geheel ten onder.
Konstantinopolis'in ilk imparatorluk kütüphanesiyle sonuçlanan çalışma onun eseriydi.Zijn werk culmineerde in de Keizerlijke Bibliotheek van Constantinopel.
Belediye kütüphanesinde 80.000 eser bulunur.In de bibliotheek bevinden zich zo'n 80.000 stukken.
Müze 3.400 metrekare sergi salonu ve yaklaşık 7.000 kitaplık bir kütüphane içermektedir.De tentoonstellingshal is 3400 vierkante meter groot en de bibliotheek van het museum bevat 7000 boeken.
İstanbul Kütüphaneleri'nde birçok Arapça kopyası bulunmaktadır.Nog steeds ligt op veel preekstoelen in Oost-Friese kerken de Nederlandse Statenbijbel.
6 Temmuz 1967'de kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak Ohio Üniversitesi Kütüphane Merkezi adıyla kuruldu.Het werd opgericht op 5 juli 1967 als het Ohio College Library Center.
Onun kütüphanesini taradı.Zijn bibliotheek werd verbeurd verklaard.
Yaşayan kütüphane kitap ödünç alınabilecek kütüphane formunda organize edilmiştir.Een levende bibliotheek wordt georganiseerd in de vorm van een uitleenbibliotheek.
2011 yılında Kongre Kütüphanesi'nde korumaya alındı.Ze werd in 2001 door de Library of Congress aangekocht.
Şirketin ayrıca kütüphanesi de bulunmaktadır.Ook bevindt de bibliotheek er zich.
Rob Donnan (Chris Isaak): Rob Phoebe'ye kütüphande çocuklar için şarkı söylemeyi teklif eder.Isaak, die Rob Donnen speelt, vraagt Phoebe liedjes te zingen en spelen voor kinderen.
Linux'u desteklemektedir ve Python dili kullanarak PyGTK kütüphanesi ile yazılmıştır.Het werkt alleen op Linux en is geschreven in Python dat gebruikmaakt van PyGTK.
Milli kütüphaneye gidiyordum.Hij werkte in een plaatselijke bibliotheek.
Point Cloud Library (PCL) açık kaynaklı 3 boyutlu görüntü işleme kütüphanesidir.PCL (Point Cloud Library) – Een open source-bibliotheek voor het verwerken van puntenwolken.
Yukarı çıkarken bir kutup ayısının saldırısına uğrarlar ve Sawyer ayıya ateş ederek öldürür.Tijdens hun tocht worden ze aangevallen door een ijsbeer, maar Sawyer schiet hem dood.
İlgili Sayfalar