kutup ile cümle

kutup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kütüphanenin ilk yıllarında kütüphaneye büyük ilgi gösterilmekte idi.La période d'avant-guerre fut difficile pour la bibliothèque.
"Paylaşımlı kütüphaneler şeytan buluşudur.Pour les articles homonymes, voir Les Diablesses.
Kütüphanenin şu anki binası ise 1926 yılında tamamlanmıştır. ^Le bâtiment actuel abrite la bibliothèque depuis 1926.
2005'te Zamoyski Kütüphanesi ilk monografik sergisinin müdürüydü.En 2005 il organise la première exposition monographique consacrée à la Bibliothèque Zamoyski.
Ayrıca kutup yıldızı efendisidir.Chevalier de l'Étoile polaire.
Cadde ve kütüphanelere ismi verildi.Le parc et la bibliothèque portent son nom.
Kullanıcı arayüzünde wxWidgets kütüphaneleri kullanılmıştır.Il utilise la bibliothèque graphique libre wxWidgets.
İlçede ilk defa kütüphane teşkilatı 1963 yılında kurulmuştur.En 1761 l’édifice religieux est reconstruit pour la troisième fois.
Bu kütüphanenin günümüzde kendi adıyla anıldığı bildirilmektedir..Aujourd'hui, ses livres sont publiés sous son vrai nom.
Aynı gece grup bir kütüphaneye sığınır.Le groupe trouve refuge dans une bibliothèque pour la nuit.
Kutup bölgesinde yaşamaktadır.Ils vivent isolés dans la zone polaire.
Bulabidiği bütün kitapları satın almış ve zengin bir kütüphane oluşturmuştur.C'est sans doute là-bas qu'il prend goût pour les livres enluminés et se constitue une riche bibliothèque.
Ayrıca bir açık kütüphane, bir kadın kültür merkezi ve bir poliklinik kurmuştur.Il a ouvert plusieurs bibliothèques publiques, un centre culturel pour les femmes et une clinique médicale.
Hâlâ günümüzde bu tartışma eksenli ilmi kutuplaşmalar mevcuttur.Cependant l’existence même de certaines de ces cours poétiques est remise en cause aujourd’hui.
Kütüphane binası 19. yüzyıldan kalma tarihi bir okul binasıdır.Le bâtiment de la mairie-école qui date du XIXe siècle.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.Il les fit mettre dans la bibliothèque du Vatican.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Deux relais (K1, K2) avec des contacts à guidage forcé fournissent les contacts de commutation de sécurité.
Böylece Avrupa'da 1990 öncesinin askeri, ekonomik ve siyasi kutuplaşması önemli ölçüde ortadan kalkmıştır.Au début du mois d'octobre, la situation politique et militaire en Europe avait énormément changé.
184 kutuplu olan bir tanesi 10 kHz'lik çıkış veriyordu.Parmi ceux-ci une perche du Nil qui pesait 184 k lors de sa capture.
Walter uyandığında kendini bir kütüphanede bulur.Amy s'éveille dans une salle blanche.
1925-1992 yılları arasında V. I. Lenin SSCB Devlet Kütüphanesi adıyla anılmıştır.De 1925 à 1991, elle fut appelée Bibliothèque d'État V.I. Lénine d'URSS et en 1992 elle reçut son nom actuel.
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.Caissons de la bibliothèque.
Gürcü ordusu tarafından pek çok yapı, Ulusal Kütüphane ve Devlet arşivleri yakıldı.Une grande partie des archives nationales et de la bibliothèque royale fut détruite.
Bunun üzerindeki birinci kat bütünüyle kütüphaneye ayrılmıştır.Dans un premier temps, l'ensemble du fonds est stocké à la bibliothèque.
Bu alan yalıtkan maddeyi kutuplaştırır.On enveloppe alors cette sphère de mousse.
1943'te Oxford Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, çeşitli üniversitelerde kütüphaneci olarak görev yaptı.Après la fin de ses études à Oxford en 1943, Larkin gagna sa vie comme bibliothécaire.
Kütüphanede gerekli tüm arşivlere rahatlıkla erişebiliyordu.Il permet d'accéder gratuitement à la description de l'ensemble des objets contenus dans la bibliothèque.
Zıt iki kutup birbirine dokunur ve birbirleri içinde kaybolurlar.Une pomme se détache et tombe précisément entre eux deux...
İlçede bir spor kulübü, bir halk kütüphanesi ve bir halk eğitim merkezi bulunmaktadır.Par ailleurs, un théâtre, une bibliothèque et un centre de sport pour la population ont vu le jour.
Johanna bazı aylar Londra'da kalarak British Museum'un kütüphanesinde çalıştı.Elle passe quelques mois ensuite comme bibliothécaire au British Museum de Londres.
Karagay'da ilkokul, kütüphane bulunmaktadır.Il y a une bibliothèque publique à Caraquet.
Ayrıca kütüphaneler kullanım açısından halka açık yerler değildi.Ce n’est que rarement que ces bibliothèques étaient ouvertes au public.
Münşeat’ın değişik hacimlerdeki el yazma nüshaları çeşitli kütüphanelerde mevcuttur.Des copies manuscrites de ces chroniques existent dans plusieurs bibliothèques.
Los Angeles Halk Kütüphanesi Los Angeles Kütüphane VakfıPortail de Los Angeles Portail des universités américaines
Her konuşması kutuplaşmaya yol açıyordu.Chaque chanterie se terminait par une allocution.
Bu sayının o döneme ait İzmit Halkevi Kütüphanesi’nin sayılarının yanında düşük olduğu görülmektedir.Ce petit nombre s'explique, par le motif que les volumes existent depuis longtemps dans la bibliothèque.
Kitap okumayı çok sever (Uykuda adlı bölümde rüyasında kütüphanededir.).Elle déborde de compassion, adore les livres (elle veut devenir bibliothécaire).
Topladığı 50 bin eseri 1961 yılında Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi'ne bağışladı.Son importante collection de 1500 lettres a été léguée en 1961 à la bibliothèque de l'Arsenal.
Yarın bu zaman kütüphanede çalışıyor olacağım.Mañana a esta hora estaré estudiando en la biblioteca.
Kütüphane sağda.La biblioteca está a la derecha.
Üniversite kütüphanesi şimdi açık mı?¿Está abierta ahora la biblioteca de la universidad?
Kütüphanede kitap okuyan kimse yok.No hay nadie leyendo en la biblioteca.
Okul kütüphanemizin bir sürü kitabı var.La biblioteca de nuestra escuela tiene muchos libros.
Kütüphanenin birçok kitabı var.La biblioteca tiene muchos libros.
Haftada iki ya da üç kez kütüphaneye giderim.Voy a la biblioteca dos o tres veces por semana.
Yarın seni kütüphanede göreceğim.Te veré mañana en la biblioteca.
Kütüphane yolunu bana söyler misiniz?¿Me enseñarías el camino a la biblioteca?
Tom Mary'ye onu kütüphanenin önünde beklemesini rica etti.Tom le pidió a Mary que le esperase delante de la biblioteca.
Tom hâlâ kütüphanede olmalı.Tom todavía debería estar en la biblioteca.
Okul kütüphanemiz küçük ama yeni.La biblioteca de nuestra escuela es pequeña, pero nueva.
Tom hafta sonu boyunca okumak için kütüphaneden bazı kitaplar ödünç aldı.Tom cogió prestados algunos libros de la biblioteca para leer durante el fin de semana.
Geçen Pazar, Mary ve ben birlikte kütüphaneye gittik.El domingo pasado, Mary y yo fuimos juntos a la biblioteca.
Hiç kütüphanede çalışır mısın?¿Estudias alguna vez en la biblioteca?
Kütüphanede fısıltıyla konuşmalısınız.En la biblioteca hay que hablar susurrando.
Kütüphanede çalışıyorum.Estoy estudiando en la biblioteca.
Bir kütüphanedeyiz.Estamos en una biblioteca.
Bir kütüphanede sessiz olmalısın.Deberías estar en silencio en una biblioteca.
Kütüphaneyi bulmaya çalışırken kayboldum.Me perdí cuando trataba de encontrar la biblioteca.
Onu gördüğümde kütüphanede oturuyordu.Cuando le vi, estaba sentado en la biblioteca.
Bilgisayar kütüphanededir.El ordenador está en la biblioteca.
İlgili Sayfalar