Ana içeriğe geç
Sözlük

kutunun ile cümle

kutunun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kutunun ana çizgisinin kalınlığıThe width of the box outline
Elektronik kutunun üzerinde kimlik doğrulama için bulunan güvenlik hologramıA security hologram label on an electronics box for authentication
Boynu, direğin tonozlarının ancak kutuplarının bulunduğu yerde kutunun metal kenarına çarptı.Her neck hit the metal edge of the box in the ground where pole vaulters but their poles in.
En küçük sınırlayıcı dikdörtgen, en küçük sınırlayıcı kutunun 2 boyutlu bir hali olarak görülebilir.The MBR is a 2-dimensional case of the minimum bounding box.
Onu kutunun içine koydu.Il l'a mise dans la boîte.
Tom onu kutunun içine koydu.Tom l'a mis dans la boîte.
Kullanılmadığı zamanlarda Kadeh mücevher işlemeli bir kutunun içinde tutulmaktadır.Lorsqu'elle n'est pas utilisée, la Coupe est gardée dans un coffret serti de bijoux.
"Kutunun dışında" düşünün ya da sağduyu ve standart kuralların ötesine geçin.Penser « hors des sentiers battus », ou en faisant fi du bon sens et des règles courantes.
Kutunun anahtarı budur.Esta es la llave de la caja.
Bu kutunun neyden yapıldığını biliyor musun?¿Sabes de qué está hecha esta caja?
Orada bir kutunun içine girer.В нём они находят шкатулку.
Leprikon hemen kutunun içinden çıkar.Passe o desmoldante dentro da caixa.
Orada bir kutunun içine girer.Daar zit een doosje in.
Nardole, bunu Bill'e küçük bir kutunun içinde bulunan daha büyük bir kutu hayal etmesini söylemiştir.Abbé vertelt Edmond over een grote geldschat die verborgen is op een klein eiland.
İstediği kutunun içinde ölmüş bir uzaylı cesedi vardır.Zabalsamowane ciało spoczywało w wewnętrznej trumnie.
Kutunun en küçük değeri birinci dörttebirlik Q1 ve en büyük değeri üçüncü dörttebirlik Q3 olur.Han var snabbast i Q1, var fjärde snabbast i Q2 och snabbast i Q3.
Orada bir kutunun içine girer.За нею буде сейф.
Bulduklarında bu kutunun dünya üzerindeki tüm şifreleri kırabilecek bir mekanizma olduklarını anlarlar.Těm všem radím, aby si koupili klíč k těm záhadám.
Kutunun içine koyulan kapana av basınca kapak kapanır.După prinderea prăzii în cioc, acesta se închide.
Köpek, masanın altındaki bir kutunun içindeydi.Câinele a fost într-o cutie de sub masă.
Kullanılmadığı zamanlarda Kadeh mücevher işlemeli bir kutunun içinde tutulmaktadır.Når pokalen ikke er i brug, bliver den opbevaret i et juvelbesat skrin.
Kullanılmadığı zamanlarda Kadeh mücevher işlemeli bir kutunun içinde tutulmaktadır.Khi không dùng đến thì chiếc cốc được đặt trong chiếc rương nữ trang.
Leprikon hemen kutunun içinden çıkar.早く箱の中から呼んでくれ。
Orada bir kutunun içine girer.箱の中には何が入っているのだろうか。
Leprikon hemen kutunun içinden çıkar.从盒子中随机抽取票。
İstediği kutunun içinde ölmüş bir uzaylı cesedi vardır.腐女(くさりめ) 指體內有藏物的活死人。
Bonnie, Clara'yı kozadan çıkartır ve hangi kutunun olduğunu sorar.塞特宣布,谁躺在箱子中合适,这箱子就归谁所有。
Kutunun içinden çıkıp onun sevgilisi rolünü oynayan İbrahim Kendirci'yle bir dev olarak konuşmaya gelmiştir.曹晏豪飾演王翔的弟弟王杰,和林子熙飾演的角色是情侶。
Kutunun da, kireç-yeşil metin yerine gri metni olacak şekilde değiştirildi.또한 창의 유리가 녹색의 자외선 차단 유리로 변경되었다.
Kutunun koordinatı ve içindeki malzemeler www.geocaching.com sitesine kayıt edilir.이 행사만의 캐시 형태가 따로 있으며 Geocaching.com 에서 찾을 수 있다.
"Kutunun dışında" düşünün ya da sağduyu ve standart kuralların ötesine geçin.Мисли извън кутията, или отвъд обикновения разум и стандартните правила.
Saklanan kutunun ilk bulan kişisi en değerli hediyeye sahip olan kişidir.Jedan od glavnih likova u prvoj epizodi vlasnik je restorana.
7'yi kutunun içine alıyoruz.7을 상자 안에 들고갑니다.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Dus ik stop 7 in de doos.
7'yi kutunun içine alıyoruz.No, więc wkładam 7 do pudełka.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Takže vemu 7 do krabičky.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Vi putter 7 ind i vores kasse.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Отже, я поміщаю 7 в ящик.
7'yi kutunun içine alıyoruz.اذاً نأخذ 7 الى داخل الصندوق
7'yi kutunun içine alıyoruz.コンピューターのようなものとして それを見ることができます。
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Aa, prin fundul cutiei trece curent dar prin asta nu ai curent.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Aha, spodok tejto krabice má v sebe elektrinu, a toto elektrinu nemá.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Åh, bunden af den her kasse har elektricitet herinde, men den her har ikke elektricitet.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Ah, o fundo desta caixa tem electricidade, mas este não.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Đấy, đáy cái hộp này có chứa điện, nhưng cái này không có điện.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.여기 이 상자 밑에는 전기가 들어오지만 여기엔 전기가 없나보다.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Ó, a doboz alján itt van elektromosság, de ennek nincs elektromossága.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.O, dno te škatle ima notri elektriko, tale pa nima elektrike.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.O, dół tego pudełka ma tu elektryczność, ale to nie ma.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Oh, bagian bawah kota ini punya listrik disini, tapi ini tidak punya listrik disini
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Oh, der Boden dieser Schachtel hat Elektrizät drin, und dieser hier hat keine Elektrizität.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Oh, il fondo di questa scatola ha corrente elettrica, questo invece non ce l'ha.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Oh, in de onderkant van deze doos zit elektriciteit, maar hier zit er geen elektriciteit in.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok."Oh, la parte inferior de la caja tiene electricidad, pero esta no".
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Oh, le dessus de cette boîte a de l'électricité à l'intérieur. mais celle-là n'a pas d'électricité.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Okej, botten på den här lådan har elekticiteten in här men den här har inte elektricitet.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Spodek této skříňky má elektřinu tady, ale tenhle elektřinu nemá.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Α, ο πάτος αυτού του κουτιού έχει ηλεκτρισμό εδώ μέσα, ενώ αυτό δεν έχει ηλεκτρισμό.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.В нижній частині цієї коробки має тут електрику, але ця не має електрики.
Ah, kutunun altında burada elektrik var ama bunun elektriği yok.Дъното на кутията има електричество, но това няма.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod