Ana içeriğe geç
Sözlük

kutsamak ile cümle

kutsamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.But he said, “Why is it that you ask my name?”
Bu çifti kutsamak harika olurdu.It would be a great blessing to this couple
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Behold, I have received a command to bless. He has blessed, and I can't reverse it.
Sonra herkes evine döndü. Davut da ailesini kutsamak için evine döndü.All the people departed every man to his house: and David returned to bless his house.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Yes, he loved cursing, and it came to him. He didn't delight in blessing, and it was far from him.
Ayrıca dövüşmeden önce kılıcını likörle 'kutsamak' için kullandığı bir sake sürahisi vardır.He also has a sake jug, which he uses to 'bless' his blade with liquor before he fights.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Elles dirent : "Puissions choisir un vœu.
Ölmeden önce sevgili oğlu Esav'ı kutsamak istedi.Alla sua morte, il figlio Pietro gli pubblicò un Elogio.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Что не спросил меня, я сказал (ответил)».
İshak Peygamber iki oğlundan birini kutsamak istedi.Izaak II potwierdził wobec posłów przyrzeczenia złożone przez syna.
Kutsamak, kutlamak... gibi bereket ve esenlik bildiren kelimeler kut- kökünden türetilmiştir.Krig, ära och berömmelse som ytterst eftersträvansvärda ting.
İshak Peygamber iki oğlundan birini kutsamak istedi.Jurin vaateen perivät hänen kaksi poikaansa.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Dia bertanya lagi: “Beritahukan kepadaku tentang ihsan”.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.ならばどうして謀略を用いずに自ら亡国に導いたのか」と尋ねた。
İshak Peygamber iki oğlundan birini kutsamak istedi.石川は少年とふたつの約束をした。
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Ar fi o minunată binecuvântare pentru ei.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Bylo by to skvělé požehnání pro tento pár.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Ce serait une grande bénédiction pour eux.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Đó là lời cầu chúc lớn nhất cho cặp đôi này.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Hal itu akan menjadi berkat mulia bagi pasangan ini.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Het zou voor deze paar een zegen zijn.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Sería una maravillosa bendición para ellos.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.To byłoby dla nich wielkie błogosławieństwo.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Zanju bi bil to velik blagoslov.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.Ще бъде благословия за тях.
Bu çifti kutsamak harika olurdu..זו תהיה ברכה גדולה לזוג הזה
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Aku disuruh memberkati; dan bila Allah memberkati, tak dapat kutarik kembali
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Ecco, di benedire ho ricevuto il comando e la benedizione io non potrò revocare
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Eis que recebi mandado de abençoar; pois ele tem abençoado, e eu não o posso revogar.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.é [parancsolatot] vettem, hogy áldjak; ha õ áld, én azt meg nem fordíthatom.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Glej, prejel sem, da blagoslavljam; on je blagoslovil, in jaz ne morem prevreči.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.He aquí, yo he recibido la orden de bendecir. Él ha bendecido, y no lo puedo revocar
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Hľa, prijal som rozkaz dobrorečiť, a keď on dobrorečil, ja toho neodvrátim.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Hle, abych dobrořečil, přijal jsem to na sebe; nebo dobrořečilť jest, a já toho neodvolám.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Iată că am primit poruncă să binecuvintez. Da, El a binecuvîntat, şi eu nu pot întoarce.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Katso, minä olen saanut tehtäväkseni siunata: hän on siunannut, enkä minä voi sitä peruuttaa.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Kijk! Ik heb bevel gekregen hen te zegenen, want God heeft hen gezegend en daar kan ik niets aan veranderen!
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.내가 축복의 명을 받았으니 그가 하신 축복을 내가 돌이킬 수 없도다
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Nầy , tôi đã lãnh mạng chúc phước ; Ngài đã ban phước , tôi chẳng cải đâu .
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Nầy, tôi đã lãnh mạng chúc phước; Ngài đã ban phước, tôi chẳng cải đâu.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Otom wziął rozkazanie, abym błogosławił; on błogosławieństwo dał a ja go nie odwrócę.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Se, att välsigna har jag fått i uppdrag; han har välsignat, och jag kan icke rygga det.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Se, at velsigne er mig givet, så velsigner jeg og tager intet tilbage!
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Se, å velsigne blev mig gitt; han har velsignet, og jeg kan ikke omstøte det.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Siehe, zu segnen bin ich hergebracht; er segnet, und ich kann's nicht wenden.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Voici, j`ai reçu l`ordre de bénir: Il a béni, je ne le révoquerai point.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Ιδου, ευλογιαν παρελαβον και ευλογησε και εγω δεν δυναμαι να μεταστρεψω αυτην.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Вот, благословлять начал я, ибо Он благословил, и я не могу изменить сего.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Ето, аз получих заповед да благославям; И Той като благослови, аз не мога да го отменя.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.הנה ברך לקחתי וברך ולא אשיבנה׃
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.اني قد أمرت ان ابارك. فانه قد بارك فلا ارده.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.我 奉 命 祝 福 、 神 也 曾 賜 福 、 此 事 我 不 能 翻 轉
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.我 奉命 祝福 、 神 也 曾賜福 、 此 事 我 不 能 翻轉
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,A nepoznal ho, lebo jeho ruky boly jako ruky Ezavove, jeho bratove, chlpaté, a požehnal ho.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,A nepoznal ho; nebo byly ruce jeho, jako ruce Ezau bratra jeho, chlupaté. I požehnal mu.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,E não o reconheceu, porquanto as suas mãos estavam peludas, como as de Esaú seu irmão; e abençoou-o.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Il ne le reconnut pas, parce que ses mains étaient velues, comme les mains d`Ésaü, son frère; et il le bénit.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,I nie poznał go; albowiem były ręce jego jako ręce Ezawa, brata jego, kosmate; i błogosławił mu.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,그 손이 형 에서의 손과 같이 털이 있으므로 능히 분별치 못하고 축복하였더라
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Người chẳng nhận biết đặng vì hai tay cũng có lông như của anh, là Ê-sau. Vậy Y-sác chúc phước cho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod