Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Sans que ses reins m`aient béni, Sans qu`il ait été réchauffé par la toison de mes agneaux;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,se non hanno dovuto benedirmi i suoi fianchi, o con la lana dei miei agnelli non si è riscaldato
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,se os seus lombos não me abençoaram, se ele não se aquentava com os velos dos meus cordeiros;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,si no me bendijeron sus lomos ni se abrigó con el vellón de mis ovejas
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,visselig nej, hans Hofter velsigned mig, når han varmed sig i Uld af mine Lam.
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,αν οι νεφροι αυτου δεν με ευλογησαν και δεν εθερμανθη με το μαλλιον των προβατων μου,
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,И не са ме благославяли чреслата му, Като се е стоплял с вълната от овцете ми;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,не благословляли ли меня чресла его, и не был ли он согрет шерстью овец моих?
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,אם לא ברכוני חלצו ומגז כבשי יתחמם׃
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,ان لم تباركني حقواه وقد استدفأ بجزّة غنمي.
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,我 若 不 使 他 因 我 羊 的 毛 得 煖 、 為 我 祝 福
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,我 若 不 使 他 因 我 羊 的 毛得煖 、 為 我 祝福
Kutsama? Hayır.Bliss?
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Aku disuruh memberkati; dan bila Allah memberkati, tak dapat kutarik kembali
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Ecco, di benedire ho ricevuto il comando e la benedizione io non potrò revocare
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Eis que recebi mandado de abençoar; pois ele tem abençoado, e eu não o posso revogar.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.é [parancsolatot] vettem, hogy áldjak; ha õ áld, én azt meg nem fordíthatom.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Glej, prejel sem, da blagoslavljam; on je blagoslovil, in jaz ne morem prevreči.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.He aquí, yo he recibido la orden de bendecir. Él ha bendecido, y no lo puedo revocar
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Hľa, prijal som rozkaz dobrorečiť, a keď on dobrorečil, ja toho neodvrátim.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Hle, abych dobrořečil, přijal jsem to na sebe; nebo dobrořečilť jest, a já toho neodvolám.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Iată că am primit poruncă să binecuvintez. Da, El a binecuvîntat, şi eu nu pot întoarce.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Katso, minä olen saanut tehtäväkseni siunata: hän on siunannut, enkä minä voi sitä peruuttaa.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Kijk! Ik heb bevel gekregen hen te zegenen, want God heeft hen gezegend en daar kan ik niets aan veranderen!
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.내가 축복의 명을 받았으니 그가 하신 축복을 내가 돌이킬 수 없도다
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Nầy , tôi đã lãnh mạng chúc phước ; Ngài đã ban phước , tôi chẳng cải đâu .
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Nầy, tôi đã lãnh mạng chúc phước; Ngài đã ban phước, tôi chẳng cải đâu.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Otom wziął rozkazanie, abym błogosławił; on błogosławieństwo dał a ja go nie odwrócę.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Se, att välsigna har jag fått i uppdrag; han har välsignat, och jag kan icke rygga det.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Se, at velsigne er mig givet, så velsigner jeg og tager intet tilbage!
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Se, å velsigne blev mig gitt; han har velsignet, og jeg kan ikke omstøte det.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Siehe, zu segnen bin ich hergebracht; er segnet, und ich kann's nicht wenden.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Voici, j`ai reçu l`ordre de bénir: Il a béni, je ne le révoquerai point.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Ιδου, ευλογιαν παρελαβον και ευλογησε και εγω δεν δυναμαι να μεταστρεψω αυτην.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Вот, благословлять начал я, ибо Он благословил, и я не могу изменить сего.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Ето, аз получих заповед да благославям; И Той като благослови, аз не мога да го отменя.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.הנה ברך לקחתי וברך ולא אשיבנה׃
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.اني قد أمرت ان ابارك. فانه قد بارك فلا ارده.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.我 奉 命 祝 福 、 神 也 曾 賜 福 、 此 事 我 不 能 翻 轉
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.我 奉命 祝福 、 神 也 曾賜福 、 此 事 我 不 能 翻轉
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,A nepoznal ho, lebo jeho ruky boly jako ruky Ezavove, jeho bratove, chlpaté, a požehnal ho.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,A nepoznal ho; nebo byly ruce jeho, jako ruce Ezau bratra jeho, chlupaté. I požehnal mu.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,E não o reconheceu, porquanto as suas mãos estavam peludas, como as de Esaú seu irmão; e abençoou-o.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Il ne le reconnut pas, parce que ses mains étaient velues, comme les mains d`Ésaü, son frère; et il le bénit.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,I nie poznał go; albowiem były ręce jego jako ręce Ezawa, brata jego, kosmate; i błogosławił mu.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,그 손이 형 에서의 손과 같이 털이 있으므로 능히 분별치 못하고 축복하였더라
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Người chẳng nhận biết đặng vì hai tay cũng có lông như của anh, là Ê-sau. Vậy Y-sác chúc phước cho.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Người chẳng nhận_biết đặng vì hai tay cũng có lông như của anh , là Ê - sau . Vậy Y-sác chúc phước cho .
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,No lo pudo reconocer, porque sus manos parecían tan velludas como las manos de su hermano Esaú, y lo bendijo
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Nu l -a cunoscut, pentrucă mînile îi erau păroase, ca mînile fratelui său Esau; şi l -a binecuvîntat.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Og han kendte ham ikke, fordi hans Hænder var hårede som hans Broder Esaus. Så velsignede han ham.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Og han kjente ham ikke, fordi hans hender var lodne som hans bror Esaus hender; og han velsignet ham.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,Und er kannte ihn nicht; denn seine Hände waren rauh wie Esaus, seines Bruders, Hände. Und er segnete ihn
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,И не го позна, защото ръцете му бяха космати, като ръцете на брата му Исава; и благослови го.
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,И не узнал его, потому что руки его были, как руки Исава, брата его, косматые; иблагословил его
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,ולא הכירו כי היו ידיו כידי עשו אחיו שערת ויברכהו׃
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,ولم يعرفه لان يديه كانتا مشعرتين كيدي عيسو اخيه. فباركه .
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,以 撒 就 辨 不 出 他 來 、 因 為 他 手 上 有 毛 、 像 他 哥 哥 以 掃 的 手 一 樣 、 就 給 他 祝 福
Onu tanıyamadı. Çünkü Yakupun elleri ağabeyi Esavın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,以撒 就 辨 不出 他 來 、 因為 他 手上 有 毛 、 像 他 哥哥 以 掃 的 手 一 樣 、 就 給 他 祝福
RABbin kutsamasıyla, Çoğaldılar alabildiğine, Eksiltmedi hayvanlarını.(106:38) Он благословляет их, и они весьма размножаются, и скота их не умаляет.