Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.私たち1人1人、特別な英雄にならなくてもいいですから
Bu insanlar, "gündelik kahramanlar". Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Il y a des héros ordinaires, comme ces agents de nettoyage qui méritent d'être célébrés aussi.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.A to bol dôvod k oslavám.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.A to byl důvod k oslavě.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Był to powód do świętowania.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Dan kita perlu bersukacita karena kemajuan ini.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Dat was reden om te vieren.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Detta var en anledning att fira.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Đó là lý do để ăn mừng.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.E questo è stato un motivo per festeggiare.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Era un motiv pentru a sărbători.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Et c'était une chose à fêter.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Ez aztán ok volt az ünneplésre!
Bu kutlamaya değer bir şeydi.In to je bil razlog za slavje.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Isso foi um motivo para festejar.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.이것은 경축할만한 일이었습니다.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Og dette var grund til fejring.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Siinä oli syytä juhlaan.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Und das war ein Grund zum Feiern.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Y esto fue motivo de celebración.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Και αυτό άξιζε να γιορταστεί.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.И това било повод за празнуване.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.І це неабиякий привід для торжества.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.Это было поводом для праздника.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.וזו היתה סיבה לחגיגה.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.وهذا كان سببا للاحتفال.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.語りの美学は変わっていません
Çinli sosyalist niteliği ile Noel'i kutlamayaz mıyım?Je ne peux pas célébrer Noël aux caractéristiques socialistes chinoises ?
Çinli sosyalist niteliği ile Noel'i kutlamayaz mıyım?¿No puedo celebrar Navidad con características socialistas chinas?
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.A doua zi, o gloată mare, care venise la praznic, cum a auzit că vine Isus în Ierusalim,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Al día siguiente, cuando oyeron que Jesús venía a Jerusalén, la gran multitud que había venido a la fiest
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Den følgende Dag, da den store Skare, som var kommen til Højtiden, hørte, at Jesus kom til Jerusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Den følgende dag, da meget folk som var kommet til høitiden, fikk høre at Jesus kom til Jerusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Des andern Tages, da viel Volks, das aufs Fest gekommen war, hörte, daß Jesus käme gen Jerusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Drugi dan zasliši velika množica, ki je bila prišla na praznik, da gre Jezus v Jeruzalem.
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Il giorno seguente, la gran folla che era venuta per la festa, udito che Gesù veniva a Gerusalemme
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Keď potom nasledujúceho dňa počul veliký zástup, ktorý bol prišiel na sviatok, že ide Ježiš do Jeruzalema,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.그 이튿날에는 명절에 온 큰 무리가 예수께서 예루살렘으로 오신다 함을 듣고
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Le lendemain, une foule nombreuse de gens venus à la fête ayant entendu dire que Jésus se rendait à Jérusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Másnap a nagy sokaság, a mely az ünnepre jött vala, hallván, hogy Jézus Jeruzsálembe jõ,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Nazajutrz wielki lud, który był przyszedł na święto, usłyszawszy, iż Jezus idzie do Jeruzalemu,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.No dia seguinte, as grandes multidões que tinham vindo � festa, ouvindo dizer que Jesus vinha a Jerusalém,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Qua ngày sau, có một đám dân đông đến đặng dự lễ, biết Ðức Chúa Jêsus lên thành Giê-ru-sa-lem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Qua_ngày sau , có một đám dân đông đến đặng dự lễ , biết Ðức_Chúa_Jêsus lên thành Giê-ru-sa-lem ,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Τη επαυριον οχλος πολυς ο ελθων εις την εορτην, ακουσαντες οτι ερχεται ο Ιησους εις Ιεροσολυμα,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.На другой день множество народа, пришедшего на праздник, услышав, что Иисус идет в Иерусалим,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Назавтра багато народу, поприходивши на сьвято, почувши, що Ісус ійде в Єрусалим,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Него, прочее, като видя, Петър казва на Исуса, Господи, а на този какво ще стане?
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.ויהי ממחרת כשמוע המון רב אשר באו לחג החג כי יבא ישוע ירושלים׃
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.وفي الغد سمع الجمع الكثير الذي جاء الى العيد ان يسوع آت الى اورشليم.
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.第 二 天 有 許 多 上 來 過 節 的 人 、 聽 見 耶 穌 將 到 耶 路 撒 冷
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.第二 天 有 許 多上 來過節 的 人 、 聽見耶穌將 到 耶路撒冷
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Comencé a celebrarlo con mi mujer, pero resultó ser sólo un truco.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.De ambtenaren zeiden dat ze ons huwelijk zouden goedkeuren.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.J'ai commencé à célébrer la nouvelle avec ma femme - mais c'était un leurre.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Zacząłem świętować z żoną - ale to była tylko zmyłka.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Ξεκίνησα να το γιορτάζω με τη σύζυγό μου—αλλά αυτό ήταν κόλπο.
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Il re, i suoi ufficiali e tutta l'assemblea di Gerusalemme decisero di celebrare la pasqua nel secondo mese
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Ja kuningas, hänen päämiehensä ja kaikki Jerusalemin seurakunta päättivät viettää pääsiäistä toisessa kuussa,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.왕이 방백들과 예루살렘 온 회중으로 더불어 의논하고 이월에 유월절을 지키려 하였으니