Terfini kutlamaya gidelim.Let's go celebrate your promotion.
Kutlamaya katılalım.Let's join the celebration.
Kutlamaya başlamamız gerektiğini düşündüm.I thought we should start celebrating.
Tom gelir gelmez kutlamaya başladık.We started celebrating as soon as Tom showed up.
Kutlamaya hazır mısınız?Are you ready to celebrate?
Siz kutlamaya katılacak mısınız?Will you be participating in the celebration?
Kutlamaya devam etmek istedik.We wanted to keep celebrating.
Bir kutlamaya ihtiyacın var.You need a celebration.
Tom kutlamaya çıkıyor.Tom is going out to celebrate.
Kutlamaya katıldım.I participated in the celebration.
Yakın zamanda cemaat ayrıca Hanuka ve Purim bayramlarını da kutlamaya başlamıştır.In recent times, the communities have also adopted holidays such as Hanukkah and Purim.
Evde kutlamaya ya da Seder'e odaklanan tek bayramdır.It is the only holiday that centers on home-service, the Seder.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.And this was a cause for celebration.
Kutlamaya devam edin.Keep celebrating.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Ordinary heroes like the janitors who are worth celebrating too.
Bu sene onun için kutlamaya olmayacak.- Pegue Titus! - Não faça isso!
Siz bu bayramı kutlamaya gidin. Ben şimdilik gitmeyeceğim. Çünkü benim zamanım daha dolmadı.››You go up to the feast. I am not yet going up to this feast, because my time is not yet fulfilled."
Ruhani'nin açıklamasına ilişkin sosyal medya tepkileri eleştiriden kutlamaya çeşit gösterdi.Social media responses to Rouhani's announcement in the program ranged from critical to celebratory.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.I started to celebrate it with my wife—but it was a trick.
Çinli sosyalist niteliği ile Noel'i kutlamayaz mıyım?Can’t I celebrate Christmas with Chinese socialist characteristics?
HDZ genel başkanı Sanader kutlamaya ilk başlayan isim oldu.HDZ leader Sanader was the first to begin celebrating.
Kosovalılar bayramı kutlamaya hazırlanıyor. [Laura Hasani/SETimes]Kosovars are preparing to celebrate the holidays. [Laura Hasani/SETimes]
Kutlamaya NATO karargâh komutanı Tuğgeneral Errico Sabato da katıldı.NATO headquarters commander Brigadier General Errico Sabato attended the celebration.
Maine Eyaleti ise1907 yılında bu bayramı kutlamaya başlamıştır.[1]Maine followed Massachusetts in 1907 and replaced its Fast Day with Patriot's Day.[1]
Ülkenin kahramanlarını kutlamaya adanmış bir tören etkinliği.The ceremonial event devoted to celebration of the Heroes of the country.
Kate muhtemelen doğum gününü kutlamayacak.Kate wird wohl ihren Geburtstag nicht feiern.
Bizim en büyük hoşnutsuzluğumuz, kutlamaya baskın yaptı.À notre grand mécontentement, il a fait irruption à la fête.
Zafer sonrası kutlamaya başlandı.La victoire est ensuite célébrée.
Zafer sonrası kutlamaya başlandı.La calma, después de la victoria.
Evde kutlamaya ya da Seder'e odaklanan tek bayramdır.È l'unica festa che si incentra su celebrazione domestica, il Seder di Pesach.
Arturo evlenme töreni için gelir ve hayatında saadeti bulduğunu kutlamaya başlar.Enrico még időben érkezik, hogy megzavarja az esküvői szertartást.
Kısa süren bir şaşkınlığın ardından kasabalılar bunu kutlamaya başlar.Μετά από μια σύντομη περίοδο ακμής η πόλη πλέον άρχιζε να παρακμάζει.
Market sahibinin oğlu bir kutlamaya katılır.ミスター・サタンのホテル落成式典に参加。
Hükümdarlığını kutlamaya gelen elçileri kabul etti.王位を左右する神官を疎み追放した。
Evde kutlamaya ya da Seder'e odaklanan tek bayramdır.在家中唯一和威德林關係很好的家人。
Zafer sonrası kutlamaya başlandı.החגיגות לאחר הניצחון.
Amerika'ya gelişimizin 10. yılında bunu kaldığımız ilk otelde oda kiralayarak kutlamaya karar verdik.우리가 미국에 온지 10년이 된 날, 우리가 미국에 도착했을 때 처음으로 묵었던 호텔에 방을 예약해 자축하기로 했어요.
Amerika'ya gelişimizin 10. yılında bunu kaldığımız ilk otelde oda kiralayarak kutlamaya karar verdik.Päätämme juhlia kymmenettä vuosipäiväämme USA:ssa varaamalla huoneen hotellista, jossa asuimme aluksi.
Amerika'ya gelişimizin 10. yılında bunu kaldığımız ilk otelde oda kiralayarak kutlamaya karar verdik.最初に泊まったあのホテルを予約して お祝いすることにしたんですが フロント係が笑って言ったんです
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Alltägliche Helden wie die Hausmeister die es wert sind gefeiert zu werden.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Almindelige helte som assistenter, der er værd at hylde.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Eenvoudige helden als de schoonmakers die ook prijzenswaardig zijn.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Eroi obişnuiţi precum oamenii de serviciu care merită apreciaţi.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Eroi ordinari come i custodi che bisogna anche celebrare.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Héroes comunes como los empleados de limpieza que merecen ser celebrados.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Heróis comuns tal como os auxiliares, também devem ser celebrados.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.병원 관리인 아저씨처럼 평범한 영웅들이 칭송받아야 합니다.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Mindennapi hősök: a gondnokok, akik megérdemlik az ünneplést.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Những anh hùng cơ bản như các hộ lý là những người cũng xứng đáng được tôn vinh.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Obyčajní hrdinovia, ako údržbári, o ktorých som hovoril, a ktorí si tiež zaslúžia uznanie.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Obyčejní hrdinové, jako ti správci v nemocnici, kteří jsou také hodní obdivu.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Pahlawan biasa seperti para pembersih tadi juga layak dihargai.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Vanliga hjältar som vaktmästarna som också är värda att firas.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Zwykli bohaterowie jak salowi, których również należy uczcić.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Συνηθισμένοι ήρωες όπως οι επιστάτες που αξίζουν επευφημίες.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Обикновени герои като санитарите, които също трябва да бъдат възхвалявани.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Обыкновенные герои, такие как уборщик, чьи поступки достойны прославления.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Повсякденні герої, як прибиральники, яких варто прославляти.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.גיבורים רגילים כמו השרתים, שגם אותם ראוי להלל.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.مثل عمال النظافة الذين يستحقون أن نحتفي بهم أيضا.