Konserin amacı Berlin Duvarı'nın yıkılışını kutlamaktı.Темата на концерта е изцяло посветен на падналата вече Берлинска стена.
Birayı üreten ve servis eden kişileri kutlamak.Да празнуват хората, заети с производство и дистрибуция на бира.
Rusya zaman farkı dolayısıyla 9 Mayıs'ta kutlamaktadır.Различава се и подхода към значението на Националния празник на Русия – 9 май.
43 yılında Claudius, başarılı Britanya seferini kutlamak için zafer alayı düzenledi.43 г. празнува триумф след победите си в Британия.
Ekim Devrimi'nin onuncu yılını kutlamak üzere çekilmiştir.Objavljen je na 92. obljetnicu Oktobarske revolucije.
Yazılım Özgürlüğü Günü, özgür yazılımları kutlamak için yapılan yıllık bir etkinliktir.Software Freedom Day, globalna godišnja proslava posvećena slobodnom softveru.
Millî darphane, yavrunun doğum gününü kutlamak için 25.000 adet gümüş hatıra sikkesi bastırdı.Nacionalna kovnica novca izdala je 25 000 posebnih srebrnih novčićâ, kako bi obilježila njegov rođendan.
Bunun yerine, ölen kişinin yeni bir ülkeye yükselişini kutlamak gereklidir.Kuriozitet je da je pobijedila reprezentacija mrtve države.
İlk olarak 1963 yılında, Uluslararası Tenis Federasyonu'nun 50. yıldönümünü kutlamak için düzenlendi.Vznikla v roku 1963 pri 50. výročí založenia Medzinárodnej tenisovej federácie (ITF).
Onları, bu duyarlılıklarından dolayı kutlamak gerekir.Avšak tieto boli akceptované len vďaka ich obľúbenosti.
Burada aynı zamanda eski okul arkadaşları onuncu yıl mezuniyetlerini kutlamaktadır.Ob odprtju so proslavili tudi 100-letnico delovanja šole.
Gösteri Çekoslovakya’nın bağımsızlığını kutlamak için 28 Ekim günü yapılır.28. oktobra je Češkoslovaška razglasila neodvisnost od Avstro-Ogrske.
UEFA Jübile Ödülleri UEFA'nın kuruluşunun 50. yılını kutlamak amacıyla verilen ödüller.Apdovanotas UEFA 50-mečio jubiliejaus proga.
Türk geleneğine göre köylüler 323 yılı geride bırakan bir olayı (Viyana Kuşatması) kutlamaktadırlar.Türgi traditsiooni järgi tähistavad külaelanikud sündmust, mis sai alguse 323 aastat tagasi.
[2. Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.여자 #2: 만월 행사를 위해서.
[2. Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.Pour la pleine lune.
[2. Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.Zur Feier des Vollmonds.
[2. Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.المرأة الثانية: للاحتفال بالبدر.
[2. Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.女(母国語): 満月?
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Dar... ... a spus că vroia cu orice preţ să sărbătorească.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Maar... ze zei dat, wat er ook gebeurde, ze dit wou vieren.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Mais... elle disait qu'elle voulait le fêter au moins une fois, quoi qu'il arrive.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Ma... lei voleva festeggiare a tutti i costi.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Mas... ela disse-me que queria uma.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Pero... dijo que quería celebrar no importaba qué.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Αλλά... μου είπε ότι θέλει να το γιορτάσει ούτως ή άλλως.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.Но... она сказала, что ей все равно хочется праздника.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte...لكن قالت أنها تريد أن تحظى بحفلة واحدة مهما يحصل
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?Darf der Onkel zur Feier des Tages einen Schnaps trinken?
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?Darf der Onkel zur Feier des Tages einen Schnaps trinken?
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?Eikö Aron-setä saisi juhlapäivän kunniaksi snapsin ruoan kera?
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?L'oncle a bien droit à un petit verre aujourd'hui.
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?-När inte far är hemma?
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?¿No podría el tío beber algo para celebrarlo?
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?Poate ºi unchiul sã bea un pãhãrel pentru a sãrbãtori evenimentul?
Ayşe doğum gününü arkadaşları ile pizza yiyerek kutlamak istiyor.그러면 c가 250이라는 결과가 나오게 됩니다
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Cred ca umorul e un mod minunat sa ne sarbatorim diferentele.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Creo que el humor es una gran forma de celebrar nuestras diferencias.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Durch Humor können wir unsere Unterschiede positiv nutzen.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Humor är ett sätt att hylla olikheter.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Humor jest świetnym sposobem by celebrować co nas różni.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Ik denk dat humor een heel goede manier is om onze verschillen te vieren.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Je crois que l'humour est une excellente façon de célébrer nos différences.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.나는 유머가 우리의 다양성을 인정하는 가장 좋은 방법이라고 생각합니다.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Penso che l'umorismo sia il miglior modo per celebrare le nostre differenze.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Szerintem a humor egy remek eszköz arra, hogy ünnepeljük a különbségeinket.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Tôi nghĩ hài hước là một cách hay để thể hiện sự khác biệt
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Πιστεύω πως το χιούμορ είναι ένας καταπληκτικός τρόπος εορτασμού των διαφορών μας.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Мисля, че хумора е чудесен начин да отпразнуваме нашите различия.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.Я считаю, что юмор прекрасно воспевает наши различия.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.אני חושב שהומור הוא דרך נפלאה לחגוג הבדלים.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.وأعتقد أن الفكاهة هي وسيلة فائقة نحتفل باختلافاتنا بواسطتها.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.私達は真剣に責任を負う必要があります
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky au luat pe băiat vechi oprit la cină pentru a sărbători, şi am fost singuri.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky avait pris le vieux off à dîner pour célébrer, et nous étions seuls.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky aveva preso il vecchio fuori a cena per festeggiare, ed eravamo soli.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky đã đưa cậu bé tuổi ăn tối để ăn mừng, và chúng tôi đã một mình.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky had de jongen uit om eten te vieren, en we waren alleen.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky hade tagit den gamla pojken ut på middag för att fira, och vi var ensamma.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky hatte der alte Knabe abgezogen, um das Abendessen zu feiern, und wir waren allein.