Kutlama süresi ise, üç gün üç gece olarak belirlendi.Sad to say, the slaughter continued for three days and nights.
Ancak Temmuz 1559'da, evlilik kutlamaları sırasında gözünden yaralanarak öldü.However, in 453 he died of a haemorrhage on his wedding night.
Daha sonra Amore'nin kemer kutlaması, tüm yarı ağırsiklet ligi tafafından yarıda kesildi.Later, Amore's championship celebration was interrupted by the entire cruiserweight division.
İlk Seksualiti Merdeka 2008 yılında düzenlendi, Merdeka kutlamalarıyla aynı zamana denk geldiler.The first Seksualiti Merdeka was held in August 2008, coinciding with Merdeka celebrations.
Dansın enerjisi ve kutlamanın neşesi, cemaatin genel mizacına göre değişir.The vigour of the dancing and degree of festive merriment varies with congregational temperament.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.His arrest led to massive celebrations throughout Sierra Leone.
Erdoğan Davos dönüşü büyük bir kutlamayla karşılanmıştır.The dasara festival is celebrated with much grandeur.
4 Temmuz(ABD'nin bağımsızlık günü)'da Beyaz Saray'da yapılan kutlamalarda sahne almıştır.Powers celebrates Independence Day (July 4) with its White Cedar Days festival.
Ama bu hem de bir kutlama günü,But it is also a celebration of the things that people do
Boğa yarışları hasadı kutlamak amacıyla yapılıyor.Bull racing is laid on for the local people as a celebration of the harvest.
Bu kutlamaya değer bir şeydi.And this was a cause for celebration.
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktıkNow, we went out to dinner that night to celebrate.
Çok çeşitli kutlamalar yapacağız.We have a lot of cool celebrations that we're going to do.
Kraliyet Vakfındaki yeni pozisyonunuzu kutlamak için bunu hazırladık.The employees have prepared this to congratulate your new position at the palace.
Beni kutlamanı istedim.I wanted to be congratulated.
Hayır... ...o gün.. ...en güzel kutlama hediyesi olacak.No. That day, it might be the best day.
Kutlamaya devam edin.Keep celebrating.
Gene imparatorluğa ilişkin bir kutlama var.Again it's a celebration of the empire.
Geçen kış, annenle küçük bir yılbaşı kutlaması yapmıştık.Last winter, the two of us had a little Christmas party.
Bu yaşta birisinin yılbaşı kutlamasını hiç beklemezdim.I didn't expect her to celebrate it at this age.
Ama... ...bir kerecik daha kutlamak istedi işte.But... she said she wanted to have one no matter what.
Hayatı kutlamayı severiz. Ve isterim ki daha çok Amerikalı burayı ziyaret etsin.And I wish more Americans would travel here.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiAnd daddy brought Elder Revels to the Christmas family celebration.
Ve sonra ertesi gün kutlama yapan insanları görebilirsiniz.And then you can see people celebrating the next day.
Ve geleneksel binaların aksine binanın zirvesi kutlama yeri.And unlike conventional buildings, the top of the building is celebratory.
Ve belki de nihayetinde kutlama alanları için.And perhaps these, in the end, as celebratory spaces.
Size aksini öğretenlere de bu insanların varlığını gösterin ve onların da kutlamalarını isteyin.And demand that the people who teach you acknowledge them and celebrate them too.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Ordinary heroes like the janitors who are worth celebrating too.
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Didn't we celebrate your 40th Birthday for the 5th time last...
"Kutlamak için ne yapacaksın?" diye sordu.And he said, "So what are you going to do to celebrate?"
Bu hafta tenis klübünün 10. yılı kutlamasına gidecek misin?Are you going to go to the 10 year anniversary for the tennis club this week?
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.We already talked about the 10 year anniversary.
10. yıl kutlama partisine gelmedin.You didn't come to the 10 year anniversary party.
Bence, mizah farklılıklarımızı kutlamak için harika bir yol.I think humor is a great way to celebrate our differences.
Bu basında yer alışımız, bizde artık kutlama zamanıdır, dedik.This is all the press we got, and we said, it's time to celebrate.
Kutlamanın en iyi yolu evlenmemiz, Netra, dedim.And I said that the best way to celebrate is to marry Netra.
Bu, birlikte bir kutlama gerektirir!This calls for a celebration together!
Şimdi... en sonra kutlama olarak gösterdiği bazı şeyler var.Here's ... some things he showed as a celebration at the very end.
Kutlama telgrafları yağıyor!You'll be buried in telegrams!
Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.To celebrate the full moon. woman speaking native language:
Doğum gününüzü bizzat kutlamak istiyor.He wants to tell you himself, to wish you a happy birthday.
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?Couldn't Uncle have a drink to celebrate?
Bunu başarılarınızı kutlaması olarak görün ve eğlenin!Bunu başarılarınızı kutlaması olarak görün ve eğlenin!
Anne babalar bunu kutlamalı.Parents should celebrate.
Kutlama gerektiriyor.It calls for celebration.
Yine de herkes gibi Yeni Yıl Arefesini kutlamak istedik.Still, we wanted to celebrate New Year's Eve like everyone else.
İki şarkının ortak bir yanı var: kutlama ve birlikteliğin çekiciliği.Both songs have something in common: that same appeal of celebration and unity.
Bicky kutlamak için yemeğe eski erkek almıştı ve yalnız.Bicky had taken the old boy off to dinner to celebrate, and we were alone.
Kutlamalarla eve dönüyor.He goes home to a ticker tape parade.
Nasıl unuturum. Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.So I've brought you a cake and a bottle
Memur Zhou, Memur Hua, Kutlama mı var?Officer Zhou, Officer Hua, having a celebration?
Biz hep görevdeyiz, kutlama için vaktimiz yokWe work for the local magistrate, we don't have time for this kind of pleasure.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikBut then also, just to celebrate that, we started an event at JPL for "Miss Guided Missile."
Şehirler kutlamanın, bireysel ifadenin mekanları.Cities are places of celebration, personal expression.
Göklere dua kutlaması.."Executing the heavenly wishes"
Bu hafta, bizim yaratıcılığımız için bir kutlamadır.This week is a celebration of our creativity.
Ve kutlamak için, bizi açılış konuşmasına çağırdım bu gece.And to celebrate, I got us an invitation to the campus-wide inaugural ball tonight.
Kendini kutlamasın.You should be congratulated.
Bu sene onun için kutlamaya olmayacak.- Pegue Titus! - Não faça isso!
Hepsi kutlama yapıyordu.They were all celebrating.