Ana içeriğe geç
Sözlük

kutlama ile cümle

kutlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Entrikacılar ve arkadaşları kutlama yapmak için her şeye sahiplerdi, ya da öyle düşünüyorlardı.Заговорщики и их друзья имели все, чтобы праздновать или думали так.
Entrikacılar ve arkadaşları kutlama yapmak için her şeye sahiplerdi, ya da öyle düşünüyorlardı.Конспираторите и техните приятели имаха причина да празнуват.... ... или поне така мислеха.
Entrikacılar ve arkadaşları kutlama yapmak için her şeye sahiplerdi, ya da öyle düşünüyorlardı.לרוכשי המזימות וחבריהם .היו כל הסיבות לחגוג .או כך הם חשבו
Entrikacılar ve arkadaşları kutlama yapmak için her şeye sahiplerdi, ya da öyle düşünüyorlardı.と考えたのです 翌朝 取り乱した人々が 電話をかけ始めた
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.A doua zi, o gloată mare, care venise la praznic, cum a auzit că vine Isus în Ierusalim,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Al día siguiente, cuando oyeron que Jesús venía a Jerusalén, la gran multitud que había venido a la fiest
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Den følgende Dag, da den store Skare, som var kommen til Højtiden, hørte, at Jesus kom til Jerusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Den følgende dag, da meget folk som var kommet til høitiden, fikk høre at Jesus kom til Jerusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Des andern Tages, da viel Volks, das aufs Fest gekommen war, hörte, daß Jesus käme gen Jerusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Drugi dan zasliši velika množica, ki je bila prišla na praznik, da gre Jezus v Jeruzalem.
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Il giorno seguente, la gran folla che era venuta per la festa, udito che Gesù veniva a Gerusalemme
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Keď potom nasledujúceho dňa počul veliký zástup, ktorý bol prišiel na sviatok, že ide Ježiš do Jeruzalema,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.그 이튿날에는 명절에 온 큰 무리가 예수께서 예루살렘으로 오신다 함을 듣고
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Le lendemain, une foule nombreuse de gens venus à la fête ayant entendu dire que Jésus se rendait à Jérusalem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Másnap a nagy sokaság, a mely az ünnepre jött vala, hallván, hogy Jézus Jeruzsálembe jõ,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Nazajutrz wielki lud, który był przyszedł na święto, usłyszawszy, iż Jezus idzie do Jeruzalemu,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.No dia seguinte, as grandes multidões que tinham vindo � festa, ouvindo dizer que Jesus vinha a Jerusalém,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Qua ngày sau, có một đám dân đông đến đặng dự lễ, biết Ðức Chúa Jêsus lên thành Giê-ru-sa-lem,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Qua_ngày sau , có một đám dân đông đến đặng dự lễ , biết Ðức_Chúa_Jêsus lên thành Giê-ru-sa-lem ,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Τη επαυριον οχλος πολυς ο ελθων εις την εορτην, ακουσαντες οτι ερχεται ο Ιησους εις Ιεροσολυμα,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.На другой день множество народа, пришедшего на праздник, услышав, что Иисус идет в Иерусалим,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Назавтра багато народу, поприходивши на сьвято, почувши, що Ісус ійде в Єрусалим,
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.Него, прочее, като видя, Петър казва на Исуса, Господи, а на този какво ще стане?
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.ויהי ממחרת כשמוע המון רב אשר באו לחג החג כי יבא ישוע ירושלים׃
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.وفي الغد سمع الجمع الكثير الذي جاء الى العيد ان يسوع آت الى اورشليم.
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.第 二 天 有 許 多 上 來 過 節 的 人 、 聽 見 耶 穌 將 到 耶 路 撒 冷
Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu.第二 天 有 許 多上 來過節 的 人 、 聽見耶穌將 到 耶路撒冷
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Comencé a celebrarlo con mi mujer, pero resultó ser sólo un truco.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.De ambtenaren zeiden dat ze ons huwelijk zouden goedkeuren.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.J'ai commencé à célébrer la nouvelle avec ma femme - mais c'était un leurre.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Zacząłem świętować z żoną - ale to była tylko zmyłka.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Ξεκίνησα να το γιορτάζω με τη σύζυγό μου—αλλά αυτό ήταν κόλπο.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiA tak tatínek přivedl bratra Revelse k nám na naši vánoční oslavu.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiDus bracht vader Ouderling Revels mee naar de kerstviering van ons gezin.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiEt papa a amené Elder Revels à la fête de Noël familiale.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiI tatuś przyprowadził Elder Revels na rodzinną uroczystość Bożego Narodzenia.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdi그래서 아버지께서는 레벨 장로님을 우리 가족의 크리스마스 파티에 데리고 오셨습니다.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiQuindi papà si portò Elder Revels alla festa di Natale della nostra famiglia.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiȘi tati l-a adus pe Elder Revels la sărbătoarea de familie a Crăciunului.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiUnd Papa brachte den Älteren Revels zur weihnachtlichen Familienfeier.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiY papá trajo al hermano Revels a nuestro festejo familiar de Navidad.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiИ папа пригласил старосту Ревелса на наш семейный праздник.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiИ татко доведе Елдър Ревълс на семейното честване на Коледа.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiואבא הביא את אלדר רוולס לחגיגת חג המולד המשפחתית.
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdiو قد احضر والدي "الدر رافلز" للاحتفال العائلي بعيد الميلاد
Evet Babacığım Elder Revels i Noel kutlamasına getirdi私たちは 父はどうかしていると思いました
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikAber damals, speziell um das zu feiern, haben wir am JPL das "Miss Guided Missile" Event ins Leben gerufen.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikApoi, ca să aniversăm asta, am organizat la JPL "Miss Racheta Ghidată".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMaar toen, gewoon om het te kunnen vieren, organiseerden we bij JPL de "Miss Guided Missile" verkiezingen.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMais ensuite, pour fêter ça, nous avons lancé au JPL le concours de "Miss Ile Guidé."
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMa poi, proprio per celebrarlo, abbiamo inaugurato al JPL il concorso per "Miss Guided Missile".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikNhưng sau đó chỉ để ăn mừng chuyện đó, chúng tôi tổ chức một cuộc thi tại JPL:
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikPero entonces también, para celebrar, creamos un evento en el JPL para "Miss Misil Mal Dirigido".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikИ за да го отразнуваме, направихме събитие в JPL за "Мис Управляем Снаряд." ("Miss Guided Missile")
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikНо тогда, чтобы отпраздновать это, мы организовали мероприятие "Мисс Управляемая Ракета" в ЛРД.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,그러다가 이걸 축하하기 위해
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,Żeby to uczcić, obchodziliśmy "Dzień Pocisków Nienakierowanych".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,אבל רק כדי לחגוג את זה,
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,و لكن للاحتفال بذلك،
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,「ミス誘導ミサイル」コンテストを始めました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod