Turnuvadaki zaferini kutlamama izin ver.Let me congratulate you on your victory in the tournament.
O, onun doğum gününü kutlamak için bir partiydi.It was a party to celebrate her birthday.
Başarını kutlamam izin ver.Let me congratulate you on your success.
Kate neredeyse doğum gününü hiç kutlamaz.Kate hardly ever celebrates her birthday.
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.The contract is in the bag, so let's go out and celebrate.
Bugün bizim yıldönümü kutlamamız bu yüzden bunu özel bir akşam yemeği yapalım.Today is our anniversary so let's make this a special dinner.
Onun 70. doğum gününü kutlamada bir parti verdik.We gave a party in celebration of his 70th birthday.
Japon halkının Noel'i Amerikalılar'ın yaptığı şekilde kutlamadıkları söylenilmektedir.It is said that Japanese people don't celebrate Christmas the way Americans do.
Onlar bir kutlama ziyafeti düzenledi.They held a congratulatory banquet.
Başarısını kutlamak için arkadaşımı aradım.I called up my friend to congratulate him on his success.
Onun doğum gününü kutlamak için ne yapıyorlar?What are they doing to celebrate her birthday?
Noel'i kutlamak bir gelenektir.It's a custom to celebrate Christmas.
Kutlamalar muhteşem bir havai fişek gösterisi ile sonuçlandı.The celebrations culminated in a spectacular fireworks display.
Lincoln kutlamaların bittiğine memnundu.Lincoln was glad the celebrations were over.
Amerika Birleşik Devletleri'nin kutlamak için birçok planları var.The United States has many plans to celebrate.
Seni kutlamak için uğrayamadım, çünkü acelem vardı.I could not stop by to greet you because I was in a hurry.
Benim doğum günümü kutlamanı istemiyorum.I don't want to celebrate my birthday.
Canım kutlama yapmak istemiyor.I don't feel like partying.
Bütün gece boyunca kutlama yaptık.We partied all night long.
Şimdi, kutlama zamanı.Now, it's time to celebrate.
O bir kutlama.It's a celebration.
Terfini kutlamaya gidelim.Let's go celebrate your promotion.
Kutlamaya katılalım.Let's join the celebration.
Kim kutlamak istiyor?Who wants to party?
Bütün arkadaşlarınızın partinize gelmesini ve sizi kutlamasını istemiyor musunuz?Don't you want all your friends to come to your party and celebrate with you?
Onlara yıl dönümü kutlaması için bir hediye verdim.I gave them a present for their anniversary.
O parti yaparak kutlamayı sever.He loves to party.
Canım kutlamak istemiyordu.I didn't feel like celebrating.
Ben kutlama için geç geldim.I arrived late for the celebration.
Benim canım doğum günümü kutlamak istemiyor.I just don't feel like celebrating my birthday.
İyi bir doğum günü kutlaması yapalım!Let's have a good birthday celebration!
Tom kutlama yapıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be celebrating.
Sanırım kutlamalıyız.I think we should celebrate.
Tom ve takımın geri kalanı kutlama yapıyor.Tom and the rest of the team are celebrating.
Kutlamaya başlamamız gerektiğini düşündüm.I thought we should start celebrating.
Kutlama yapmak için bütün gece dışarıdaydık.We were out celebrating all night.
Dışarıda kutlama yapıyordum.I was out celebrating.
Kutlama yapmalıyız, Tom.We should have a celebration, Tom.
Bu kutlama zamanı değil.This is not a time for celebration.
Yapacak bir kutlamamız var.We have some celebrating to do.
Tom gelir gelmez kutlamaya başladık.We started celebrating as soon as Tom showed up.
Bu gece kutlama yapacağız.We'll celebrate tonight.
Kutlamak istiyor musun?Do you like to party?
Tom kutlama için süslenip püslendi.Tom was overdressed for the occasion.
Tom kutlama için giyinip kuşandı.Tom was overdressed for the occasion.
Birlikte kutlamak eğlenceliydi.It was fun to celebrate together.
Birlikte kutlama yapmak eğlenceliydi.It was fun celebrating together.
Erkek kardeşinin futbol takımı maçı kazandı ve şu anda kutlama yapıyorlar.Your brother's soccer team won the game and is celebrating right now.
Biz kutlama yapmak için dışarı çıkıyoruz.We're going out to celebrate.
Kutlama yapmak için burada değilim.I'm not here to celebrate.
Mary kutlama için yeterli yiyecek yapmadığından endişeliydi.Mary was worried that she hadn't cooked enough food for the party.
Tom çok fazla kutlama yapar.Tom parties too much.
Yahudiler soykırımı kutlamazlar, onu anarlar.Jews don't celebrate the holocaust, they commemorate it.
Doğum günümü kutlamama yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me celebrate my birthday.
Kutlamak için biraz erken.It's a little early to celebrate.
Kutlamak için biraz çok erken olduğunu düşünüyorum.I think it's a little too early to celebrate.
Canım kutlama yapmak istiyor.I feel like celebrating.
Tom şükran kutlamalarına hiç katılmadı.Tom has never participated in Thanksgiving celebrations.
Kızının doğum gününü kutlamak için akşam yemeğinde arkadaşımın evindeydim.I was at my friend's house for dinner to celebrate his daughter's birthday.
Kutlamak için ne yapmalıyız?What should we do to celebrate?