kusurlu ile cümle
kusurlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.33
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.In tako so ti ljudje, zelo enostavno, imeli pogum biti nepopolni.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Jadi orang-orang ini secara sederhana, hanya punya keberanian untuk jadi tidak sempurna.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.그러니까 이들은 간단히 말해서, 자신이 불완전하다는 말을 할 용기가 있었다는 거죠.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Näillä ihmisillä oli siis yksinkertaisesti rohkeutta olla epätäydellisiä.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Og disse mennesker havde, simpelt sagt, modet til at være uperfekte.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Per cui queste persone avevano, semplicemente, il coraggio di essere imperfetti.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Så dessa människor hade helt enkelt modet att vara ofullkomliga.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Takže tihle lidé měli jednoduše odvahu být nedokonalí.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Vậy những người này rất đơn giản, có dũng khí để là người không hoàn hảo.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Zatem ci ludzie mieli zwyczajnie odwagę, aby być niedoskonałymi.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Κι έτσι αυτοί οι άνθρωποι είχαν, πολύ απλά, το θάρρος να είναι ατελείς.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.И така, тези хора имаха куража да не бъдат перфектни.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Итак, у этих людей было, просто говоря, мужество быть несовершенными.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Тож ці люди просто мали сміливість бути недосконалими.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.וכך, לאנשים האלה היה, בפשטות, האומץ להיות לא מושלמים.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.وهؤلاء الأشخاص كان لهم الشجاعة ، بكل بساطة ليكونوا غير كاملين .
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.不完全であってもよいとする 勇気こそを持っていたのです また自分に対して思いやりがあって
Ve bu, sözcüklerdeki seslerin kusurlu bir temsiliyle sonuçlanır.그리고 그 결과는 단어의 소리를 표상하는데 결함을 가져오고,
Ve bu, sözcüklerdeki seslerin kusurlu bir temsiliyle sonuçlanır.והתוצאה היא פגיעה בייצוג של צלילי מילים,
Ve bu, sözcüklerdeki seslerin kusurlu bir temsiliyle sonuçlanır.وهذا يؤدي إلى خلل في تمثيل أصوات الكلمات ،
Ve bu, sözcüklerdeki seslerin kusurlu bir temsiliyle sonuçlanır.異なる空間定数を持つ脳の
Ve dediğim gibi, bu yaygın görüşler, baştan sona kusurlu.말씀드렸듯이 죽음에 관한 일반적 시각에는 시작부터 끝까지
Ve dediğim gibi, bu yaygın görüşler, baştan sona kusurlu.Как я уже сказал, общая картина в значительной степени ошибочна от начала до конца.
Ve dediğim gibi, bu yaygın görüşler, baştan sona kusurlu.כפי שאני אומר, התפיסה הרווחת שגוייה לחלוטין מתחילתה
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.Dobbiamo imparare ad amare le cose imperfette, difettose che creiamo e perdonare noi stessi per averle create.
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.우리는 우리가 만들어낸 결점, 불완전한 것들을 사랑하는 법을 배워야 하고 그것을 만들어낸
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.lo defectuoso, las cosas imperfectas que creamos y perdonarnos por crearlas.
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.Vi skal lære at elske de fejlbehæftede, ufuldkomne ting som vi skaber og at tilgive os selv for at skabe dem.
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.Ми маємо навчитись любити недосконалі речі з недоліками, що ми створюємо, й пробачати собі те, що робимо їх.
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.Мы должны научиться любить недостатки, несовершенные вещи, которые мы создаем и прощать себя за их создание.
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.אנחנו צריכים ללמוד לאהוב את הדברים הפגומים, הלא מושלמים שאנו יוצרים
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.علينا أن نتعلم كيف نحب نقائص الشخصية، الأشياء الغير مثالية التي صنعناها بأنفسنا
Yarattığımız bozuk, kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yarattığımız için kendimizi affetmeliyiz.欠点のある完璧でないものを 愛しましょう それを生み出してしまう自分を許しましょう。