- Kusurluk bir şey yok.Sizin işiniz görülsün.- No hay necesidad de que pidas discúlpas, haces tu trabajo.
- Kusurluk bir şey yok.Sizin işiniz görülsün.- Δεν χρειάζεται να ζητάτε συγγνώμη, εφόσον κάνετε το καθήκον σας.
- Kusurluk bir şey yok.Sizin işiniz görülsün.- Няма нищо за прощаване, важното е да ви свърши работа.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Alles, was ein Fehl hat, sollt ihr nicht opfern; denn es wird von euch nicht angenehm sein.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Alles wat een gebrek heeft, mag niet worden geofferd, want het zal niet worden aanvaard.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.A miben pedig fogyatkozás van, abból semmit se áldozzatok, mert nem lesz kedvessé ti érettetek.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Các ngươi chớ dâng một con vật nào có tì vít , vì nó sẽ không được nhậm .
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Các ngươi chớ dâng một con vật nào có tì vít, vì nó sẽ không được nhậm.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Což by koli mělo na sobě vadu, nebudete toho obětovati; nebo nebude příjemné od vás.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.I må ikke ofre noget Dyr, der har en Legemsfejl, thi derved vinder I ikke eders Guds Velbehag.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.I skolen icke därtill taga ett djur som har något lyte, ty genom ett sådant bliven I icke välbehagliga.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Jangan mempersembahkan binatang yang ada cacatnya, sebab TUHAN tidak mau menerimanya
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.무릇 흠 있는 것을 너희는 드리지 말 것은 그것이 열납되지 못할 것임이니라
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Mutta yhtään eläintä, jossa on vamma, älkää tuoko, sillä siitä hänen mielisuosionsa ei tule teidän osaksenne.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Nenhuma coisa, porém, que tiver defeito oferecereis, porque não será aceita a vosso favor.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Ničesar takega, na čemer je hiba, ne darujte, ker ne bo blagovoljno sprejeto za vas.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Ničoho, čo by malo na sebe vadu, nebudete obetovať, lebo vám nebude príjemným.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Noget som det er lyte på, må I ikke ofre; for da har Herren ikke velbehag i eder.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Non offrirete nulla con qualche difetto, perché non sarebbe gradito
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.No ofreceréis ningún animal con defecto, porque no os será aceptado
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Să nu aduceţi niciuna care să aibă vreun cusur, căci n'ar fi primită.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Vous n`en offrirez aucune qui ait un défaut, car elle ne serait pas agréée.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.παν ο, τι εχει μωμον, δεν θελετε προσφερει διοτι δεν θελει εισθαι δεκτον δια σας.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.никакого животного , на котором есть порок, не приносите; ибо это не приобретет вам благоволения.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.Нищо с недостатък да не принасяте, защото не ще ви бъде прието.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.כל אשר בו מום לא תקריבו כי לא לרצון יהיה לכם׃
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.كل ما كان فيه عيب لا تقرّبوه لانه لا يكون للرضا عنكم.
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.凡 有 殘 疾 的 、 你 們 不 可 獻 上 、 因 為 這 不 蒙 悅 納
Kusurlu olanı sunmayacaksınız. Çünkü kabul edilmeyecektir.凡有 殘疾 的 、 你 們不可獻上 、 因為這 不 蒙悅納
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,Als een man bijvoorbeeld blind is of verlamd, te korte of te lange ledematen heeft, een gebroken neus,
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,Ciertamente ningún hombre que tenga algún defecto se acercará, sea ciego, cojo, mutilado, desproporcionado
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,무릇 흠이 있는 자는 가까이 못할지니 곧 소경이나 절뚝발이나 코가 불완전한 자나 지체가 더한 자나
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,Mert senki sem áldozhat, a kiben fogyatkozás van: vagy vak, vagy sánta vagy csonka orrú, vagy hosszú tagú.
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,Phàm ai có một tật không được đến gần , như đây : người mù , què , sệp mũi hay_là tứ_chi không đều ;
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,Phàm ai có một tật không được đến gần, như đây: người mù, què, sệp mũi hay là tứ chi không đều;
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,διοτι πας οστις εχει μωμον δεν θελει πλησιασει ανθρωπος τυφλος, η χωλος, η κολοβομυττης, η εχων τι περιττον,
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,никто, у кого на теле есть недостаток, не должен приступать, ни слепой, ни хромой, ниуродливый,
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,כי כל איש אשר בו מום לא יקרב איש עור או פסח או חרם או שרוע׃
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,لان كل رجل فيه عيب لا يتقدم. لا رجل اعمى ولا اعرج ولا افطس ولا زوائدي
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,因 為 凡 有 殘 疾 的 、 無 論 是 瞎 眼 的 、 瘸 腿 的 、 塌 鼻 子 的 、 肢 體 有 餘 的
Kusurlu olan, sunağa yaklaşamaz: Kör, topal, yüzü arızalı, organlarından biri aşırı büyümüş,因 為凡 有 殘疾 的 、 無論 是 瞎眼 的 、 瘸腿 的 、 塌鼻子 的 、 肢體 有 餘的
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü: Bazen o, bir saray burnu o'er gallopsDeoarece respiraţii lor cu dulciuri afectate sunt: candva ea galop incantatoare nas un curtean, a
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü: Bazen o, bir saray burnu o'er gallops수렁에 빠진 당과 그들의 호흡이 있기 때문에 : 때때로 그녀는 시신의 코 위에 아른 거 리며 일이나
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü: Bazen o, bir saray burnu o'er gallopsבגלל נשימתם עם ממתקים נגועים הם: מתישהו היא דוהר הדרך הלוך האף של חצר,
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü: Bazen o, bir saray burnu o'er gallopsلأن انفاسهم مع حلويات ملوثة هي : في وقت ما أنها جالت o'er الأنف متوددة و
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü: Bazen o, bir saray burnu o'er gallopsして、スーツを嗅いでの彼は夢を見る、そして、いつか彼女は、十分の一、豚の尾が付属しています、
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Bởi vì hơi thở của họ với bánh kẹo nhiễm độc là:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Debido a que la respiración de dulces contaminados son:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Eftersom deras andetag med fläckas sötsaker är:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Fordi deres vejrtrækninger med plettet kringler er:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Karena napas mereka dengan manisan tercemar adalah:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Ker njihova vdihov z narisano sladic, so:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Koska heidän Hengitä kanssa sweetmeats pilaama ovat:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Mivel a légzés és édességekkel romlott a következők:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Omdat hun adem met bedorven lekkernijen zijn:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Parce que leurs respirations avec des sucreries sont entachées:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Perché i loro respiri con dolci contaminate sono:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Ponieważ ich oddechy z bakaliami skażone są:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Porque as suas respirações com doces tainted são:
Kusurlu şekerleme nefeslerini çünkü:Pretože ich dýcha poškvrnené sladkosti sú: