kusurlu ile cümle

kusurlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Depodaki bir ağaçtan kusurlu bir versionsuz kopyayı kontrol etNameリポジトリから非バージョン管理ツリーとしてチェックアウトします。Name
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.A DNS igazi szépsége azonban a tökéletlenségében rejtőzik.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Dar adevărata frumusețe a ADN-ului constă în imperfecțiunile sale.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.De echte schoonheid van het DNA zit echter in haar onvolkomenheden.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Det fantastiska med DNA är dock dess små fel och misstag.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Det virkelig smukke ved DNA er dog i dens ufuldkommenhed.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Die wahre Schönheit der DNA liegt allerdings in ihrer Unvollkommenheit.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.그러나 DNA의 진정한 아름다움은 그 불완전함에 있습니다.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.DNA:n todellinen kauneus on sen epätäydellisyyksissä.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.La vera bellezza del DNA, però risiede nelle sue imperfezioni.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.La vraie beauté de l'ADN est cependant dans ses imperfections.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Namun keindahan sesungguhnya dari DNA adalah ketidaksempurnaannya.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Noten que la información se tornó parte de nuestra historia.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Pravá krása DNA je v její nedokonalosti.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Prawdziwe piękno DNA tkwi jednak w jego niedoskonałości.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Skutočná krása DNA je však v jej nedokonalostiach.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Todavia, a verdadeira beleza do ADN está nas suas imperfeições.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Η πραγματική ομορφιά του DNA όμως, είναι οι ατέλειές του.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Истинная красота ДНК в её несовершенстве.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Истинската красота на ДНК обаче е в нейните несъвършенства.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.היופי האמיתי של DNA בכל אופן נמצא בפגמים שלו.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.و مع هذا و ذاك فالجمال الحقيقي للحمض النّووي يكمن في عدم كماله.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.その不完全さにあります コピーをする過程で
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı.5,000とその他全部を考えれば良いのです. これについてはまた後ほど学ぶことになるでしょう.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı.하지만 5 대신에 5천을 가지고 있고, 그래서 5만 여의 수를 얻었습니다.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı.Den her gang stod der dog 5000 i stedet for 50. Derfor blev svaret 50000 i stedet for 50.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Aber statt fünf hatte ich 5000, also kam 50000 und der ganze Rest dort raus.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Ale místo 5 jsem měl 5 000 a tak mám 50 000 a něco k tomu.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Ale namiesto 5 som mal 5 000 a tak mám 50 000 a niečo k tomu.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Ale zamiast 5 miałem 5000 i w ten sposób otrzymałem pięćdziesiąt tysięcy i coś i całą tą resztę.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Csak éppen öt helyett volt ötezer, és kaptam ötvenezer valamennyit itt a végén ezekkel.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Ma invece di cinque avevo cinquemila e cosi' ho ottenuto un cinquantamila e qualcosa e tutta quest'altra roba.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Mais à la place de cinq, j'ai eu cinq mille, donc, j'ai obtenu cinquante mille et tout ceci derrière.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Pero en vez de 5 tenemos 5,000 y por lo tanto la respuesta fue 50,000 y algo.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Αλλά αντί για πέντε, έχω πέντε χιλιάδες... έτσι το αποτέλεσμά μου είναι 50 χιλιάδες και κάτι.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı. Tek fark bu.Но вместо 5 имах 5000, така че получих 50 000 и нещо.
Elimizde 5 yerine 5 bin vardı ve 50 bin küsürlü bir sayı çıktı.لكن بدلاً من 5 وضعت 5000 وبذلك حصلت على 50000
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Actuellement venu une rumeur imparfaite du cambriolage au presbytère, et deux et deux ont été mis ensemble.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Al momento arrivò un voce imperfetta del furto con scasso al vicariato, e due e due sono stati messi insieme.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Atualmente surgiu um rumor imperfeita do roubo na casa paroquial, e dois e dois foram colocados juntos.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.En la actualidad se produjo un imperfecto rumor del robo en la vicaría, y de dos en dos fueron puestos juntos.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Hall-ban. Jelenleg jött tökéletlen pletyka a betörés, a plébánia, és két és két kerültek össze.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.현재는 강도의 불완전한 소문은 사제관에서했고, 둘 더하기 둘은 함께 넣어되었습니다.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Obecnie przyszedł niedoskonałe wieść o włamanie na plebanii, a po dwóch byli razem.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Saat datang rumor yang tidak sempurna dari pencurian di rumah pendeta, dan dua dan dua disatukan.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.V súčasnej dobe prišla nedokonalej povesť o vlámanie do fary, a dve a dve boli dohromady.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Weldra kwam een onvolmaakte gerucht van de inbraak in de pastorie, en twee en twee werden in elkaar gezet.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Σήμερα ήρθε μια ατελή φήμη της διάρρηξης στο Vicarage, και δύο και δύο είχαν τεθεί από κοινού.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Настоящее пришел несовершенный слух о краже со взломом в доме священника, а два и два были вместе взятые.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.Справжнє прийшов недосконалий слух про крадіжку зі зломом в будинку священика, а два і два були разом узяті.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.وجاء في الوقت الحاضر an الشائعات المنقوص للسطو في بيت الكاهن ، واثنين واثنين وضعت معا.
Halen hırsızlık kusurlu bir söylenti, papaz geldi ve iki ve iki biraraya getirilmişlerdi.まとめられた。 ホールは、Wadgersの援助を受け、氏Shuckleforth、判事を見つけるために出かけ、と取る
- Kusura bakmayın. - Kusurluk bir şey yok.Sizin işiniz görülsün.- أعتذر. - ليس هناك ما يستدعى الاعتذار طالما لديك القدرة على أداء واجبك.
Kusurlu BağlantılarBłędnie sformułowane odnośniki
Kusurlu BağlantılarCollegamenti difettosi
Kusurlu BağlantılarEnlaces mal formados
Kusurlu BağlantılarFelskrivna länkar
Kusurlu BağlantılarHibás formátumú linkek
Kusurlu BağlantılarHuonosti määritellyt linkit
Kusurlu BağlantılarIzmaličene povezave

İlgili Sayfalar