Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.La cucina perfetta - non ci sono bollette sul tavolo della cucina perfetta.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.la cuisine parfaite - il n'y a pas de factures sur le comptoir dans la cuisine parfaite..
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.VIKING社のガスレンジがあるのが 理想のキッチンです
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Ни одного счёта на идеальной столешнице в идеальной кухне.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Перфектната кухня - на плота в перфектната кухня няма сметки.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.המטבח המושלם - אין חשבונות על הדלפק במטבח המושלם.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.المطبخ المثالي -- لا توجد فواتير في المطبخ المثالي
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Biroul perfect.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Das perfekte Büro - noch einmal, keine Kabel soweit ich sehen kann.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Doskonałe biuro.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Het perfecte bureau -- voor zover ik zie: geen enkel snoer.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.완벽한 사무실. 다시 말하지만 전선이 없죠.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.La oficina perfecta.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Le bureau parfait.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.L'ufficio perfetto.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.А вот идеальный офис.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Перфектният офис.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.המשרד המושלם. שוב, בלי כבלים, ככל שאני יכולה להעיד,
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.المكتب المثالي. ومرة أخرى، لا أسلاك
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.ここにもコードは 見当たりません 私のオフィスとは 似ても似つきません
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.A toda perfeição vi limite, mas o teu mandamento é ilimitado.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.A todo lo perfecto le veo límite, pero tu mandamiento es sobremanera amplio
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Di ogni cosa perfetta ho visto il limite, ma la tua legge non ha confini
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.For alting så jeg en Grænse, men såre vidt rækker dit Bud.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Ich habe alles Dinges ein Ende gesehen; aber dein Gebot währet.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Ik heb gezien hoe alles (hoe geweldig ook) eens een einde heeft. Maar ik weet dat Uw geboden oneindig zijn.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Je vois des bornes à tout ce qui est parfait: Tes commandements n`ont point de limite.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Kaikella täydellisellä on rajansa - sen olen nähnyt - mutta sinun käskysi ovat ylen avarat.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Každej veci dokonalej vidím koniec; ale tvoje prikázanie je veľmi široké.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Každé věci dokonalé vidím skončení; rozkaz tvůj jest přeširoký náramně.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.내가 보니 모든 완전한 것이 다 끝이 있어도 주의 계명은 심히 넓으니이다
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Kulihat bahwa yang sempurna pun terbatas, hanya perintah-Mulah yang sempurna
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Látom, minden tökéletes dolognak vége van, de a te parancsolatodnak nincs határa.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.På all annan fullkomlighet har jag sett en ände, men ditt bud är omätligt i vidd.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.På all fullkommenhet har jeg sett en ende, men ditt bud strekker sig såre vidt.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Tôi đã thấy sự cùng tận của mọi vật trọn vẹn; Song luật pháp Chúa lấy làm rộng thay.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Tôi đã thấy sự cùng_tận của mọi vật trọn_vẹn ; Song luật_pháp Chúa lấy_làm rộng thay .
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Văd că tot ce este desăvîrşit are margini: poruncile Tale însă sînt fără margini.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Videl sem, da sleherna stvar, še tako popolna, ima svoj konec, a zapoved tvoja je širna brez meje.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Wszelkiej rzeczy koniec widzę; ale przykazanie twoje bardzo szerokie.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Εις πασαν τελειοτητα ειδον οριον αλλ' ο νομος σου ειναι πλατυς σφοδρα.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.Видях граница на всяко съвършенство Но Твоята заповед е твърде широка.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.לכל תכלה ראיתי קץ רחבה מצותך מאד׃
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.لكل كمال رأيت حدا. اما وصيتك فواسعة جدا
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.我 看 萬 事 盡 都 有 限 . 惟 有 你 的 命 令 、 極 其 寬 廣
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.我看萬 事盡 都 有限 . 惟有 你 的 命令 、 極 其 寬廣
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Glatte, reflekterende overflader.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler. Her köşesi, her parçası ve her pikseli tasarım tutkusuyla işlendi.أسطح انعكاسية لا نظير لها. شغف بالتصميم يفيض في كل زاوية وقطعة وبكسل.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Jednolite, refleksyjne powierzchnie.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Les surfaces tout en verre trempé minéral donne un effet miroir et épuré.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Naadloze, weerspiegelende oppervlakken.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Permukaan tanpa cela yang reflektif.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Superficie liscia e riflettente.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Superficies reflectantes constantes.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Superfícies reflectoras e brilhantes.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Übergangslos perfekte Oberflächen.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.Цельные, гладкие поверхности.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.(14:2) Тот, кто ходит непорочно и делает правду, и говорит истину в сердце своем;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.A ki tökéletességben jár, igazságot cselekszik, és igazat szól az õ szívében.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Aquele que anda irrepreensivelmente e pratica a justiça, e do coração fala a verdade;