Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Я говорю не о полном равенстве, а о том, которое есть в богатых и развитых рыночных демократиях.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum.Це смертність немовлят.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum.אני לא מדבר על שוויון מלא,
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum.أنا لا أتحدث عن مساواة تامة ،
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum.格差の小さい豊かな先進民主主義国で既に見られるレベルにということです
Kusursuz bir hafızası var. Ama yine de seçici bir hafıza.Il a une mémoire impeccable, mais elle est sélective.
Kusursuz bir hafızası var.A memóriája kifogástalan.
Kusursuz bir hafızası var.Are o memorie impecabilă.
Kusursuz bir hafızası var.Em có một trí nhớ cực hoàn hảo.
Kusursuz bir hafızası var.Han har ett oklanderligt minne.
Kusursuz bir hafızası var.Ha una memoria impeccabile.
Kusursuz bir hafızası var.Hij heeft een perfect geheugen.
Kusursuz bir hafızası var.Jeho pamět je fenomenální.
Kusursuz bir hafızası var.그는 흠잡을 데 없는 기억력을 가지고 있습니다.
Kusursuz bir hafızası var.Má dokonalú pamäť.
Kusursuz bir hafızası var.Posee la memoria más impecable.
Kusursuz bir hafızası var.Posiada bezbłędną pamięć.
Kusursuz bir hafızası var.Tem uma memória absolutamente impecável.
Kusursuz bir hafızası var.Έχει την τελειότερη μνήμη.
Kusursuz bir hafızası var.Има удивително безгрешна памет
Kusursuz bir hafızası var.У него просто безупречная память.
Kusursuz bir hafızası var.У нього бездоганна пам"ять.
Kusursuz bir hafızası var.יש לו זכרון מושלם.
Kusursuz bir hafızası var.له ذاكرة مبهرة لا تشوبها شائبة.
Kusursuz bir hafızası var.えり好みをしますけどね
Kusursuz bir insan olabilirim, mükemmel bir hayatım olabilir.완벽한 사람이 될 수 있다. 이 완벽한 세상에 동참할 수 있다 같은 의미죠.
Kusursuz bir insan olabilirim, mükemmel bir hayatım olabilir.Podría ser perfecta, podria unirme a este mundo perfecto.
Kusursuz bir insan olabilirim, mükemmel bir hayatım olabilir.הייתי יכול להיות אדם מושלם, הייתי יכול להצטרף לעולם המושלם הזה.
Kusursuz bir insan olabilirim, mükemmel bir hayatım olabilir.يمكنني أن أكون شخص مثالي، ويمكنني الإنضمام إلى هذا العالم المثالي
Kusursuz bir insan olabilirim, mükemmel bir hayatım olabilir.ごちゃごちゃした 細部は隠します
Kusursuz." Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Podle pravítka, na středu a v pravém úhlu.
Kusursuz konuşamadığı bir dildeki işle uğraşmasının en büyük sebebi buydu.E é por essa razão que ela escolheu traduzir um livro de uma língua que não dominava perfeitamente.
Kusursuz konuşamadığı bir dildeki işle uğraşmasının en büyük sebebi buydu.Et c'est pourquoi elle a choisi de traduire un livre d'une langue qu'elle ne maîtrisait pas parfaitement.
Kusursuz konuşamadığı bir dildeki işle uğraşmasının en büyük sebebi buydu.Sie ist ganz anders als in vielen anderen Ländern", erklärt sie.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz.(118:96) Я видел предел всякого совершенства, но Твоя заповедь безмерно обширна.
Kusursuz konuşamadığı bir dildeki işle uğraşmasının en büyük sebebi buydu."Мне кажется, эта книга как нельзя лучше показывает, насколько прекрасна современная корейская литература.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Bayangkan kita bisa membuat lensa yang sempurna.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Beeld je in perfecte lenzen te kunnen maken.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Imaginaţi-vă să fiţi în stare să faceţi lentile perfecte.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Imaginem serem capazes de fazer lentes perfeitas.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Imaginen poder fabricar lentes perfectas.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Imaginez pouvoir faire des lentilles parfaites.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Immaginate di poter fare delle lenti perfette.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Képzeljétek el tökéletes lencsék előállítását.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.완벽한 렌즈를 만들 수 있다고 상상해 보십시오.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Predstavte si, že by ste mohli vyrobiť perfektné šošovky.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Stellen Sie sich vor, perfekte Linsen erzeugen zu können.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Wyobraźcie sobie, że potrafimy produkować doskonałe soczewki.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Φανταστείτε να μπορούμε να κάνουμε τέλειους φακούς.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Можно создавать безупречные линзы.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.Представете си да могат да се изработват перфектни лещи.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.דמיינו יכולת ליצור עדשות מושלמות.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.تخيلوا إمكانية عمل عدسات مثالية.
Kusursuz mercekler yapabildiğinizi düşünün.左側はクモヒトデです レンズが体一面を覆っています
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Bucătăria perfectă -- fără facturi pe blatul din bucătăria perfectă.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.De perfecte keuken -- hier geen rekeningen op het aanrecht.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Die perfekte Küche - keine Rechnungen auf der Theke in der perfekten Küche.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Idealna kuchnia - nie ma tam miejsca na rachunki na stole.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.완벽한 주방, 완벽한 주방에는 카운터에 계산서가 없습니다.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.La cocina perfecta... no hay facturas encima de la mesa de la cocina perfecta.