İşlem kusursuz değil.The process isn't perfect.
Aşk kusurlu olarak sever.Love loves imperfectly.
Tom'un görgü kuralları kusursuz.Tom's manners are impeccable.
Kusursuz olmadığımı biliyorum.I know I'm not perfect.
Benim için kusursuzsun.You're perfect for me.
Önerilen yasanın önemli kusurları var.The proposed law has significant flaws.
Önerilen kanunun farklı kusurları var.The proposed law has several flaws.
Önerilen kanun önemli ölçüde kusurlu.The proposed law is significantly flawed.
Önerilen kanun çok kusurlu.The proposed law is very flawed.
Önerilen kanun esasen kusurludur.The proposed law is fundamentally flawed.
Kitabın önermesi temelde kusurludur.The book's premise is fundamentally flawed.
Kitabın dayanağı esasen kusurludur.The premise of the book is fundamentally flawed.
Tom kusursuz Kantonca konuşur.Tom speaks flawless Cantonese.
İngilizcen kusursuz.Your English is impeccable.
Tom kusursuz Macarca konuşur.Tom speaks flawless Hungarian.
Tom kusursuz Rusça konuşur.Tom speaks flawless Russian.
Tom kusursuz İspanyolca konuşuyor.Tom speaks impeccable Spanish.
Tom kusursuz Fransızca bilir.Tom speaks impeccable French.
Tom kusursuz Fransızca konuşur.Tom speaks flawless French.
Bütün kültürlerin kusurları var.All cultures have flaws.
Dilbilgin ve telaffuzun kusursuz.His grammar and pronunciation are perfect.
İddia ciddi şekilde kusurluydu.The argument was severely flawed.
Argüman ciddi şekilde kusurludur.The argument is severly flawed.
İddia temel olarak kusurludur.The argument is fundamentally flawed.
Argüman temelde kusurluydu.The argument was fundamentally flawed.
Tom kusursuz Almanca konuşuyor.Tom speaks impeccable German.
Tom kusursuz bir Kantonca konuşur.Tom speaks impeccable Cantonese.
O kusursuz.He is impeccable.
O kusursuzdur.He is impeccable.
Tom çok kusursuz değildi.Tom wasn't very thorough.
Fransızcanız kusursuz.Your French is impeccable.
Ne Tom ne de Mary kusursuz.Neither Tom nor Mary is correct.
Sami gerçekten kusurlu davranıyor.Sami is acting really sketchy.
Takma adın sana kusursuzca uyuyor.Your nickname fits you perfectly.
Tom bunun kendi kusuru olduğunu kabul etti.Tom admitted it was his fault.
Tom ve Mary her ikisi de kusursuz.Tom and Mary are both correct.
Kusura bakma, konuyu dağıttım.I'm sorry, I digress.
Aramana cevap veremediğim için kusura bakma Tom.I'm sorry for missing your call, Tom.
Tom ve Mary kusursuz değiller.Tom and Mary aren't perfect.
Tom kendi kusurlarından bahsetmekten çekinmiyordu.Tom wasn't afraid to talk about his own shortcomings.
Mükemmel: Hiçbir kusuru yok.It's perfect: Without any faults.
Rahatsız ettiğim için kusura bakma, Tom.Sorry to bother you, Tom.
Her şey kusursuz olmalı.Everything must be flawless.
Herkesin kendi kusurları var.Everyone has their own flaws.
Onda hep kusur buluyor.He always finds fault with her.
Onun her zaman bir kusurunu bulur.He always finds fault with her.
Kusura bakmayın, sizi rahatsız ediyorum.Sorry for disturbing you.
Çok kusurum olduğunu biliyorum.I know that I have many faults.
Bu işler sadece tek tarafın kusuruyla olmaz.It takes two to tangle.
Kusura bakmayın, güzel izah edemedim.I'm sorry I couldn't explain it well.
Kusura bakma, güzel açıklayamadım.I'm sorry I couldn't explain it well.
Onca kusuruna rağmen yine de kendime söz geçiremeyip onu seviyorum.I can't help liking him in spite of his many faults.
Başkalarında kusur bulmayı bırakın.Stop finding fault with others.
"Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum"."Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum".
"Böyle kusursuzluk beklemiyorduk"."Böyle kusursuzluk beklemiyorduk".
R47: Doğum kusurlarına neden olabilir.R47: May cause birth defects.
Kuşkusuz onunda pek çok devlet adamında olduğu gibi, kusurlu yönleri vardır.Surely, there are heads of state whose evil deeds many times eclipse such a level.
Bu yüzden siyah cisim kusursuz bir Lambertian radyatörüdür.Therefore, a black body is a perfect Lambertian radiator.
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.Theories do not have to be perfectly accurate to be scientifically useful.
Yaşam ve ölüm: Yazılım kusurları öldürebilir.Life and Death: Software defects can kill.