Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.بذلك تتأكد من أنك لن تكون مسؤولاً عن الاعطاب التي لم تتسبب بها.
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.온 이스라엘 가운데 압살롬 같이 아름다움으로 크게 칭찬 받는 자가 없었으니 저는 발바닥부터 정수리까지 흠이 없음이라
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.וכאבשלום לא היה איש יפה בכל ישראל להלל מאד מכף רגלו ועד קדקדו לא היה בו מום׃
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.ولم يكن في كل اسرائيل رجل جميل وممدوح جدا كابشالوم من باطن قدمه حتى هامته لم يكن فيه عيب.
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以 色 列 全 地 之 中 、 無 人 像 押 沙 龍 那 樣 俊 美 、 得 人 的 稱 讚 . 從 腳 底 到 頭 頂 、 毫 無 瑕 疵
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以色列 全 地 之中 、 無人像 押 沙龍 那 樣 俊美 、 得 人 的 稱讚 . 從腳 底 到 頭頂 、 毫無 瑕疵
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Ce sont des défauts inconnus de tous au moment de la vente du bien.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.De är fel som ingen känner till.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Ne ovat vikoja, joista kukaan ei tiedä.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Son defectos de los que nadie tiene constancia.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Такими являются дефекты, о которых никому не известно.
Bu yüzden kusura bakmayın ve size kendimi tanıtmama izin verin.Así que me disculpo, y me presento
Bu yüzden kusura bakmayın ve size kendimi tanıtmama izin verin.Tout d'abord, je m'en excuse et je me présente.
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.Siento mucho haber tardado, carino.
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.Съжалявам, че се забавих, скъпи. Готов ли си да тръгваме? Дааааааааа!
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.מצטערת שזה לקח לי כל כך הרבה זמן יקירי, אתה מוכן ללכת עכשיו?
- Caným kusura bakma. - Ya tamam.Μην δημιουργείς προβλήματα εδώ.
- Caným kusura bakma. - Ya tamam.Не се дръж като дете.
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerC'est écologique; cela freine l'explosion démographique des renards."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerDa un punto di vista ecologico ha senso: impedisce l'aumento incontrollato del numero delle volpi"
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerEcologisch klopt het; het stopt de explosieve groei van vossen."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"É ecológico: acaba com a explosão demográfica das raposas".
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerE practic din punct de vedere ecologic; opreste explozia populatiei de vulpi."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerEs ecológicamente válido; detiene la explosión demográfica de los zorros".
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerEs ist ökologisch vernünftig; es stoppt die Bevölkerungsexplosion der Füchse."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"És ökológiailag is helyes, megelőzi a túlszaporodást."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerJest ekologicznie zasadna, ogranicza populację lisów".
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller이 법은 여우들의 인구 증가를 막는데 효과가 있는 것 같습니다."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerNghe có vẻ tốt cho môi trường; ngừng sự bùng nổ dân số cáo. "
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerSecara ekologi itu masuk akal, menghentikan ledakan populasi serigala."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerΕϊναι οικολογικά λογικό, σταματάει την πληθυσμιακή έκρηξη των αλεπούδων."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerЕкологично стабилно е; спира популационната експлозия от лисици."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerЭто правильно с точки зрения экологии - охота приостанавливает рост популяции лис
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerיש לזה בסיס אקולוגי, זה מונע את פיצוץ האוכלוסין בקרב השועלים."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"إنّه فعلٌ لا يضرّ البيئة، ويحدّ من تكاثر الثعالب بأعداد كبيرة"
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerしかし 最終的には政府によって潰されました
Ciddi tasarım kusurludur.עיצוב רציני הוא בלתי מושלם
Ciddi tasarım kusurludur.التصميم الجاد غير كامل.
Ciddi tasarım kusurludur.初めて作る物に よく見られる -
Ciddi tasarım kusurludur.Designul serios este imprefect.
Ciddi tasarım kusurludur.El diseño serio es imperfecto.
Ciddi tasarım kusurludur.Il design serio è imperfetto.
Ciddi tasarım kusurludur.진지한 디자인은 불완전합니다.
Ciddi tasarım kusurludur.Le design sérieux est imparfait.
Ciddi tasarım kusurludur.Poważny dizajn nie jest doskonały.
Ciddi tasarım kusurludur.Το σοβαρό σχέδιο είναι ατελές.
Ciddi tasarım kusurludur.Сериозният дизайн е несъвършен.
Ciddi tasarım kusurludur.Серьезный дизайн не идеален.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.Godzić się z wynikami, porażkami, niedoskonałościami.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.결과물을 잊고, 실패도 잊고, 완벽하지 않았던 것도 잊는 거죠.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.lasciar perdere i risultati, lasciar perdere i fallimenti, e lasciar perdere le imperfezioni.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.là tôi đã học cách để cho đi, cho đi kết quả, cho đi thất bại, và bỏ qua những khiếm khuyết.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.leerde ik los te laten: resultaten los te laten, falen los te laten en imperfecties los te laten.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.lernte ich loszulassen, die Ergebnisse loszulassen, die Fehler loszulassen, und die Mängel loszulassen.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.להניח לתוצאות, להניח לכשלונות, ולהניח לחוסר השלמות.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.التخلي عن العواقب ، التخلي عن الإخفاقات و التغاضي عن العيوب.
Çıktıları, başarısızlıkları ve kusurları umursamamayı.欠点も気にしない そして代わりに発見したのは
çünkü işte gerek mükemmel kısımlar, gerek kusurlar insanlardaydıc'est là où les imperfections se trouvaient, c'est là que se trouvaient les perfections
çünkü işte gerek mükemmel kısımlar, gerek kusurlar insanlardaydıdan disanalah letak ketidaksempurnaannya, disanalah kesempurnaan
çünkü işte gerek mükemmel kısımlar, gerek kusurlar insanlardaydıdas ist, wo die Fehler lagen, wo die Vollkommenheit war,