Buradaki anahtar, kusurlar.Die Schwächen sind also der Schlüssel.
Buradaki anahtar, kusurlar.Donc les défauts sont essentiels.
Buradaki anahtar, kusurlar.Dus de minpuntjes zijn hier van belang.
Buradaki anahtar, kusurlar.Entonces, los defectos son la clave.
Buradaki anahtar, kusurlar.I difetti sono la chiave.
Buradaki anahtar, kusurlar.Jadi kekurangan adalah kuncinya.
Buradaki anahtar, kusurlar.단점들이야말로 핵심이에요.
Buradaki anahtar, kusurlar.Nên những sai sót chính là chìa khóa.
Buradaki anahtar, kusurlar.Portanto, os defeitos são essenciais.
Buradaki anahtar, kusurlar.Szóval a kulcs, a hiba.
Buradaki anahtar, kusurlar.Więc to wady są tutaj kluczem.
Buradaki anahtar, kusurlar.Οπότε τα ελαττώματα είναι το κλειδί.
Buradaki anahtar, kusurlar.Истина в изъянах.
Buradaki anahtar, kusurlar.Отже істина в вадах.
Buradaki anahtar, kusurlar.Така че недостатъците са ключът.
Buradaki anahtar, kusurlar.החסרונות, אם כך, הם המפתח.
Buradaki anahtar, kusurlar.إذا العيوب هي المفتاح.
Buradaki anahtar, kusurlar.今までも よく言われてきました
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.이것은 기형 폐를 갖고 있었고 10분 만에 죽었습니다.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Celui-ci avait une malformation du poumon, et est mort après 10 minutes, mais Alberto savait que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Deze had een misvormde long en stierf na 10 minuten.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Este tenía una malformación en un pulmón y murió a los 10 minutos, pero Alberto tenía la seguridad de que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Ten miał niewykształcone płuca i zmarł po 10 minutach.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Тот детёныш родился с недоразвитым лёгким, и он умер 10 минут спустя.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.לפרט זה היו עיוותים בריאות והיא מתה לאחר 10 דקות,
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.فقد ولد بعيب في شكل الرئةمات على إثره بعد 10 دقائق من ولادته،
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.しかしアルベルトはクローン技術の
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ceea ce avem este, într-un fel, o furtună pozitivă perfectă.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ce qu'on a, d'une certaine façon, c'est une tempête positive.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.De certo modo, temos uma tempestade positiva perfeita.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Er is een ware storm van ontwikkelingen.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.지금 우리가 지니고 있는건 매우 긍정적인 방향으로의 변화입니다.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Lo que tenemos es, en cierto modo, una tormenta positiva perfecta.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Mert most értük el a kritikus tömeget.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Perché si è verificata la 'tempesta perfetta', in senso positivo.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Was wir haben ist, sozusagen, ein perfekter positiver Sturm.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.W pewien sposób mamy idealną, pozytywna burzę.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Онова, което имаме, в известен смисъл е една съвършена позитивна буря.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.מה שיש לנו, בעצם, היא סערה טכנולוגית מושלמת .
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.ما لدينا يمثل، بطريقة ما، عاصفة مثالية ايجابية.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.これが利用者主体の健康管理を築くのです
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Cậu ta đến từ Busan, nên có hơi cộc lốc.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Dia berasal dari Busan, makanya dia sedikit kaku.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E' di Busan, quindi é un pò rude.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E din Busan , e putin mai taciturn.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Er ist von Busan, deshalb ist er ein bisschen zurückhaltend.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Fant je iz Busana, zato je nekoliko zadržan.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Han är från BUsan, så han är lite kort i ton.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Hij komt uit Busan , dus is hij een beetje kortaf .
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Il vient de Busan, donc il est un peu laconique.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.On jest z Busan, dlatego jest trochę lakoniczny.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Είναι από το Μπουσάν, γι'αυτό είναι λιγάκι απότομος.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Он из Пусана, так что немного молчаливый.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın., הוא לא מדבר הרבה
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.وهو من بوسان ، لذلك فهو قليلا حذر.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.ああはい。
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Ainsi, vous pourrez vous assurer que vous ne serez pas tenu responsable de défauts que vous n’avez pas causés.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Así se asegura de que no se le pidan responsabilidades por desperfectos que no haya causado.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Näin varmistat, että et joudu vastuuseen vioista, joita et ole aiheuttanut.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.På så sätt säkerställer du att du inte ställs ansvarig för fel som du inte har orsakat.