Ana içeriğe geç
Sözlük

kuruyorlar ile cümle

kuruyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Handlowali z ludźmi z dość odległych krajów.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.He tekivät kauppaa melko kaukana omasta asuinpaikastaan.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Ils ont troqué avec les peuples assez loin d'où ils vécurent.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.그들은 먼 낮선곳까지 가서 장사를 하곤 했습니다.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Mereka berdagang dengan orang-orang yang cukup jauh dari tempat tinggal mereka.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Obchodovali s lidmi, kteří od nich žili docela daleko.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Obchodovali s ľuďmi dosť ďaleko od miesta, kde žili.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Olyan emberekkel is kereskedtek, akik meglehetősen távol éltek tőlük.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Sie handelten mit weit entfernt lebenden Völkern.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Solían comerciar con gente bastante lejos de donde ellos vivían.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Ze handelden met mensen die behoorlijk ver weg leefden.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Έκαναν εμπόριο με λαούς πολύ απομακρυσμένους από εκεί που έμεναν.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.И вели торговлю на больших расстояниях.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Його представники торгували далеко від власних земель.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Търгували са с хора надалеч от мястото, където са живеели.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.הם נהגו לסחור עם אנשים הרחק ממקום מגוריהם.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.كانوا يتاجرون مع شعوب بعيدة جداً عنهم
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.海を渡り
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.A una vienen sus tropas; allanan su camino contra mí, y ponen sitio alrededor de mi morada
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Các đạo binh Ngài đã cùng nhau kéo tới , Ðắp đường họ để đến hãm đánh tôi , Và đóng ở chung_quanh trại tôi .
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Các đạo binh Ngài đã cùng nhau kéo tới, Ðắp đường họ để đến hãm đánh tôi, Và đóng ở chung quanh trại tôi.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Čete njegove so hkrati pridrle in napravile svojo pot zoper mene, in raztaborile so se okrog šatora mojega.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hänen sotajoukkonsa tulivat yhdessä ja tekivät tiensä minua vastaan ja leiriytyivät minun majani ympärille.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hans hærflokker kommer alle sammen og rydder sig vei mot mig, og de leirer sig rundt om mitt telt.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hans skaror draga samlade fram och bereda sig väg till anfall mot mig; de lägra sig runt omkring min hydda.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hij stuurt Zijn troepen om mijn tent te omsingelen en te belegeren.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Juntas as suas tropas avançam, levantam contra mim o seu caminho, e se acampam ao redor da minha tenda.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.그 군대가 일제히 나아와서 길을 수축하고 나를 치며 내 장막을 둘러 진 쳤구나
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Oştile Lui au pornit deodată înainte, şi-au croit drum pînă la mine, şi au tăbărît în jurul cortului meu.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Pasukan-Nya menyerbu tanpa dapat dibendung; jalanku dihalangi, dan kemahku dikepung
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Pročež přitáhše houfové jeho, učinili sobě ke mně cestu, a vojensky se položili okolo stanu mého.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Przyszły razem hufy jego, i utorowały przeciwko mnie drogę swoję, i obległy w około namiot mój.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Razom prišly jeho čaty, vysypali proti mne svoju cestu a táboria vôkol môjho stánu.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.samlede rykker hans Flokke frem og bryder sig Vej imod mig, de lejrer sig om mit Telt.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Seregei együtt jövének be és utat csinálnak ellenem, és az én sátorom mellett táboroznak.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Полки Его пришли вместе и направили путь свой ко мне и расположились вокруг шатра моего.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Полковете Му настъпват заедно, Та заздравяват пътя си против мене, И разполагат се в стан около шатъра ми.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.יחד יבאו גדודיו ויסלו עלי דרכם ויחנו סביב לאהלי׃
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.معا جاءت غزاته واعدّوا عليّ طريقهم وحلّوا حول خيمتي.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.他 的 軍 旅 一 齊 上 來 、 修 築 戰 路 攻 擊 我 、 在 我 帳 棚 的 四 圍 安 營
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.他 的 軍旅 一 齊 上來 、 修築 戰路 攻擊 我 、 在 我 帳棚 的 四 圍安營
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.A Hospodin mi riekol: Nachodí sa sprisahanie medzi mužmi Júdovými a medzi obyvateľmi Jeruzalema.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Disse-me mais o Senhor: Uma conspiração se achou entre os homens de Judá, e entre os habitantes de Jerusalém.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.,,Domnul mi -a zis: ,,Este o uneltire între bărbaţii lui Iuda şi între locuitorii Ierusalimului.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.És monda az Úr nékem: Pártütés van a Júda férfiai és Jeruzsálem lakosai között.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Il Signore mi disse: «Si è formata una congiura fra gli uomini di Giuda e gli abitanti di Gerusalemme
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.In GOSPOD mi reče: Zarota je tu med možmi Judovimi in jeruzalemskimi prebivalci.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.I rzekł Pan do mnie: Znalazło się sprzysiężenie miedzy mężami Judzkimi, i między obywatelami Jeruzalemskimi;
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Ja Herra sanoi minulle: "Juudan miesten ja Jerusalemin asukasten keskuudessa on salaliitto.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Kemudian TUHAN berkata lagi kepadaku, "Orang Yehuda dan penduduk Yerusalem telah bersepakat melawan Aku
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.여호와께서 또 내게 이르시되 유다인과 예루살렘 거민 중에 반역이 있도다
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.L`Éternel me dit: Il y a une conjuration entre les hommes de Juda Et les habitants de Jérusalem.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Och HERREN sade till mig: Jag vet huru Juda män och Jerusalems invånare hava sammansvurit sig.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Og HERREN sagde til mig: Der er fundet en Sammensværgelse blandt Judas Mænd og Jerusalems Borgere;
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Og Herren sa til mig: Det er funnet en sammensvergelse blandt Judas menn og blandt Jerusalems innbyggere.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Tehdy řekl mi Hospodin: Nalézá se spiknutí mezi muži Judskými, a mezi obyvateli Jeruzalémskými.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Und der HERR sprach zu mir: Ich weiß wohl, wie sie in Juda und zu Jerusalem sich rotten.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.Και ειπε Κυριος προς εμε, Συνωμοσια ευρεθη μεταξυ των ανδρων Ιουδα και μεταξυ των κατοικων της Ιερουσαλημ.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.И Господ ми рече: Заговор се намери между Юдовите мъже и ерусалимските жители.
RAB bana dedi ki, ‹‹Yahuda halkıyla Yeruşalimde yaşayanlar bana düzen kuruyorlar.И сказал мне Господь: есть заговор между мужами Иуды и жителями Иерусалима:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod