Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Okolo tohto majú usporiadaný celý život.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Organizam toda a sua vida em torno disto.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Organizan toda su vida en torno a su heroísmo.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Organizzano tutta la loro vita intorno all'essere eroi.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Poświecili całe swoje życie pewnej idei.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Sie organisieren ihr ganzes Leben darum.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Zij organiseren er hun hele leven rond.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Οργάνωσαν ολόκληρη τη ζωής τους γύρω απ'τον αγώνα τους.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.І навколо цієї винятковости побудоване все їхнє життя.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Они строят свою жизнь вокруг этого.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Те организират целия си живот около това.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.מפני שהם היוצאים מן הכלל. כל חייהם סובבים סביב זה.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.وأنهم نظموا حياتهم بأحملها حولها [البطولة].
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.だから私達は彼らの名前を知っているのです
Herkes ortaklığın ne kadar mükemmel olduğunu konuşuyor... ...ve büyük firmalar çoğu zaman ortaklık kuruyorlar.요즘은 다들 파트너십의 좋은 점만 얘기합니다 특히 대기업 파트너가 그런데요
Herkes ortaklığın ne kadar mükemmel olduğunu konuşuyor... ...ve büyük firmalar çoğu zaman ortaklık kuruyorlar.Wszyscy mówią o tym, co wspaniałego mają z partnerstwa i duże firmy cały czas tworzą partnerstwa.
Herkes ortaklığın ne kadar mükemmel olduğunu konuşuyor... ...ve büyük firmalar çoğu zaman ortaklık kuruyorlar.الجميع يتحدث عن كل الأمور الجيدة التي توفرها الشراكة والشركاء من الشركات الكبرى على الدوام.
Herkes ortaklığın ne kadar mükemmel olduğunu konuşuyor... ...ve büyük firmalar çoğu zaman ortaklık kuruyorlar.まずは大企業のパートナーのリスクについて話します
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Aşa comunică ei -- cu ajutorul degetelor.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Der er sådan de kommunikerer -- så de kører deres finger langs.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Đó là cách họ giao tiếp -- bằng cách chạy ngón tay trên bảng chữ cái.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.É assim que eles comunicam -- fazendo o dedo percorrer a folha.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.E' così che comunicano -- fanno passare le dita.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Így kommunikálnak -- végigfuttatják az ujjukat.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Itulah cara mereka berkomunikasi -- dengan menggunakan jari.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.그렇게 의사소통을 합니다-- 그들의 손가락을 움직여서 말이죠.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Presne tak komunikujú -- ukazujú prstom.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Se comunican de esa manera... le van marcando con el dedo.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.So kommunizieren sie - so laufen ihre Finger entlang.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Tako se sporazumevajo -- s prstom sledijo črkam.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Tak się komunikują, przez pokazywanie palcem.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Tak takhle oni komunikují -- jezdí jim prstem po papíru.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Voila comment ils communiquent -- ils font passer les doigts.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Zo communiceren ze. Ze laten hun vinger erover gaan.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Έτσι επικοινωνούν -- με το δάχτυλο.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Ето така общуват те -- движейки си пръстите по продължение.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Так вони і спілкуються - бігаючи пальцями по абетці.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.Так они и общаются: водят пальцем по алфавиту.
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.אמרתי," אז, איך בעצם אתם מתקשרים?" כולם ראו את הסרט "הפרפר ופעמון הצלילה"?
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.هذه هي الطريقة التي يتواصلون بها -- يحركون اصابعهم على المدى
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar, parmaklarını gezdirerek.文字を指して見せるんです 「そんな原始的なことをしてるなんて」と思いました
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Felállítják a saját bazárjaikat és orvosi rendelőiket.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Họ dựng lên những tiệm tạp hóa và các phòng khám của riêng họ.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Ils installent leurs propres bazars, et leurs cliniques médicales.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.시장을 세우고 병원도 지었죠.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Mereka membuat pasar dan klinik kesehatan sendiri.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Otwierają tam własne bazary i kliniki medyczne.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Ponen en marcha sus propios bazares y clínicas.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Și-au fondat propriile bazaruri și clinici medicale.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Sie richten ihre eigenen Märkte und Krankenhäuser ein.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Ze zetten er hun eigen winkels en medische klinieken op.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Στήνουν τις δικές τους αγορές και ιατρικές κλινικές.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Они открывают свои рынки и больницы.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.Те основават свои собствени пазари и медицински клиники.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.הם מקימים את השווקים והמרפאות משלהם.
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.ويعدوا بازاراتهم ومستشفياتهم من أجل العيش .
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.林業を引継ぎ
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Commerciavano con popolazioni molto lontane.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Eles costumavam fazer comércio com povos muito longe de onde viviam.
Onlardan çok ama çok uzaktaki insanlarla ticari ilişkiler kuruyorlardı.Făceau schimb de mărfuri cu oameni care locuiau destul de departe de ei.