Ana içeriğe geç
Sözlük

kuruyorlar ile cümle

kuruyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.لديهم سلسلة من الأفخاخ التي نصبوها لصيد الخنازير البرية، والثعابين والقرود القوارض، كل ما يمكنهم صيده، حقاً
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.ブタ、ヘビ、サル ネズミ等を捕獲します この日は何時間も探しましたが、収穫はありませんでした
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlar그들은 4분의 1초 간격으로 하나씩 튀어나오게 하는 시스템을 만들고 있습니다.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarBudują system, który wystrzeli je w odstępach 0,25 sekundy.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarÉpítettek egy rendszert, amelyik negyed másodpercenként lökte ki ezeket.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarEstán construyendo un sistema que lo expulsa en intervalos de un cuarto de segundo.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarIls construisent un système qui les éjecte à un quart de secondes d'intervalles.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarMereka membangun sistem yang melontarkan benda ini setiap seperempat detik.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarSie bauen hier ein System, das diese in Viertelsekunden-Intervallen ausstößt.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarStanno costruendo un sistema che le espelle ad intervalli di 1/4 di secondo.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarZe bouwen een systeem dat ze er met tussenpozen van een kwart seconde uitschiet.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarОни создают систему, которая выпускает их каждую четверть секунды.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarТе изграждат система, която изхвърля тези интервали на четвърт от секудата.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarהם בונים מערכת שפולטת אותן במרווחים של רבע שנייה.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarلقد قاموا ببناء نظام يطلقها في ظرف ربع ثانية.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarブリーフケースを持っているのは父です
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Chúng chuyển động xung quanh tạo nên những liên kết mới, và đó là những thứ diễn ra khi chúng ta học.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Elles se déplacent en faisant de nouvelles connections, c'est ce qu'il se passe lorsque l'on apprend.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Estão a mexer-se em redor. Podem fazer ligações. É isto que acontece quando aprendemos.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.새로운 연결고리를 찾아내죠. 그게 우리가 학습할 때 나타나는 현상입니다.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Non sono statiche. Si muovono creando nuove connessioni ed è quello che accade quando impariamo.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.No son estáticas.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Pohybují se okolo a vytvářejí nová spojení a to je to, co se děje, když se učíme.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Se mișcă, formând noi conexiuni. Asta se petrece când învățăm.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Tworzą nowe połączenia - tak się uczymy.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Ze maken nieuwe verbindingen terwijl we leren.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Вони не просто статичні. Вони рухаються, встановлюють нові зв'язки, і саме це відбувається, коли ми вчимося.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.Тоже самое происходит в нашем мозгу, когда мы учимся.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.זהו מיקרון, או מיקרומטר, ואנחנו יורדים
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.تصنع روابط جديدة، وهذا ما يحدث عندما نتعلم.
Etrafta hareket ediyorlar, yeni bağlantılar kuruyorlar ve öğrendiğimiz zaman olan şey de bu.もっと小さな世界に行きましょう
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Conseguem ter relações sociais mais fortes nos jogos do que na vida real,
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.De kan ha starkare sociala förhållanden i spel än de kan ha i verkligheten.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.De kan have stærkere sociale relationer i spillene end de kan i det virkelige liv.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Erősebb társas kapcsolataik lehetnek, a játékokban, mint a való életben.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Họ có thể có những quan hệ xã hội trong game bền chặt hơn trong đời thực.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Ich relacje społeczne mogą być silniejsze w grach niż w prawdziwym życiu.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Ils peuvent avoir des relations sociales plus fortes dans les jeux que dans le monde réel.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.그들은 현실보다 게임 속에서 더 강한 사회적 관계를 맺을 수 있습니다.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Mohou mít silnější sociální vztahy ve hrách než ve skutečném životě.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Possono avere relazioni sociali più solide in un gioco che non nella vita reale.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Pot avea relații sociale mai puternice în jocuri decât în viața reală.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Pueden tener relaciones sociales más fuertes en juegos que las que pueden tener en la vida real.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Sie können in Spielen stärkere soziale Bindungen knüpfen als im echten Leben.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Ze kunnen sterkere sociale relaties hebben in games dan in het echte leven.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Μπορούν να έχουν ισχυρότερους κοινωνικούς δεσμούς στα παιχνίδια από ό,τι στην πραγματική ζωή.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.В іграх вони можуть налагодити міцніші соціальні стосунки, ніж у справжньому житті.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Могат да имат по-силни социални връзки в игри, отколкото могат да имат в реалния живот.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.Они могут иметь более крепкие социальные связи в игре, нежели в реальной жизни.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.יכולים להיות להם קשרים חברתיים חזקים יותר במשחקים מאשר בחיים האמיתיים.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.يمكنهم الحصول على علاقات إجتماعية أقوى في الألعاب من علاقاتهم في الحياة الحقيقية.
Gerçek hatta yapabildiklerinden daha fazla güçlü sosyal ilişkiler kuruyorlar.強い人間関係を築けます より良いフィードバックが得られます ゲームの中の方が
Görülüyor ki, grup üyeleri sadece senkronize olmuyor, görünmez bir enerjisel seviyede de iletişim kuruyorlar.Оказва се, че участниците в групата са не само в синхрон, но и си комуникират на невидимо енергийно ниво.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Az egész életük erre épül.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Celý svůj život zaměřili tímto směrem.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.De organiserer hele deres liv omkring dette.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Ei îşi organizează întreaga viaţă în jurul acestui fapt.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.He järjestivät koko elämänsä sen ympärille.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.Ils organisent toute leur vie autour de cela.
Hayatlarını bunun etrafında kuruyorlar.평생을 영웅담으로 보낸 이들이며,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod