Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.Và một lần nữa, chúng tôi lập quan hệ tốt giữa chúng chỉ từ khi chúng tôi diễn tập.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.Wytworzyliśmy pomiędzy nimi niesamowite relacje już podczas samych prób.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.Y, una vez más, hemos estado construyendo buenas relaciones entre ellos desde los ensayos.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.И опять же на репетициях между ними начинают завязываться отличные отношения.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.ושוב, אנחנו בנינו מערכות יחסים נהדרות ביניהם רק משום שעשינו חזרות..
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.ومرة أخرى، قمنا ببناء علاقات رائعة بينهم منذ تمرين البارحة فقط.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.良い関係を築き上げ続けています さて 別のコンピューターに戻り
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.Họ có một chuỗi các bẫy, lưới những thứ họ dùng để bắt lợn, rắn, khỉ những loài gặm nhấm, bất cứ thứ gì có thể
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.그들은 야생 돼지, 뱀, 원숭이들이나 설치류, 또는 잡을 수 있는 것은 모두 다 잡기위한 덫이나 올가미를 가지고 있었습니다.
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.Ze hebben een aantal vallen opgezet om wilde zwijnen, slangen, apen knaagdieren, wat dan ook te vangen.
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.יש להם אוסף מלכודות ופתיונות שהם מציבים כדי לתפוס חזירי בר, נחשים, קופים מכרסמים, בעצם כל דבר שהם יכולים.
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.لديهم سلسلة من الأفخاخ التي نصبوها لصيد الخنازير البرية، والثعابين والقرود القوارض، كل ما يمكنهم صيده، حقاً
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.ブタ、ヘビ、サル ネズミ等を捕獲します この日は何時間も探しましたが、収穫はありませんでした
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Belülről változtatjuk meg a kultúránkat, de ugyanakkor vissza is nyúlunk a hagyományainkhoz.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Kita merubah kultur kita dari dalam, namun pada saat yang bersamaan, kita menghubungkan kembali tradisi kita.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.우리는 우리 스스로가 우리의 문화를 바꾸고 있지만 그와 동시에 우리의 전통과 다시 연결하고 있습니다.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Ne schimbăm cultura dinăuntru, dar în acelaşi timp ne reconectăm cu tradiţiile.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Nous changeons notre culture de l'intérieur, mais en même temps nous reprenons contact avec nos traditions.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.We veranderen onze cultuur van binnenuit, maar tegelijkertijd herverbinden we ons met onze tradities.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Zmieniamy naszą kulturę od wewnątrz, lecz jednocześnie odnawiamy związek z tradycją.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Αλλάζουμε τον πολιτισμό μας εκ των έσω, αλλά ταυτόχρονα επανασυνδεόμαστε με τις παραδόσεις μας.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Мы меняем нашу культуру изнутри, но в то же время, мы заново обращаемся к нашим традициям.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.Ние променяме нашата култура отвътре, но в същото време ние се свързваме отново с нашите традиции.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.אנו משנים את תרבותנו מבפנים, ובאותו הזמן מתחברים מחדש למסורות שלנו.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.نعمل على تغيير ثقافتنا من الداخل، ولكن في نفس الوقت نحن مع اعادة ربط تقاليدنا.
Biz kültürümüzü bunlar arasında değerlendirirken aynı zamanda geleneklerimizle de bağlantı kuruyoruz.変化させていますが それと同時に 自分達の伝統にも触れようとしています 近代化は実際に起こっています
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 anak perempuan menciptakan dan menggapai impiannya.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 cô gái đang tạo dựng và thực hiện ước mơ của các em.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 dievčat tvorí a dosahuje svoje ciele.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 dziewcząt tworzy marzenia i za nimi podąża.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125명의 소녀들이 꿈을 만들고 또 이루어 가고 있습니다.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 Mädchen erschaffen etwas und erfüllen ihre Träume.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 meisjes maken zullen hun dromen kunnen waarmaken.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 raparigas estão a criar e a concretizar os seus sonhos.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 κορίτσια κάνουν όνειρα και πραγματοποιούν αυτά τα όνειρα.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 момичета създават и постигат мечтите си.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.١٢٥ فتاة يصنعن و يحققن احلامهن
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Centoventicinque ragazze stanno coltivando e realizzando i loro sogni.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Cent-ving-cinq filles créent et ont accès à leur rêve.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Ciento veinticinco niñas están creando y alcanzando sus sueños.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Etthundratjugofem flickor skapar och uppnår sina drömmar.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Sto dvacet pět dívek sní svoje sny a plní si je.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Сто двадцать пять девочек создают и воплощают свои мечты.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.Сто двадцять п'ять дівчат створюють та досягають своїх мрій.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.מאה עשרים וחמש בנות לא יחותנו כשהן רק בנות 12.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.以上が私達がしていることです
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlar그들은 4분의 1초 간격으로 하나씩 튀어나오게 하는 시스템을 만들고 있습니다.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarBudują system, który wystrzeli je w odstępach 0,25 sekundy.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarÉpítettek egy rendszert, amelyik negyed másodpercenként lökte ki ezeket.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarEstán construyendo un sistema que lo expulsa en intervalos de un cuarto de segundo.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarIls construisent un système qui les éjecte à un quart de secondes d'intervalles.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarMereka membangun sistem yang melontarkan benda ini setiap seperempat detik.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarSie bauen hier ein System, das diese in Viertelsekunden-Intervallen ausstößt.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarStanno costruendo un sistema che le espelle ad intervalli di 1/4 di secondo.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarZe bouwen een systeem dat ze er met tussenpozen van een kwart seconde uitschiet.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarОни создают систему, которая выпускает их каждую четверть секунды.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarТе изграждат система, която изхвърля тези интервали на четвърт от секудата.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarהם בונים מערכת שפולטת אותן במרווחים של רבע שנייה.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarلقد قاموا ببناء نظام يطلقها في ظرف ربع ثانية.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarブリーフケースを持っているのは父です