Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Przy tym ten "język ciała" powinien też przekazywać coś patrzącej na ten twór osobie.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Αλλά επίσης να μεταδώσει με τη γλώσσα του σώματος κάτι στο άτομο που το κοιτάζει.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Но его язык тела пытается что-то сказать человеку, который смотрит на него.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Но също така този език на тялото да комуникира нещо на човека, който го наблюдава.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.אבל גם ששפת הגוף תעביר משהו עם הבנאדם שמסתכל עליה.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.لكن أيضا لديهم لغة الجسد تتواصل شيءا إلى الشخص الذي ينظر في ذلك.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.そのボディランゲージで 対話するのです このボディランゲージは あなたを見て驚き
Basit bir örnekle açıklamaya çalışayım. Diyelim ki yeni bir iş kuruyorum.Bem, eu vou dar um exemplo em que eu vou abir um negócio e quando os preços vão subir ou descer neste mercado?
Ben hâlâ salak salak hayaller kuruyorum.Ευχαριστώ.
Ben hâlâ salak salak hayaller kuruyorum.Благодаря.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.A ja, ktorý som ich trestal nato, aby som posilnil ich ramená, proti mne vymýšľajú zlé.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.chính ta đã dạy chúng nó, đã làm cho mạnh cánh tay chúng nó, dầu vậy, chúng nó cũng toan sự dữ nghịch cùng ta.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Contudo fui eu que os ensinei, e lhes fortaleci os braços; entretanto maquinam o mal contra mim.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Det er jeg som har lært dem op, og som har styrket deres armer; men mot mig har de ondt i sinne.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Det var jag som undervisade dem och stärkte deras armar, men de hava ont i sinnet mot mig.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.dig én tanítottam [õket,] én erõsítettem meg karjokat, és õk mégis gonoszt gondolnak ellenem.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Eppure io ho rafforzato il loro braccio, ma essi hanno tramato il male contro di me
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.I-am pedepsit, I-am întărit braţele, dar ei gîndesc rău împotriva Mea.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Ich lehre sie und stärke ihren Arm; aber sie denken Böses von mir.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Jeg gav deres Arme Styrke, men ondt har de for imod mig.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Je les ai châtiés, j`ai fortifié leurs bras; Et ils méditent le mal contre moi.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Ješto já potrestav, posiloval jsem ramen jejich, ale oni proti mně zlé vymýšlejí.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.내가 저희 팔을 연습시켜 강건케 하였으나 저희는 내게 대하여 악을 꾀하는도다
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Meskipun Akulah yang membesarkan dan menguatkan mereka, namun mereka berkomplot melawan Aku
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Ofschoon Ik het was die hen heb geoefend en sterk gemaakt, komen zij tegen Mij in opstand.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Y aunque les instruí y fortalecí sus brazos, ellos traman el mal contra mí
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Και εγω επαιδευσα αυτους ενω ενισχυσα τους βραχιονας αυτων, αυτοι ομως διελογιζοντο πονηρα εναντιον μου.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.При все че обучавах и уякчавах мишците им, Пак те намислюват зло против Мене.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.Я вразумлял их и укреплял мышцы их, а они умышляли злоепротив Меня.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.ואני יסרתי חזקתי זרועתם ואלי יחשבו רע׃
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.وانا انذرتهم وشددت اذرعهم وهم يفكرون عليّ بالشر.
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.我 雖 教 導 他 們 、 堅 固 他 們 的 膀 臂 、 他 們 竟 圖 謀 抗 拒 我
Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim, Onlarsa bana düzen kuruyor.我 雖教導 他 們 、 堅固 他們 的 膀臂 、 他 們竟圖謀 抗拒 我
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.사람들이 버튼을 누르면, 그들은 즉각 A에서 B로 연결되는 것이었죠.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Apăsau pe un buton, şi erau conectaţi ca A la B imediat.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Če so kliknili na gumb, so se nemudoma povezali od A do B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Clicavam num botão e ligavam-se imediatamente de A a B. E pensei:
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Cliccavano su un bottone, e si connettevano da A a B istantaneamente.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Ellos con un clic en un botón se conectaban de inmediato como A con B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Họ sẽ ấn vào cái nút và họ sẽ được kết nối từ điểm A đến điểm B ngay lập tức.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Ils cliquaient sur un bouton, et ils étaient aussitôt reliés comme A et B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Megnyomnak egy gombot, és egyből összekapcsolódtak, mint A és B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Sie klickten auf einen Knopf und sie waren sofort verbunden, so wie A und B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Stlačíme tlačítko, a ihneď vytvoríme spojenie medzi A a B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Wystarczy nacisnąć guzik, by natychmiast połączyć A z B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Ze zouden kunnen drukken op een knop, ze zouden onmiddellijk A met B verbinden.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Zmáčkli tlačítko a ihned vytvořili spojení mezi A a B.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Πατούσαν ένα κουμπί, και συνδέονταν αμέσως όπως το Α με το Β.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Вони просто натискають кнопку, і миттєво з'єднуються, як точки А і Б.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Они нажимают кнопку, и тут же соединяются, как А и Б.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.Те кликнат върху бутон, и се свързват от А до Б веднага.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.הם לחצו על כפתור, והם היו מתחברים כמו "א" ל"ב" מידית.
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.فهم بضغطة زر واحدة يمكنهم ان يصلوا من " الف " إلى " باء "
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.たちどころに A から B へ繋がります 「これは凄い事を発見した」と思いました
Bir düğmeye basıyor, ve çabucak A'dan B'ye doğru bağlantı kuruyorlardı.人類點擊一下按鈕, 跟住以A身份同B取得聯繫。
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.E ancora una volta, abbiamo costruito grandi relazioni tra di loro, da quando abbiamo iniziato le prove.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.Et encore une fois, nous avons construit de grandes relations parmi eux juste depuis que nous répétons.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.Încă o dată, am creat relații strânse între ei de când am început repetițiile.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.연습을 한 뒤부터 우리는 다시 한 번 더 동물들과 멋진 관계를 쌓아가고 있습니다.
Bir kez daha prova yapmaya başladığımızdan beri mükemmel ilişkiler kuruyoruz zaten.Und ein weiteres Mal haben wir tolle Beziehungen aufgebaut unter ihnen, bei der Probe.