Ana içeriğe geç
Sözlük

kuruyor ile cümle

kuruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.والجزء الآخر يحوم حول العالم. مرتبطًا بثقافات مختلفة.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.そんな意味で私の小説は 地域的でありながら 国際的だと
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.A라는 분자가 다른 분자와 결합한 후
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.la Molécula A, bueno, llega y se une a esta otra molecula.
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.la molécule A vient par là et s'amarre avec cette autre molécule.
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.Molecula A, vine și se unește cu cealaltă moleculă.
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.Molekula A vyjde a zrazí sa s druhou molekulou.
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.Molekuła A zbliża się i dokuje do drugiej molekuły;
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.מולקולה א, אתם יודעים, באה ומתחברת עם מולקולה אחרת.
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.الجزيء "أ" يأتي ويتحد مع بقية الجزيئات.
A molekülü gelip başka bir molekülle bağ kuruyor.いろいろな力がはたらいて 進んできて
Arada bir ilişki kuruyor.Crea un'associazione.
Arada bir ilişki kuruyor.Det är att skapa en förening.
Arada bir ilişki kuruyor.É A CRIAÇÃO DE UMA ASSOCIAÇÃO
Arada bir ilişki kuruyor.Está creando una asociación.
Arada bir ilişki kuruyor.Funktionen skaber altså en sammenhæng.
Arada bir ilişki kuruyor.이렇게 관계를 만듭니다
Arada bir ilişki kuruyor.La fonction crée une association.
Arada bir ilişki kuruyor.Tvoří spojení.
Arada bir ilişki kuruyor.Tworzy się związek.
Arada bir ilişki kuruyor.Тя създава асоциация.
Arada bir ilişki kuruyor.انها تكون علاقة
Arada bir ilişki kuruyor.関数は 3 から 10 にマッピングすることです。
Aralarında ancak böyle bir paralellik kuruyorum. -A proč je lineární?
Aralarında ancak böyle bir paralellik kuruyorum. -¿Y qué es lineal?
Aralarında ancak böyle bir paralellik kuruyorum. -השניה, אז זה עושה את זה סדר שני.
Aralarında ancak böyle bir paralellik kuruyorum. -المشتقة الثانية , وهذا تسبب فى جعلها من الدرجة الثانية
Aralarında ancak böyle bir paralellik kuruyorum. -線形とされるのは何でしょう?
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.De fapt, una dintre cele mai mari agenții își deschide birou in Africa.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.De hecho, uno de los grandes organismos está estableciendo una oficina en África.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Dokonca aj jedna z najväčších agentúr otvára pobočku v Afrike.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Eine der Rating-Agenturen öffnet sogar ein Büro in Afrika.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.En effet, une des grandes agences va ouvrir un bureau en Afrique.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.In effetti, una delle grandi agenzie sta creando un ufficio in Africa.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Jedna z wielkich agencji zakłada swoje biuro w Afryce.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.사실, 큰 규모의 신용평가 사무실 중 하나가 아프리카에서 운영되고 있습니다.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Μάλιστα, ένας από τους μεγαλύτερους οργανισμούς ανοίγει γραφεία στην Αφρική.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Всъщност една от големите агенции създава офис в Африка.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Одно из больших агентств открывает офис в Африке.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.האמת היא שאחת מהסוכנויות הגדולות מקימה משרד באפריקה.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.في الحقيقة، واحدة من أكبر الوكالات لديها مكتب في أفريقيا.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.なぜでしょうか? 次の投資を予測しているからです
Avrupa ve Amerika'yı birbirine bağlıyor, yani hepimiz arasındaki bağlantıyı kuruyor.소수의 주요 네트웍을 수용한다는 점에서 아주 흥미로운 곳입니다.
Avrupa ve Amerika'yı birbirine bağlıyor, yani hepimiz arasındaki bağlantıyı kuruyor.là những mạng lưới phục vụ đường cáp biển dưới lòng đại dương, kết nối Châu Âu, Châu Mỹ và tất cả chúng ta.
Avrupa ve Amerika'yı birbirine bağlıyor, yani hepimiz arasındaki bağlantıyı kuruyor.Ze zijn onderzees, verbinden Europa en Amerika met elkaar en ook ons allemaal.
Avrupa ve Amerika'yı birbirine bağlıyor, yani hepimiz arasındaki bağlantıyı kuruyor.שעוברים מתחת לאוקיינוס שמחברים את אירופה ואמריקה ואת כולנו.
Avrupa ve Amerika'yı birbirine bağlıyor, yani hepimiz arasındaki bağlantıyı kuruyor.والتي تسافر تحت المحيط والتي تربط أوروبا وأمريكا، وتربطنا جميعا.
Avrupa ve Amerika'yı birbirine bağlıyor, yani hepimiz arasındaki bağlantıyı kuruyor.我々みんなをつなげています このようなケーブルについて 特に考えてみたいのです
Ay'da bitki yetiştirebileceğimiz bir sistem geliştirmek üzere, bir ekip kuruyoruz, bence çok eğlenceli olacak.저희는, 달에서 식물을 기를 시스템을 개발할 팀을 만드는 것을 알릴겁니다. 꽤 재미있을거예요.
Ay'da bitki yetiştirebileceğimiz bir sistem geliştirmek üzere, bir ekip kuruyoruz, bence çok eğlenceli olacak.שאנו למעשה מקימים צוות על מנת לפתח מערכת לגידול צמחים על הירח,
Ay'da bitki yetiştirebileceğimiz bir sistem geliştirmek üzere, bir ekip kuruyoruz, bence çok eğlenceli olacak.اننا حاليا بصدد تشكيل فريق لوضع نظام نمو للنباتات على سطح القمر. سيكون أمرا ممتعا جدا.
Ay'da bitki yetiştirebileceğimiz bir sistem geliştirmek üzere, bir ekip kuruyoruz, bence çok eğlenceli olacak.報告いたします これはとても面白いことになるでしょう そして、その元になっているのは、私たちが設計していたシステムです
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Aber es geht auch darum, mit Körpersprache demjenigen etwas mitzuteilen, die ihn betrachtet.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Dar noi vrem ca acest limbaj al trupului să comunice ceva persoanei care îl priveşte.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.그렇지만 이같은 몸짓언어를 통해서 바라보고 있는 상대에게 무언가를 전달하는 겁니다.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Le but est aussi que le langage corporel communique quelque chose à la personne qui le regarde.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Ma anche di usare il linguaggio del corpo per comunicare qualcosa alla persona che lo sta guardando.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Maar bovendien de lichaamstaal iets laten meedelen aan de persoon die ernaar kijkt.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Nhưng cũng để cho ngôn ngữ cơ thể truyền tải một điều dành cho người đang nhìn nó,
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Pero también el lenguaje corporal comunica algo a la persona que lo está mirando.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod