Çocukluktan beri artistlik hayalini kuruyordu.Hun opptrådte som profesjonell artist helt siden barndommen.
Yeni bir ülke kuruyorum.Munculnya negara baru.
Şarkı Swift'in bir ilişkisinin renklerle olan bağlantısını kuruyor.Dalam lagu ini, Swift mengungkapkan emosi tentang sebuah hubungan dalam berbagai warna.
Kimler duruyor yerinde, güller kuruyor elimde." sözlerinden oluşur.Tôi có thể đeo chiếc mũi đỏ nếu bất kể ai trả tiền cho tôi."
Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz.柿崎 翔(かきざき しょう) 声 - 大山鎬則 柊の幼馴染。
Yeni bir ülke kuruyorum.新しい大陸を作っている 。
Lumia 1020 de açık olduğu anda sosyal paylaşım ağlarıyla bağlantı kuruyor.左手も併用すると 1023 まで数えられる。
Harika bir plan kuruyorum aslında: Onun bizden yana olduğunu reklam etmek.我们想要有一个计划,确保我们做对了。
Luciano, Rothstein'dan öğrendiklerini kullanarak bir suç imparatorluğu kurmanın hayalini kuruyordu.盧西安諾想用他從羅斯汀學到的教訓把他們的幫派活動變成犯罪帝國。
CNET sorunlarla karşılaştığında miras makinelere sürüm 2.0'ı kuruyor.CNET安裝2.0版在舊機器時遇到問題。
Erişim tarihi: 30 Aralık 2015. ^ "Suriye Türkmenleri meclis kuruyor".2015년 9월 30일. “Who are the Turkmen in Syria?”.
İhsan okulu bırakıp futbol oyuncusu olma hayelleri kuruyordu.그시절엔, 학업을 포기하고, 축구선수가 되길 선택했다.
Yeni bir ülke kuruyorum.נבנה בית כנסת חדש.
Komünist işçiler Almanya’nın çeşitli yerlerinde tekrar konseyleri kuruyordu.הפגאניזם הגרמאני לבש צורות שונות במקומות שונים בעולם הגרמאני.
Şarkı Swift'in bir ilişkisinin renklerle olan bağlantısını kuruyor.Pjesma pronalazi Swift kako se igra s idejom boja u odnosu na njezine emocije o vezi.
Taşınabilir stüdyomuz vardı ve kaldığımız otellere götürüp orada kuruyorduk.Máme prenosné štúdio a nahrávame na rôznych hoteloch, kde sa práve nachádzame.
Harry Potter Çataldili konuşarak onlarla diyalog kuruyordur.Každý vie, že Harry Potter hovoril pravdu.
Taşınabilir stüdyomuz vardı ve kaldığımız otellere götürüp orada kuruyorduk.Buvau padavėja, pristatinėjau laikraščius, buvau kambarinė ir klojau lovas viešbučiuose.
Wendy küçük yaştan beri şarkıcı olmanın hayallerini kuruyordu.Lenna jau 6 metų norėjo būti įžymi dainininkė.
İnsanlar gerçekten bilgisayarlarıyla çok sıkı bağlar kuruyorlar!"Arvutisüsteemid on läinud lolliks!"
Kimler duruyor yerinde, güller kuruyor elimde." sözlerinden oluşur.Mis kuradi asi see on?!" karjus Rose käsi laiutades.
22:44 Lo hizo desde entonces West kuruyorlardý?No! No! Doctor!
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Ik ben ook op plekken geweest in de VS. Ik weet dat meisjes in dit land ook wensen hebben.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.저는 미국의 여러곳을 둘러보며 이 나라의 소녀들도 소원을 가지고 있다는 것을 배웠지요.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Έχω πάει και σε διάφορα μέρη στις Η.Π.Α., και ξέρω ότι και σε αυτή τη χώρα τα κορίτσια έχουν επιθυμίες.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Я посетила много уголков США и знаю, что у девочек в этой стране тоже есть желания.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.ביקרתי גם במקומות בארצות הברית, ואני ערה לכך שלנערות בארץ הזו יש גם משאלות,
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.قد كنت كذلك في أماكن داخل الولايات المتحدة وأعرف أن الفتيات في هذه البلاد لديهم أمنيات كذلك
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.この国の少女たちも 願いがあることを知っています ブロンクスの少女の よりよい生活への願い
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.A África está a ligar-se ao resto do mundo e a ela mesma.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Acum comunică atât cu restul lumii, cât şi în interiorul său.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.África se está conectando con el resto del mundo y consigo misma.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Afrika már kapcsolatban áll a világ többi részével ugyanúgy, mint saját országaival is.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Afrika sa spája so svetom a so sebou.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Afrika sekarang tersambung dengan bagian lain di dunia dan dengan bagian lain dari dirinya.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Afrika verbindet sich mit dem Rest der Welt und in sich selbst.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Châu Phi đang kết nối với thế giới và kết nối trong chính châu lục này.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.아프리카는 전세계와 연결되어 있고, 그 내부는 물론입니다.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.L'Africa si collega al resto del mondo e con se stessa.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.L'Afrique se connecte au reste du monde, et avec elle-même.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Η Αφρική συνδέεται με τον υπόλοιπο κόσμο και μεταξύ της.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Африка налаживает связь с миром и в пределах своих границ.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.В Африці розвиваються і внутрішня мережа підключення, і зв'язок з навколишнім світом.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.Тя се свързва с останалия свят, но и помежду си.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.אפריקה מתחברת לשאר העולם ובתוך עצמה.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.إن أفريقيا على اتصال ببقية العالم وداخلها أيضا.
Afrika dünyanın geri kalanıyla ve kendi içinde bağlantı kuruyor.内側にも つながっているのです 接続状況は飛躍的に 向上しましたが
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Afrika verdroogde in die tijd.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Al contrario, África se estaba secando en ese entonces.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Allerdings trocknete Afrika zu dieser Zeit aus.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Dimpotrivă, Africa se usca la acea vreme.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.오히려 아프리카는 말라가고 있습니다.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Kontynent raczej wysychał.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.L'Africa, semmai, fu colpita dalla siccità.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.L'Afrique, au contraire, se desséchait, à l'époque.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Malahan, Afrika sedang mulai kekeringan pada saat itu.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Наоборот, в Африке была засуха в те времена.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.По-скоро Африка станала по-суха през това време.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.בעצם, אפריקה מתייבשת באותה תקופה.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.بل حتى أن أفريقيا كانت تعاني الجفاف وقتها