kurumuş ile cümle
kurumuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.47
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Поутру, проходя мимо, увидели, что смоковница засохла до корня.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.ויהי הם עברים בבקר ויראו את התאנה כי יבשה עם שרשיה׃
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.وفي الصباح اذ كانوا مجتازين رأوا التينة قد يبست من الاصول.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.早 晨 、 他 們 從 那 裡 經 過 、 看 見 無 花 果 樹 連 根 都 枯 乾 了
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.早晨 、 他們從 那 裡經過 、 看見 無花果 樹連 根 都 枯乾了
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.몬태나주에만 4,000 마일의 말라버린 하천이 존재합니다.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.4000 mérföld kiszáradt patak van egyedül Montanában.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.4 тисячі миль зневоднених струмків в одному тільки штаті Монтана.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.6500 километров русел обезвожены в одной только Монтане.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Ada 4.000 mil aliran air yang mengering di Montana saja.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Alleen al in Montana is er ruim 6.400 km aan drooggevallen beken.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Chỉ riêng ở bang Montana đã có 4000 dặm sông suối khô cạn.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Ci sono 6.000 Km di corsi d'acqua prosciugati nel solo stato del Montana.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Es gibt 6.500 Kilometer entwässerter Flussläufe allein in Montana.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Existuje viac ako 6 000 kilometrov vyschnutých riek iba v samotnej Montane.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Hay 6.400 km de arroyos secos sólo en Montana.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Il y a 6500 kilomètres de cours d'eau asséchés rien que dans le Montana.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Přes 6000 km odvodněných proudů najdeme jen v Montaně samotné.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Sunt 4.000 de mile de albii secate doar în statul Montana.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.W samej Montanie mamy 6500 km wysuszonych strumieni.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Υπάρχουν 4.000 μίλια αποξηραμένων χειμάρρων μόνο στην Μοντάνα.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.Има 4000 мили (6400 километра) от обезводнени потоци само в Монтана.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.יש 6,000 ק"מ של נחלים יבשים במונטנה לבדה.
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.فعلى سبيل المثال هناك 4000 ميل من الجداول الجافة في ولاية مونتانا وحدها
Sadece Montana'da 6.400 kilometre kurumuş dere var.干上がってしまっています 通常であれば魚やその他の野生動物のためになるでしょう
Saman, saman da kalmadı. Kurumuş otları veriyorlar.لا يبقَ قش حتى ، انهم يعطونك العشب اليابس .
Soğuk, sevimsiz bir yağmur. Kurumuş yaşlı çam ağacının olduğu dönemece geldik. Tam o sırada güneş çıktı.Υπάρχει μόνο ο φόβος του θανάτου... που κάνει τους ανθρώπους παράλογους.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.거기가 말라 죽어버렸다는 거에요.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.それで 私はヴァギナの質問を友人にすると
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.Πως ήταν στεγνό, ήταν τελειωμένο και πεθαμένο.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.О том, что оно у нее высохло, перестало существовать и умерло.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.שהיא מיובשת וגמורה ומתה, ואני הייתי בשוק.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.اللذي كان جافا منتهيا و ميتا و كنت مصدومة شيئا ما
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.Y dijo cosas sobre su vagina que me sorprendieron, que estaba seca y acabada y muerta, y me sorprendió.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.Zaszokowało mnie, jak o niej mówiła, że jest wysuszona, skończona i martwa; byłam w szoku.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.Quella donna mi disse cose sulla sua vagina che mi scioccarono; che si era seccata, che era finita, morta.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.Ze vertelde me dingen over haar vagina die me echt schokten, dat ze uitgedroogd was en stuk en dood.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.За вагината си тя каза неща, които ме шокираха, че е пресъхнала и свършена, и мъртва.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.Adică, vasul cu acea substanță după răcire -- la aprindere începea să danseze prin toată curtea.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.De kleine schaal met dat afgekoelde spul stak je aan. Ze danste over het erf.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.그 식은 고체를 약간 덜어서 불을 붙이면, 온 마당을 통통 튀어 다닌다는 겁니다.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.Miska masy po schłodzeniu i podpaleniu zaczynała krążyć po podwórku.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.Искам да кажа, малката купа с това охладено вещество, като я запалиш, просто почваше да танцува из двора
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.Когда миска с веществом остыла, я его поджёг, и оно стало вертеться по двору.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.הקערה הקטנה של החומר הזה שהצטנן -- אתם מדליקים את זה, והיא רוקדת על כל החצר.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.أقصد، الزبدية الصغير من تلك المادة المبردة -- تشعلها، وتبدأ في الرقص حول الفناء.
Yani bu kurumuş parça ateşlendiğinde bahçenin içinde oraya buraya uçuşup dans ediyordu.それに火をつけると 庭を跳ね回ったんです それで カエルの望み通り